Newton

image

Filmin Künyesi:

NEWTON | NEWTON | NEWTON | Yönetmen: Amit V. Masurkar / Senarist: Mayank Tewari, Amit V. Masurkar / Oyuncular: Rajkummar Rao (Newton Kumar), Anjali Patil (Malko), Pankaj Tripathi (Aatma Singh), Raghubir Yadav (Loknath) / Hindistan / 2017 / Renkli / 106´

Sinopsis:

Dünya prömiyerini Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde Forum bölümünde yapan ve burada ödül kazanan Newton, Hindistan’da seçim zamanı tarafsızlığını ve adaleti korumaya çalışan idealist bir memurun hikâyesini mizahi bir bakış açısıyla anlatıyor. Gönüllü seçim memuru Newton, sık ormanlarla kaplı Chhattisgarh eyaletinde, bir köydeki sandığa gözlemci olarak atanır. Ancak, helikopterle ulaşılan bu köyde seçmenlerden bürokratlara, Maocu teröristlerden güvenlik görevlilerine önüne birçok engel çıkacaktır. Newton demokrasi ve idealler hakkında sivri bir kara komedi.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Hindistan usulü “İtirazım Var” (Yönetmen: Onur Ünlü) filmi gibi olmuş.
  • Filmden bir replik: “Newton’san Newton’luğunu bil, Einstein’lik taslama”
  • Filmin mizahi dilindeki hiciv, taşlama üslubu Onur Ünlü’yü çağrıştırıyor.
  • Newton’un dürüstlüğünde “Dolap Beygiri” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Memur Ali (İlyas Salman) havası var.

Eşik

image

Filmin Künyesi:

EŞİK | VERGE | Yönetmen: Erkan Tahhuşoğlu, Ayhan Salar / Senarist: Erkan Tahhuşoğlu, Ayhan Salar / Oyuncular: Senem Çelikkol, Bedia Yaman, Mine Özen, Raci Küçük, Zeynep Raif, Ali Meriç, Şaziye Güzel, Akan Atakan / Türkiye / 2016 / Renkli / 83´

Sinopsis:

Ülkenin eşiğinde bir şehir… Şehrin eşiğinde bir yol… Yolun eşiğinde, altlı üstlü yaşanan iki katlı bir ev… Bu evde yaşayan, kimi zaman deliliğin eşiğinde, kimi zaman bu eşiği geçmiş iki ayrı kuşakla karşı karşıyayız. Bu iki ayrı kuşağa ait, birbirinin aynası olan iki kadın ve bu iki kadının, birbirinin aynası olan hikâyeleri… Eşik’in hikâyesi beklemenin, özlemenin ve onun içerisinde yok olmanın, farklı kuşaklardan iki şizofren kadının hikâyesidir.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasat bir film olmuş. Bir ilk film olarak değerlendirildiğinde ise yine de başarılı ve eli yüzü düzgün bir çalışma.
  • Yoldan geçen araçları seslerinden tanıma oyunu güzeldi.
  • “Fikret Hanım”

Yaralı Kalpler

image

Filmin Künyesi:

YARALI KALPLER | INIMI CICATRIZATE | SCARRED HEARTS | Yönetmen: Radu Jude / Senarist: Radu Jude / Oyuncular: Lucian Teodor Rus (Emanuel), Ivana Mladenovic (Solange), Ilinca Harnut (Isa), Bogdan Cotlet (Victor) / Romanya / 2016 / Renkli / 141´

Sinopsis:

Aferim!’le Romen Yeni Dalgası’nın farklı bir sesine dönüşen Radu Jude, Yaralı Kalpler’le özgün, entelektüel ve sıcak bir filme imzasını atıyor. 1937’de kemik veremi hastalarının bulunduğu bir sanatoryumda geçen film, Romen yazar Max Blecher’ın otobiyografik romanından sinemaya uyarlanmış. Film, büyük acılar çeken hastaların sanatoryumdaki aile bağlarını, ilişkilerini, özellikle de yaşamın ne kadar güçlü olduğunu ana kahramanımız Emanuel’in rehberliğinde gösteriyor. 35mm ve ağırlıklı olarak statik kamerayla çalışan Jude, melankoliden yaşama sevincine uzanan duyguları yakalarken mizahtan da yararlanıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda beğendiğim bir film oldu.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Özellikle filmin ilk bölümündeki diyaloglar hem güzel hem de başarılı.
  • Sanatoryum sahneleri “Kelebeğin Rüyası” (Yönetmen: Yılmaz Erdoğan) filmini de hatırlattı biraz.
  • Filmde çok kullanılan bölümlendirmeleri başarılı bulmadım. İzlemeyi olumsuz etkiliyor.

Azgelişmişliğin Anıları

image

Filmin Künyesi:

AZGELİŞMİŞLİĞİN ANILARI | MEMORIAS DEL SUBDESAROLLO | MEMORIES OF UNDERDEVELOPMENT | Yönetmen: Tomás Gutiérrez Alea / Senarist: Tomás Gutiérrez Alea / Oyuncular: Daisy Granados (Elena), Sergio Corrieri (Sergio Carmona Mendoyo), Eslinda Núñez (Noemi), Omar Valdés (Pablo), René de la Cruz (Elena’nın Kardeşi), Beatriz Ponchova, Gilda Hernández / Küba / 1968/ Siyah-Beyaz/ 97´

Sinopsis:

Bu unutulmuş başyapıt, sadece Küba sinemasının değil politik sinema tarihinin de kilometre taşlarından biri. Fidel Castro’nun Küba’sına son derece çarpıcı bir bakış atan film, meselesini şablonlar üzerinden basite indirgemiyor ve kolay cevapların peşinde koşmuyor. Alea’nın biçimsel olarak yenilikçi, arayış içerisindeki sinema dili, toplumsal değişimlerin karmaşık doğasını perdeye yansıtmak için güçlü bir araç hâline geliyor. Martin Scorsese’nin The Film Foundation’ı aracılığıyla restore edilen yapıt The Guardian’ın belirttiği gibi ‘sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri’.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmde kullanılan görüntüler, fotoğraflar oldukça iyi.
  • Sergio karakterinde  Türk Sineması’nın Eray Özbal’ı havası var.

Ana, Sevgilim

image

Filmin Künyesi:

ANA, SEVGİLİM | ANA, MON AMOUR | ANA, MON AMOUR | Yönetmen: Cãlin Peter Netzer / Senarist: Călin Peter Netzer, Cezar Paul Bădescu, Iulia Lumânare / Oyuncular: Mircea Postelnicu (Toma), Diana Cavallioti (Ana), Carmen Tănase (Toma’nın Annesi), Vasile Muraru (Toma’nın Babası), Tania Popa (Ana’nın Annesi), Igor Caras Romanov (Igor), Adrian Titieni (Psiklog) / Romanya / 2016 / Renkli / 127´

Sinopsis:

Ana, Sevgilim, festivalde de gösterilen Çocuk Pozu’yla 2013’te Altın Ayı kazanan Romen yönetmen Calin Peter Netzer’den bir kara sevda filmi. Üniversite yıllarında tanışan Ana ve Toma birbirlerine âşık olur. İlişkileri derinleştikçe, Ana’ya psikolojik sorunlarında destek olmaya çalışan Toma’nın Ana ile birlikteliği bir bağımlılığa dönüşür. Bu sorunlu ilişkiyi psikanalize geniş yer açan bir senaryo, dinamik el kamerası ve doğal oyunculuklarla aktaran Netzer, Romen sinemasının genç kuşağının parlak isimleri arasındaki yerini pekiştiriyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel olarak oldukça başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo iyi yazılmış.
  • İlk başlarda Ana hastalıklı, Toma sağlıklıyken; zaman geçtikçe Toma hastalıklı, Ana sağlıklı oluyor.
  • “Ana gibi yar, Bükreş gibi diyar olmaz”
  • “Toma (Tinsel Olaylara Müdahale Adamı)”

Kendin ve Sen

image

Filmin Künyesi:

KENDİN VE SEN | DANGSINJASINGWA DANGSINUI GEOT | YOURSELF AND YOURS | Yönetmen: Hong Sang-Soo / Senarist: Hong Sang-Soo / Oyuncular: Kim Joo-Hyuk, Lee Yoo-Young, Kim Eui-Sung, Kwon Hae-Hyo, Yu Jun-Sang / Güney Kore / 2016 / Renkli / 88´

Sinopsis:

İlişkileri mercek altına aldığı zekâ dolu komedileriyle festival izleyicilerinin kalbinde özel bir yer edinen Koreli usta sinemacı Hong Sang-soo, bu kez kimliğin belirsizliğini kurcalıyor. Ressam Youngsoo ile kız arkadaşı Minjung, kavga edip ayrılırlar. Ardından Minjung’a çok benzeyen, ama o olmadığını söyleyen bir kadın, başka erkeklerle flört edip karmaşa yaratmaya başlar. Hong Sang-soo, Luis Buñuel’in Arzunun Şu Karanlık Nesnesi’nden yola çıkan filminde, karşımızdakini gerçekten tanımanın imkânsızlığını ve erkeklerin kadınlara biçtikleri rolleri eğlenceli ve yoruma açık bir mizah yaklaşımıyla aktarıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Başarısız bir film olmuş.
  • Teoride “Arzunun Şu Karanlık Nesnesi” (Yönetmen: Luis Bunuel) filminin havası var ama pratikte kalitesiz bir iş ortaya çıkmış.
  • Filmin kadın oyuncusu başarılı.
  • Diyaloglar çok yavan olmuş.

Taş

image

Filmin Künyesi:

TAŞ | THE STONE | Yönetmen: Orhan Eskiköy / Senarist: Orhan Eskiköy / Oyuncular: Muhammet Uzuner (Ekber), Jale Arıkan (Emete), Ahmet Varlı (Selim), Beste Kökdemir (Suna), Saygın Soysal (Memur) / Türkiye / 2017 / Siyah-Beyaz / 90´

Sinopsis:

Çocukken geçirdiği bir kaza sonucu bazı zihinsel yetilerini kaybetmiş olan Selim, onu kaldığı devlet yurduna götürmek isteyen Memur adında birinden kaçarken bir evin kapısının önünde yorgunluktan bayılır. Emete, kapıda yatan kişinin, yıllar önce kaybolan oğlu Hasan olduğunu düşünür. Bundan öyle emindir ki, kocasıyla kızını da buna inandırır. Selim’in ansızın kapılarında belirmesi, evin içindeki buzları çözmüş, aileyi yeniden hayatın içine çekmiştir. Selim, uyandığında kendisini Selim olarak tanıtır, ama Emete, oğlunun sırtındaki yarayı ve konuşma bozukluğunu sebep göstererek, bu kişinin Hasan olduğunda ısrar eder. Selim köyden ayrılmak ister fakat Memur hâlâ onun peşindedir, üstelik köylüleri ona karşı kışkırtmaya çalışmaktadır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Güzel bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo güçsüz kalmış ve zaaflar var.
  • Memur ile Ekber arasındaki ilişki “Yedinci Mühür” (Yönetmen: Ingmar Bergman) filmindeki Ölüm (Bengt Ekerot) ile Şövalye Antonius Block (Max von Sydow) karakterlerini hatırlattı. Memur karakterini oynayan Saygın Soysal sima olarak Bengt Ekerot’a benzemekte de.
  • “Hasan Taşoldu”

Kékszakállú

image

Filmin Künyesi:

KÉKSZAKÁLLÚ | KÉKSZAKÁLLÚ | KÉKSZAKÁLLÚ | Yönetmen: Gastón Solnicki / Senarist: Gastón Solnicki / Oyuncular: Laila Maltz, Katia Szechtman, Lara Tarlowski, Natali Maltz, Maria Soldi, Pedro Trocca, Denise Groesman / Arjantin / 2016 / Renkli / 72´

Sinopsis:

Arjantin sinemasının genç ve parlak ismi Gastón Solnicki, filminin ilhamını ve ismini Béla Bartók’un operasından alıyor. Kékszakállú, üst-orta sınıftan genç kızların büyüme sancılarını soyut ve yaratıcı bir üslupla takip ediyor. Yaz sıcağının altında mayolarıyla, çalışırken, okulda veya ailelerinin yanındayken gözlemlediğimiz kızlar, Arjantin’de hayat gitgide zorlaşırken ebeveynlerinin ayrıcalıklarına sahip olmayan, varoluş krizindeki genç neslin temsilcileri. Klasik bir anlatım izlemeyen Solnicki, mesafeli bakışını korurken karakterlerinin çıkmazlarındaki mizahı da göz ardı etmiyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Başarısız bir filmi olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.

Saygın Vatandaş

image

8 out of 10 stars (8 / 10)

Filmin Künyesi:

SAYGIN VATANDAŞ | EL CIUDADANO ILUSTRE | THE DISTINGUISHED CITIZEN | Yönetmen: Gaston Duprat, Mariano Cohn / Senarist: Andrés Duprat / Oyuncular: Oscar Martínez (Daniel Mantovani), Dady Brieva (Antonio), Andrea Frigerio (Irene), Nora Navas (Nuria), Manuel Vicente (Cacho), Belén Chavanne (Julia), Gustavo Garzón (Gerardo Palacios) / Arjantin / 2016 / Renkli / 117´

Sinopsis:

Arjantin sinemasının bu yılki en nitelikli ve eğlenceli sürprizlerinden Saygın Vatandaş, Nobel edebiyat ödülünü kazanmayı düşüş olarak gören bir yazarı gözlemliyor. Avrupa’da yaşayan Daniel, Arjantin’de büyüdüğü, romanlarının beslendiği kasabadan gelen daveti kabul eder. 40 yılın ardından ilk kez kasabaya gittiğinde kendisini bir girdap gibi yükselen, trajikomik durumların içinde bulur. Mizahtan bir an bile vazgeçmeyen film, kültür, şöhret, edebiyat, sanat ve insan davranışları üzerine hınzırca sorular sorarken izleyiciyi kasabanın cehaletiyle yazarın kibrinin ortasına konumlandırıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Senaryo başarılı.
  • Film  “saygı” ve “saygısızlık” kavramlarını ele alıyor.
  • “Muhteşem Salaşlık”
  • Filmin mizahi tadında Mahmut Fazıl Coşkun, Tolga Karaçelik filmlerinin havası vardı.
  • Daniel Mantovani karakteri hem sima hem de mesleği anlamında Güneri Cıvaoğlu’nu hatırlattı.
  • Nadir saygılı davranan kişilerden biri de otelin resepsiyonisti. Daniel Mantovani de ona karşı saygı gösteriyor.

Paris Büyüsü

image

Filmin Künyesi:

PARİS BÜYÜSÜ | PARIS PIEDS NUS | LOST IN PARIS | Yönetmen: Dominique Abel, Fiona Gordon / Senarist: Dominique Abel, Fiona Gordon / Oyuncular: Emmanuelle Riva (Martha), Fiona Gordon (Fiona), Dominique Abel (Dom), Pierre Richard (Duncan) / Fransa / 2016 / Renkli / 84´

Sinopsis:

Rumba’yla kalpleri fetheden komedi ikilisi Fiona Gordon ve Dominique Abel, Paris Büyüsü’nde sevilen tarzlarını sürdürüyorlar. Delişmen ikili, bu kez Fransız sinemasının efsane ismi Emmanuelle Riva ile birlikte yine Buster Keaton, Charlie Chaplin ve Jacques Tati’nin izinden gidiyor. Yaşlı teyzesi Martha’nın yardım isteyen mektubu üzerine Kanada’dan Paris’e gelen Fiona, burada sokaklarda yaşayan tasasız Dom’la tanışır. Martha, Dom ve Fiona’nın yolları Paris’te bir kesişir, bir ayrılır. Paris Büyüsü yaşam sevincinin ve tesadüflere olan inancın beyazperdeye yansıdığı, rengârenk bir komedi.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Güzel bir film olmuş.
  • Oyunculuklar oldukça başarılı.
  • Filmin müzikleri keyifli.
  • Hikayede kişilerin birbirlerine bağlanma fikirleri çok iyi kurgulanmış.