Tereddüt

image

Filmin Künyesi:

TEREDDÜT | Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu / Senarist: Yeşim Ustaoğlu / Oyuncular: Funda Eryiğit (Şehnaz), Ecem Uzun (Elmas), Mehmet Kurtuluş (Cem), Okan Yalabık (Umut), Serkan Keskin (Elmas’ın Kocası), Sema Poyraz (Elmas’ın Kaynanası) / Türkiye / 2016 / Renkli / 110´

Sinopsis:

Şehnaz, 30’larının başında, uzmanlığını yeni bitirmiş ve bir sahil kasabasında mecburi hizmete başlamış bir psikiyatrdır. İstanbul’da, özenle kurduğu, hiçbir şeyin eksik değilmiş gibi göründüğü dünyasında, başarılı ve karizmatik kocası Cem ile kusursuz olduğunu düşündüğü bir evlilik sürdüren Şehnaz, bir yandan da İstanbul’dan çok uzak olmayan bu kasabada bir bağ kurmadan ve yerleşik bir düzene geçmeden yaşayarak, her hafta sonu İstanbul’daki evine gidip gelir. Özlemle dolu her hafta sonu yapılan bu gidip gelmelerin arkasında aslında derinde yatan bir mutsuzluk, Cem’in narsist istekleri karşısında tutulup kalmış kırılgan bir cinsellik ve yüzleşmekten uzak, ötelenmiş korkular yatmaktadır.

İki yıl önce, henüz 16 yaşındayken zorla evlendirilerek aynı sahil kasabasına getirilmiş Elmas’ın hayatı ise kayınvalidesinin bakımı, temizliği ve kocasının cinsel arzularını zorla yerine getirdiği, üzerine çok erken yaşta yüklenen bunaltıcı sorumluluklarla geçer. Çoktan çocuk olduğunu unutmuş olan Elmas, duvarların üstüne üstüne geldiği bir hapishanede yaşadığını hissettiği bir hayatın içine sıkışıp kalmıştır.

Fırtınalı bir gecenin sabahında yolları kesişen Şehnaz ve Elmas’ın hayatlarındaki çok farklı ama aynı olan sorunlarla yüzleşmeleri, hayatlarında yeni bir kapıyı aralamalarını sağlayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • İki ayrı kadın karakteri görüyoruz filmde. Biri (Şehnaz) bedeninden haz alma konusunda tereddüt yaşamayan; diğeri (Elmas) ise bedenine dokunulması konusunda tereddüt yaşayan.
  • Elmas’ın rüyasını canlandırarak anlattığı sahne güzeldi.
  • Filmin görsel atmosferi “Sonbahar” (Yönetmen: Özcan Alper) filmini çağrıştırdı.
  • Filmde bolca yer verilen dalgalar ve onların gel-git yapısı sanki tereddüt duygusunu yansıtmakta.
  • “Hazdan Gelen Huya Gider”

Mavi Bisiklet

image

Filmin Künyesi:

MAVİ BİSİKLET | Yönetmen: Ümit Köreken / Senarist: Ümit Köreken, Nursen Çetin Köreken / Oyuncular: Selim Kaya (Ali), Eray Kılınçarslan (Yusuf), Fatih Koca (Müdür), Bahriye Arın (Elif) / Türkiye / 2016 / Renkli / 93´

Sinopsis:

Ali (13), annesi ve kız kardeşi ile birlikte yaşamaktadır. Boş zamanlarında bir lastikçide çalışır. Haftalığını evin ihtiyaçları için annesine vermekte; bahşiş̧ olarak aldığı birkaç lirayı ise mavi bir bisiklet alabilmek için biriktirmektedir. Ali’nin babası kasabadaki çiftlikte çalıştığı bir gün yaşamını yitirmiştir. Fakat cesedi tren yolunda bulunmuştur. Olayın tek şahidi çiftliğin kâhyası Salim’dir.
Ali’nin platonik aşkı Elif çocukların oyuyla seçilmiş̧ okul başkanıdır. Kahya Salim de kasabaya gelen torunu Hasan’ı okula kaydettirir. Kısa bir süre sonra okul müdürü Elif’in yerine okul başkanlığını Hasan’a verir.
Elif’e haksızlık yapıldığını düşünen Ali, mavi bisiklet için biriktirdiği tüm parayı bu yolda feda etmeye karar verir. Arkadaşı Yusuf’un da yardımıyla büyük bir kampanya başlatır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Film ortalama düzeyde. Senaryoda yer yer eksiklikler var.
  • Yusuf karakteri filme renk katmış. Tıpkı “Kar Korsanları” (Yönetmen: Faruk Hacıhafızoğlu) ve “Rauf” (Yönetmen: Soner Caner, Barış Kaya) filmlerindeki çocuklar gibi.
  • Filmin bisikletle kurduğu ilişki “Vecide” (Yönetmen: Hayfa el Mansur) filmini hatırlattı bana.
  • “Mavi Başlıklı Oğlan”

Fukushima Sevgilim

image

Filmin Künyesi:

FUKUSHIMA SEVGİLİM | GRÜSSE AUS FUKUSHIMA | Yönetmen: Doris Dörrie / Senarist: Doris Dörrie / Oyuncular: Rosalie Thomass (Marie), Kaori Momoi (Satomi), Nami Kamata (Nami) / Almanya / 2016 / Siyah-Beyaz/ 108´

Sinopsis:

Marie ve kocası daha evlendikleri gün ayrılırlar. Marie, mutsuzluğunu geride bırakabilmek amacıyla çok uzaklara kaçmaya karar verir ve “Clowns4Help” örgütü için Japonya’ya gider. Hedef, Fukushima felaketi sonrasında hayatta kalanlara yardım etmektir. Marie bu görevi yerine getiremeyeceğini kısa sürede anlamasına rağmen, bir kadının yardım çağırısı onu geri dönmekten alıkoyar. Yaşı ilerlemiş bir geyşa olan Satomi’ye eşlik eder; birlikte Satomi’nin radyoaktif kirlenme yüzünden 2011’den bu yana karantinaya alınan bölgedeki yıkılmış evine giderler. Burada geçirdikleri süre içinde, birbirine hiç benzemeyen bu iki kadın arasında beklenmedik bir dostluk gelişir. İlk gösterimi 2016 Berlin Film Festivali’nde yapılan Fukushima Sevgilim, usta yönetmen Doris Dörrie’nin en iyi filmleri ile kıyaslanmış ve son derece başarılı siyah-beyaz görüntü yönetimiyle övgü toplamıştı.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Güzel ve başarılı bir film olmuş.
  • “Found in Translation”
  • Marie ile Satomi karakterleri arasındaki çatışma filmde çok iyi işlenmiş.

Frantz

image

Filmin Künyesi:

FRANTZ | Yönetmen: François Ozon / Senarist: François Ozon, Philippe Piazzo  / Oyuncular: Pierre Niney (Adrien Rivoire), Paula Beer (Anna), Ernst Stötzner (Doktor Hans Hoffmeister), Marie Gruber (Magda Hoffmeister), Johann von Bülow (Kreutz), Anton von Lucke (Frantz Hoffmeister) / Fransa / 2016 / Siyah-Beyaz / 113´

Sinopsis:

I. Dünya Savaşı’nın hemen ertesinde Almanya’nın küçük bir kasabasına gelen ve sürekli bir mezarlığı ziyaret eden gizemli genç Fransız (Pierre Niney), tüm kasaba halkının dikkatini çeker. Savaşta kaybettiği nişanlısının yasını tutan Anna (Paula Beer) ve ailesiyle tanışan bu genç, uzun zamandır tek başına taşımak zorunda kaldığı büyük sırrını açıklamak için buraya gelmiştir. Ancak kasabada yaşadıkları ve gördükleri, Anna ve ailesinin ona karşı gösterdiği ilgi kararını gözden geçirmesine neden olacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Yönetmen’in “Yeni Kız Arkadaşım”  filminden sonra ilaç gibi gelen bir film olmuş. Çok başarılı buldum.
  • Tüm oyunculuklar ve görüntü yönetimi iyi bir seviyede.
  • “Kürk Mantolu Anna”
  • “Askerin (Adrien’in) Dönüşü”
  • Filmin sanatın diğer alanları ile iç içe olması çok güzel. Keman sesleri, piyano tuşları, opera, resim vb.
  • Babanın, oğlu Frantz’ın kemanını kabına yerleştirirken onu bir tabut gibi kapatması güzel bir sahneydi.
  • Anna’nın, tablonun önünde duran adamın yanına gittiği sahne “Kürk Mantolu Madonna” (Yazar: Sabahattin Ali) kitabını bana hatırlattı.

Koca Dünya

image

Filmin Künyesi:

KOCA DÜNYA | Yönetmen: REHA ERDEM / Senarist: REHA ERDEM / Oyuncular: ECEM UZUN (Zuhal), BERKE KARAER (Ali), HAKAN ÇİMENSER (Baba), MELİSA AKMAN (Falcı), SAYGIN SOYSAL (Taksici), AYTA SÖZERİ (Hayat Kadını) / Türkiye / 2016 / Renkli / 101´

Sinopsis:

Ali ve Zuhal, kardeş olduklarına inanarak birlikte büyüdükleri yetimhaneden kısa zaman önce çıkarılmış, koca dünyaya karışmışlardır. Ali şimdi motosiklet tamircisi olarak çalışmakta, bir yandan da arada sırada Zuhal’i görmek için onu evlatlık edinen ailenin kapısına gitmektedir. Her seferinde kapıdan çevrilen Ali, evin babasının Zuhal’i ikinci eşi olarak almayı düşündüğünü duyduğu gün kapıya dayanır, tüm aileyi bıçaklar ve Zuhal’i alıp kaçar. Ali’nin motosikletine atlarlar ve bir ormana sığınıp orada saklanmaya başlarlar. Medeniyetin dünyasından dışarı atılmışlardır artık, geri dönemezler, sıfırdan başlamak durumundadırlar. Reha Erdem bizleri bir kez daha, içinde yaşadığımız acımasız dünyaya ayak uyduramayan güzel canlılarla tanıştırıyor. Ormanın sesleri, sezileri ve ruhlarıyla dolu bir başka dünya hayal etmemizi sağlıyor ve bu koca dünyada geçirdiğimiz her gün başka bir şeye duyduğumuz o ilkel özlemin büyüsünü hatırlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstabul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğenmekle birlikte eski Reha Erdem filmlerinin tadını bulamadım.
  • Oyunculuklar ve ses kullanımı başarılı.
  • “Kırmızı Etekli Kız”
  • Panayırda yer alan çocuk şarkıcı sahnelerini pek başarılı ve kullanışlı bulmadım.

Hayata Rövaşeta Çeken Adam

image

Filmin Künyesi:

HAYATA RÖVAŞETA ÇEKEN ADAM| EN MAN SOM HETER OVE | Yönetmen: HANNES HOLM / Senarist: HANNES HOLM / Oyuncular: ROLF LASSGÅRD (Ove), FILIP BERG (Genç Ove), IDA ENGVOLL (Sonja), BAHAR PARS (Parvaneh), TOBIAS ALMBORG (Patrick), KLAS WILJERGARD (Jimmy), CHATARINA LARSSON (Anita), BORJE LUNDBERG (Rune) / İsveç / 2015 / Renkli / 116´

Sinopsis:

Ove’u tanıyorsunuz; onun gibi sinirli ve yaşlı bir adam komşunuz olmuştur mutlaka. Birkaç yıl önce apartman yöneticiliğinden bir darbeyle indirilmesine rağmen hâlâ yönetici gibi davranmaya devam etmekte ve komşularına kök söktürmektedir. Bir gün, karşısındaki daireye yeni taşınan İranlı Parvaneh arabasıyla geri geri giderken yanlışlıkla Ove’un posta kutusuna çarpınca, hiç beklenmedik bir arkadaşlığın kapıları aralanır. Hannes Holm’ün yazar Frederick Backman’le birlikte, Backman’ın İsveç’te çok satan romanından uyarladığı Hayata Röveşata Çeken Adam’ın samimi ve insancıl bir kalple anlatılan sade ve mizahî hikâyesini izlediğinizde, sinema salonundan yüzünüzde uzun süre kalacak bir gülümsemeyle ayrılacaksınız. Bu ilginç ve dokunaklı film, Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde Oscar adayları arasında!

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstabul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Diyaloglar başarılı hazırlanmış.
  • Müzikler güzeldi.
  • Ove ile Parvaneh arasındaki ilişki ve süreç “Ben, Daniel Blake” (Yönetmen: Ken Loach) filminde Daniel ile Katie arasındaki ilişkiyi hatırlattı.
  • “Ben, Ove Blake”
  • Ove’nin milliyetçi duyguları hem araba seçimine (Saab, Volvo – İsveç Otomobil Markaları) hem de kıyafetlerine (mavi ve sarı renkli – İsveç Bayrağı renkleri) yansıyor.
  • Ove’nin filmin başında ve sonunda Sonja ile karşılaşma sahneleri güzel olmuş. Hatta biraz Bunuelvari.

Aşkın Çekimi

image

Filmin Künyesi:

AŞKIN ÇEKİMİ | THEIR FINEST | Yönetmen: LONE SCHERFIG / Senarist: GABY CHIAPPE / Oyuncular: GEMMA ARTERTON (Catrin Cole), SAM CLAFLIN (Tom Buckley), BILL NIGHY (Ambrose Hilliard), JACK HUSTON (Ellis Cole), HELEN MCCRORY (Sophie Smith), EDDIE MARSAN (Sammy Smith), JAKE LACY (Carl Lundbeck), RACHEL STIRLING (Phyl Moore), RICHARD E. GRANT (Roger Swain) / İngiltere / 2016 / Renkli / 110´

Sinopsis:

40’ların Londra’sındayız; her gece Alman uçaklarından bombalar düşüyor, insanlar kendilerini korumak için koşturuyor, herkes çok karamsar. Catrin, akıllı ama özgüveni zayıf genç bir kadın. İstihbarat Bakanlığı’nın savaşa dair söylemlerini ileten ‘iyimserlik aşılayıcı’ ve ‘ikna edici’ savaş propagandası filmlerinde çalışmak üzere işe alınıyor. Asıl görevi, bu filmlerdeki kadın karakterler için o zamanlar ‘lapa’ olarak adlandırılan türden diyaloglar yazmak. İlk işi ise, Dunkirk açıklarında batmakta olan bir donanma gemisindeki askerleri alkolik babalarının teknesiyle kurtarmayı başarmış iki kız kardeşin öyküsünü araştırmak. Yönetmen Lone Scherfig bir kez daha, temkinli ama kararlı bir şekilde kendi yolunda yürüyen bir kadın karakterle karşımızda; savaş günlerinde etrafı onun gücünden habersiz bir sürü erkekle çevrili bir kadın. Aşkın Çekimi, Catrin ve ona ilgi duyan iki erkek arasında geçen bir romantik komedi olarak görülebilir bir yandan. Ama daha önemlisi, sinemaya yazılmış bir aşk mektubu bu. Kadınların bakış açısı işin içine girdiği, girebildiği zaman, filmlerde anlatılan öykülerin ve o öyküleri dinleyenlerin nasıl dönüşebildiğini gösteren bir aşk mektubu.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstabul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Bir diğer İngiliz yönetmen Terence Davies filmlerini bana çağrıştırdı.
  • “Yetenekli Bay Buckley”
  • Filmin konusu içerisinde sinemaya dair ögelerin yer alması çok hoş olmuş.
  • Fikir ve senaryo önerileri ile Bakanlığın takdirini toplayan Catrin  karakteri “Yüz Numaralı Adam” (Yönetmen: Osman Fahir Seden) filminde reklam veren holding patronlarının takdirini kazanan Ayşe (Oya Erdoğan) karakterini hatırlattı.
  • Catrin’in Ellis’ten ayrılırken dile getirdiği onun resimlerinde hep küçük olarak yer alması, perspektif olarak ona uzak olması söylemi güzeldi.

Aquarius

image

Filmin Künyesi:

AQUARIUS | Yönetmen: KLEBER MENDONÇA FILHO / Senarist: KLEBER MENDONÇA FILHO / Oyuncular: SÔNIA BRAGA (Clara), MAEVE JINKINGS (Ana Paula), IRHANDIR SANTOS (Roberval), HUMBERTO CARRÃO (Diego) / Brezilya / 2016 / Renkli / 145´

Sinopsis:

İlk uzun metraj filmi Komşu Sesler ile !f 2013 Keş!f Yarışması’nı kazanan Kleber Mendonça Filho, !f’çiler için tanıdık bir isim. Filho’nun 2016’da Cannes Film Festivali’nin resmi yarışmasında prömiyerini yapan ikinci uzun metrajı Aquarius, yalnız yaşayan, 60’lı yaşlardaki emekli müzik eleştirmeni Clara’nın son derece etkileyici hikâyesini anlatırken bir yandan da günümüz Brezilya’sının toplumsal meselelerine ayna tutuyor. Yaşını dert etmeyen, geçmişi hatırlayan ancak geçmişe saplanıp kalmayan, evinin her yerine yayılan eski plakları da telefonuna indirdiği şarkıları da dinleyen, cinselliğini özgürce yaşayan Clara, kendisini canlandıran Sônia Braga’nın eşsiz performansının da etkisiyle, bu yıl sinemada yaratılmış en tastamam, en güçlü karakter olabilir. Sinema salonundan ayrıldıktan sonra, filmin müziklerini dinleyip Clara gibi bir arkadaşınız olduğunu hayal etmeye başlamanız çok mümkün.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstabul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmde kullanılan müzikler keyifliydi.
  • Filmin müzik ve plaklarla kurduğu ilişki Çağan Irmak (Issız Adam, Unutursam Fısılda) filmlerini hatırlattı.
  • Filmin özellikle son (3.) bölümü oldukça iyi.
  • Yönetmen için filmdeki ses tasarımı ve kullanımı oldukça önemli diye düşünüyorum. “Komşu Sesler” filminde de benzer bir çabası vardı.
  • Yaşlı ve enerjik bir kadını odağına alması açısından “Gloria” (Yönetmen: Sebastián Lelio) filmini hatırlattı bu film bana.
  • Clara’yı evden çıkarmak inşaat firması yetkililerinin uyguladığı yöntemler “Kılıbık” (Yönetmen: Uğur İnan) filmini hatırlattı.

Kırmızı Kaplumbağa

image

Filmin Künyesi:

KIRMIZI KAĞLUMBAĞA | LA TORTUE ROUGE | Yönetmen: MICHAËL DUDOK DE WIT / Senarist: PASCALE FERRAN, MICHAËL DUDOK DE WIT / Seslendirenler: Yok / Fransa / 2016 / Animasyon / 80´

Sinopsis:

Oscar ödüllü Hollandalı animasyon film yönetmeni Midhaël Dudok de Wit ve Studio Ghibli güçlerini bu diyalogsuz, sade, ama hipnotize edici animasyon için birleştiriyor! Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünden Jüri Özel Ödülü’yle dönen Kırmızı Kablumbağa, bir animasyon filmde aradığınız her şeye sahip neredeyse: Büyüleyici mizansenler, aksiyon dolu bir hikâye ve her detayı düşünülmüş gözünüzü alamayacağınız çizgiler. Film, kaplumbağalar, yengeçler ve kuşlarla dolu bir ıssız adaya düşen bir adamın Robinson Cruose gibi hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Midhaël Dudok de Wit’in insanın içini ısıtan neşeli bir öykünün içinde felsefi sorular soran filmi, Ghibli filmlerinin yalınlığının ve içtenliğinin büyüsüne sahip.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim. Görsel tasarımı oldukça başarılı buldum.
  • Yan roldeki yengeçlerin filme katkısı oldukça iyiydi.
  • Su Kaplumbağasının varlığı “Nadide Hayat” (Yönetmen: Çağan Irmak) filmini hatırlattı.
  • Ormanın kenarlarındaki çalılıklar da kaplumbağa şeklini andırıyordu.
  • “Uyuyan Kaplumbağa”

Okulda Deniz Kazası

image

Filmin Künyesi:

OKULDA DENİZ KAZASI | MY ENTİRE HİGH SCHOOL SİNKİNG İNTO THE SEA | Yönetmen: DASH SHAW / Senarist: DASH SHAW / Seslendirenler: JOHN CAMERON MITCHELL (Brent Daniels), REGGIE WATTS (Assaf), JASON SCHWARTZMAN (Dash), LENA DUNHAM (Mary), MAYA RUDOLPH (Verti), SUSAN SARANDON (Lunch Lady Lorraine), ALEX KARPOVSKY (Drake)  / A.B.D / 2016 / Animasyon / 75´

Sinopsis:

Kaç yaşınıza gelirseniz gelin, bir yanınız lise yıllarında kalır, büyümez. O yüzden, ‘Bottomless Belly Button’ (Dipsiz Göbek Deliği) ve ‘New School’ (Yeni Okul) gibi çizgi romanlarıyla tanınan Dash Shaw’ın ilk uzun metraj filmi Okulda Deniz Kazası’nı kaçırmamalısınız. Bu animasyon filme Shaw’un düşsel anlatımı, ayrıksı karakterlere ve onların insanlarla ilişki kurma çabasına duyduğu sempati, esprili ve dokunaklı çizimleri damgasını vuruyor. Hem gençlik filmlerine hem de felaket filmlerine referanslar içeren Okulda Deniz Kazası, farklılıklara rağmen gelişen ve zor anlarda derinleşen dostluklara dair eğlenceli bir hikâye anlatıyor. Jason Schwartzman, Lena Dunham, Reggie Watts, Maya Rudolph ve John Cameron Mitchell gibi isimlerin seslendirdiği bu son derece sofistike karakterlerle aynı okulda olup, onlarla birlikte denizin altında bir yolculuğa çıkmak isteyeceksiniz!

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstanbul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Farklı bir animasyon film olmuş. İzlemeye değer.
  • Müzikleri biraz yüksek sesli ve fazla hareketli buldum.
  • Filmin görsel yapısı bana “Scooby -Doo” çizgi filmini hatırlattı.
  • Aşçı Lunch Lady Lorraine karakteri “Hababam Sınıfı” (Yönetmen: Ertem Eğilmez) filmindeki Hafize Ana’yı (Adile Naşit) hatırlattı bana.