Son Şans

image

Filmin Künyesi:

SON ŞANS | THE CONGRESS | Yönetmen:  Ari Folman  / Oyuncular: Robin Wright (Robin Wright), Harvey Keitel (Al), Jon Hamm (Dylan Truliner), Paul Giamatti (Dr. Barker), Kodi Smit-McPhee (Aaron Wright), Danny Huston (Jeff), Sami Gayle (Sarah Wright), Michael Stahl-David (Steve), Michael Stahl-David (Maxi), Sarah Shahi (Michelle), Ed Corbin (Charlie), Christopher B. Duncan (Christopher Ryne) / İsrail / 2013 / Renkli / 122´

Sinopsis:

Robin Wright kendisini oynadığı Son Şans (The Congress) filminde, büyük bir stüdyodan sinema kimliğini satması için teklif alır. Birebir taratılıp bir örnek çıkarılacak ve yaratılan figür kısıtlama olmadan her tür Hollywood filminde kullanılabilecektir. Üstelik o zamana kadar oynamayı reddettiği en ticari filmler dahil! Karşılığında ise oldukça yüklü bir ücret ama daha da önemlisi, sonsuza kadar genç kalma olanağı… 20 yıllık kontratın sonunda ise Robin Wright’ı, geleceğin düşsel sinema dünyasında izliyoruz. Yarı animasyon olan bu film, sizi çizgi ve gerçeklik arasında bir yolculuğa çıkaracak.

Artılar

  • Filmi genel anlamda vasatın üstünde buldum.
  • Filmdeki müzik kullanımını beğendim.
  • Animasyon sahneleri oldukça başarılıydı.
  • Robin Wright’ın oyunculuğu başarılıydı.

Eksiler

  • Robin’in eşi hakkında az da olsa bilgi sahibi olsak iyi olabilir miydi diye düşündüm.
  • İnsanların dünyanın öte tarafına geçip geçmemeye tam olarak neye göre karar verdiklerini pek çözemedim.
  • Robin’in kontratı sonrası filmin direkt 20 yıl sonrasından devam etmesi çok hızlı bir geçiş mi oldu acaba.
  • Filmin animasyon bölümünde Robin’in önüne sürekli engeller çıkması biraz zorlayıcı çatışmalar yaratmış.

Keşif

  • Fütüristler kongresindeki protesto sahnesi bana “Nereye Bakıyor Bu Adamlar” (Yönetmen: Osman F. Seden) filminde Zeki Alasya ve Metin Akpınar ikilisinin Reklam Şirketinin Patronu Memduh’un (Ali Sururi) oyununu bozup protesto ettikleri sahneyi anımsattı.
  • Robin’in dijital kopyası için taranması sırasında mikrofonu eline Al bir susmadı yani 🙂 Robin’i duygudan duyguya soktu.
  • Robin’in dijital taranma sahnesi bana “Aurora” (Yönetmen: Kristina Buozyte) filminde beyindeki sinir hücrelerinin içerisine girme ile ilgili deneyimi hatırlattı.
  • Bilim-kurgusal ve fütürist yaklaşımlar açısından benzer temaya sahip “Sıfır Teorisi” (Yönetmen: Terry Gilliam) filminden çok daha iyi bir film bence.
  • Film çok katmanlı bir yapıya sahip ve pek çok şekilde okunabilir.

Öylesine

  • “Kırmızı Planörün Yolculuğu”
  • “Selvi Robinim Al Menejerim”

Sıfır Teorisi

image

Filmin Künyesi:

SIFIR TEORİSİ | THE ZERO THEOREM | THE ZERO THEOREM |  | Yönetmen:  Terry Gilliam / Oyuncular: Christoph Waltz (Qohen Leth), David Thewlis (Joby), Melanie Thierry (Bainsley), Lucas Hedges (Bob), Ben Whishaw (Doctor 3), Peter Stormare (Doctor 2), Tilda Swinton (Dr. Shrink-Rom), Matt Damon (Management) / A.B.D / 2013 / Renkli / 107´

Sinopsis:

“1984 yılında çektiğim Brazil’de, o tarihte dünyadan ne anlıyorsam onun resmini çizmeye çalışmıştım. Sıfır Teorisi’nde de,şuanda dünyadan ne anlıyorsamonu resmetmeye çalıştım.” Gelecekte dünyanın nasıl çarpık bir hale bürüneceğini hakkıyla filme çekecek bir yönetmen varsa, olsa olsa Terry Gilliam’dır. Ünlü yönetmen bu filmde, gelecekte Londra’da geçen bir öyküyü anlatıyor: Varoluşsal acılarla kıvranan, sıra dışı bilgisayar dahisi Qohen Leth’in öyküsünü. Elinde “Ben neden varım?” sorusuna yanıt olabilecek gizemli bir proje var. Fakat, cilveli Bainsley ve patronun oğlu Bob’un ziyaretleri Qohen’in yalnızlığını sık sık bozuyor.

Artılar

  • Jenerikte yer alan yazılarda kullanılan formülasyon ibareleri güzeldi.
  • Joby, Bainsley ve Management karakterlerindeki oyunculuklar başarılıydı.

Eksiler

  • Genel anlamda filmi çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
  • Christoph Waltz bu filmdeki karaktere hiç uymamış.
  • Qohen isminin telaffuzu ile ilgili film boyunca yapılan geyik bana sanki başarısız bir uygulama gibi geldi.
  • Sayısal dünyada yaşayan karakterlerimizin evlerindeki dekorasyonun daha gelişmiş olmasını beklerdim.
  • Geleceğe dair bir hikayenin anlatıldığı bu filmde yeni dünyaya ait örnekler ve hayal gücü daha zengin olabilirdi.

Keşif

  • Filmin büyük çoğunluğunun iç mekanlarda geçmesi kasvetli bir hava yaratmış.
  • Qohen ve Bainsley’in web sitesi üzerinden birbirlerine bağlanıp bir plajda ilişkilerine devam ettikleri sahneler güzeldi.
  • Bir sahnede Qohen ve Bainsley çıplak bir şekilde evrenin boşluğundan savruluyorlar. Bu sahne bana Adem-Havva ikilisini hatırlattı.

Öylesine

  • “Başımıza veri yağacak”.