Fortunata

image

Filmin Künyesi:

FORTUNATA | FORTUNATA | Yönetmen: Sergio Castellitto / Senarist: Margaret Mazzantini / Oyuncular: Jasmine Trinca (Fortunata), Stefano Accorsi (Patrizio), Nicole Centanni (Barbara), Alessanro Borghi (Chicano), Edoardo Pesce (Franco), Hanna Schygulla (Lotte) / İtalya / 2017 / Renkli / 102´

Sinopsis:

Adının anlamı “şanslı” belki ama yıkıcı evliliğinin enkazından sağ kurtulmaya çabalayan bir kadın Fortunata. Bir kuaför açmak için olanca gücüyle çalışıyor, bu esnada da sadece küçük kızı elinden tutuyor. Tek bir amacı var; yoluna taş koymaya bir hayli hevesli erkeklerle dolu bu büyük şehirde kendini özgür kılıp, hayata karşı dimdik durmak… Bugün değilse bile yarın, kendi varlığı dışında hiç kimseyi umursamadan mutlu olmak… Sergio Castellitto’nun Fortunata’sı Roma’nın arka sokaklarında güçlü bir kadının fırtınasından doğan, delişmenliğiyle Fellini tonlarına çalan bazen eğlenceli bazen de can yakıcı bir film.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Film iyi bir hikayeye sahip fakat ortaya çıkan yapıt pek isteneni verememiş.
  • Fortunata ile kızı Barbara arasındaki ilişki bana “Prensesim” (Yönetmen: Eva Ionesco) filminde Hanah Giurgiu (Isabelle Huppert) ile kızı Violetta Giurgiu (Anamaria Vartolomei) arasındaki ilişkiyi hatırlattı.
  • Fortunata karakterinde bir Anna Magnani ile Sophia Loren karışımı görmek mümkün.
  • “Fortunata Hanım’ın Gündüz Topukları”

Lucky

image

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Filmin Künyesi:

LUCKY | LUCKY | Yönetmen: John Carroll Lynch / Senarist: Logan Sparks, Drago Sumonja / Oyuncular: Harry Dean Stanton (Lucky), David Lynch (Howard), Ron Livingston (Bobby Lawrence), Ed Begley Jr (Dr. Christian Kneedler), Tom Skerritt (Fred), Beth Grant (Elaine), James Darren (Paulie), Barry Shabaka Henley (Joe) / ABD / 2017 / Renkli / 88´

Sinopsis:

Paris, Texas’tan Inland Empire’a 200’e yakın filmde rol alan ve bu yıl 90. yaşgününü kutlayan benzersiz karakter oyuncusu Harry Dean Stanton’ın başrolü üstlendiği bu bağımsız Amerikan filminin kahramanı çölde bir kasabada yaşayan Lucky. Sabahları güne yoga ve kahvaltıyla başlayan, ilerleyen yaşına rağmen ne sağlık ne de genel olarak hayata dair herhangi bir sorunla karşılaşmayan Lucky, bir ateisttir. Derken bir gün, bu “talihli günlerinin” de sona erebileceği aklına takılır ve Lucky’nin “aydınlanma” yolculuğu başlar. Dünya prömiyerini South by Southwest Film Festivali’nde yapan Lucky, David Lynch’in de dahil olduğu güçlü oyuncu kadrosu ile dikkat çekiyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Lucky karakterinin her gün tekrarladığı eylemler film içerisinde iyi bir uygulama olmuş.
  • Lucky karakterini filmde hep bir şeyler içerken görüyoruz. Neredeyse hiç yemek yemiyor. Güne süt ve kahve ile başlıyor. Öğlen de şekerli kahvesi ile devam ediyor. Akşam da bir kokteyl ile yeme içmeye son veriyor.
  • Markette çalışan komşunun evindeki partide Lucky’nin İspanyolca şarkı seslendirdiği sahne güzeldi.
  • Lucky de bir bakıma sırtında İkinci Dünya Savaşı’na dair anıları taşıyan bir kara kaplumbağası.
  • Hastanede Doktor ile Lucky arasında geçen diyaloglar güzel ve eğlenceliydi. Bu sahne bana “Korkusuz Korkak” (Yönetmen: Natuk Baytan) filminde Doktor ile yaşlı bir adam (Mülayim Ters) arasında geçen sahneyi anımsattı.
  • “Şanslı Bir Hayat”
  • “Hiçlik Üzerine Bir Film”

Komşu Adam

image

Filmin Künyesi:

KOMŞU ADAM | THE MAN NEXT DOOR | EL HOMBRE DE AL LADO | Yönetmen: Mariano Cohn, Gastón Duprat / Senarist: Andrés Duprat / Oyuncular: Rafael Spregelburd (Leonardo), Daniel Aráoz (Victor), Valeria Correa (Julia), Ruben Guzman (Arquitecto), Federico Novick (Diseñador) / Arjantin / 2009 / Renkli / 110´

Sinopsis:

Her şey, iki komşu evi ayıran duvara vurulan bir balyoz darbesiyle başlıyor. Duvarın bir yanında, cam duvarlarından giren ışıkla aydınlanan evinde yaşayan tasarımcı Leonardo var. Duvarın diğer yanında ise sadece evi değil kendisi de karanlık bir karakter, ikinci el otomobil satıcısı Victor yaşıyor. Victor’un iki evi ayıran duvara bir pencere açma ısrarı, Leonardo’nun mahremiyetini koruma çabasıyla çatıştıkça artan gerilim, içinden çıkılmaz bir mesele haline geliyor. Komşu Adam’ın yönetmenleri, geçtiğimiz yıl bol ödüllü komedi Saygın Vatandaş ile dikkat çeken ikili Mariano Cohn ve Gastón Duprat.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Yönetmen ikilinin son filmi “Saygın Vatandaş” bu filmden daha başarılı diyebilirim.
  • Filmin enerjisi başlangıçta düşük ama film ilerledikçe iyi bir noktaya ulaşıyor.
  • Tüm oyunculuklar oldukça başarılı. Victor rolündeki Daniel Aráoz’a ise ayrı bir parantez açmak gerekir.
  • Yönetmenlerin filmlerindeki mizahi üslubu yer yer Paolo Sorrentino’ya yakın buldum.
  • Filmin başında bir duvarın kırıldığını, delik açıldığını görüyoruz. Bunu Victor karakterinin filmin öyküsü içerisindeki doğumu olarak nitelendirebiliriz. Prematüre bir doğum olduğu için de bir süre kuvözde (siyah naylonla kaplı bir pencere) yaşıyor. Victor ile Leonardo’nun arası biraz normalleşmeye başlıyor. Prematüre bebek hayata tutunuyor adeta ve pencereyi artık net bir biçimde görebiliyoruz. İlerleyen bölümlerde pencerenin boyutu küçülüyor, filmin sonunda ise başta açılan delik kapanıyor. Bu durumu da Victor’un filmdeki sonunun bir tasviri olarak görebiliriz.
  • Victor’un pencereden gerçekleştirdiği pantomim/kukla gösterisi güzeldi.
  • “Muhteşem Güzellik” (Yönetmen: Paolo Sorrentino) filminde Jep Gamberdella büyük beğeni kazanan ilk kitabından sonra daha iyi bir kitap yazma konusunda bir tıkanma yaşar. Bu filmde de Leonardo, büyük övgü alan koltuk tasarımı sonrasında yaratıcılığında benzer bir tıkanma yaşıyor.
  • Leonardo’nun kızı Lola karakteri ile ilgili filmde tam bir yargıya varamıyoruz.
  • “Leonardo Da Victor”
  • “Pencereye Karşı”

Başsız Kadın

image

Filmin Künyesi:

BAŞSIZ KADIN | THE HEADLESS WOMAN | LA MUJER SIN CABEZA | Yönetmen: Lucrecia Martel / Senarist: Lucrecia Martel / Oyuncular: María Onetto (Verónica), Claudia Cantero (Josefina), Inés Efron (Candita), César Bordón (Marcos), Daniel Genoud (Juan Manuel), Guillermo Arengo (Marcelo), Mará Vaner (Tía Lala) / Arjantin / 2008 / Renkli / 87´

Sinopsis:

Arjantin’de şehirden uzakta bir otoyolda, oyun oynayan yoksul çocuklar ve sokak köpekleri dışında bir canlı görmek zor. Verónica ise bu yoldan arabasıyla geçtiğine emin, fakat çarptığı şeyin bir çocuk mu yoksa bir köpek mi olduğunu bilmiyor. Durup bakmak ve yardım etmek yerine yola devam etmeyi, röntgen çektirmek için hastaneye gitmeyi ve geceyi bir otelde geçirmeyi tercih ediyor. Şokta olduğunu söylüyor. Kendine geldiğinde olay mahaline dönmeye, gazeteleri kontrol etmeye karar veriyor; peki ya hastanedeki ve oteldeki kayıtları? Başsız Kadın, işleyip işlemediğine emin olmadığı bir suçun karanlığı altında ezilen, orta sınıftan, orta yaşlı bir kadının psikolojik buhranını anlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Pera Müzesi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi pek başarılı bulduğumu söyleyemem.
  • Aslında güzel bir hikayesi var filmin. Ancak senaryo ve yönetim için aynı şeyi söylemek zor.
  • Verónica da kendi üzerine düşeni yapıp saç rengini değiştirerek bir bakıma delil “karartıyor” denilebilir..
  • “Çocuk Pozu” (Yönetmen: Calin Peter Netzer) filminde de benzer bir hikaye yaşanıyor filmin başında. O filmde hikaye iyi bir şekilde senaryolaştırılmış ve yönetilmiş.
  • “Bir Zamanlar Anadolu’da” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde hikaye bizi sık sık bozkırdaki bir çeşmenin başına getirir. Bu filmde de sık sık otoyoldaki bir kanalın yanında buluveririz kendimizi.
  • Alfred Hitchcock’un “Vertigo” filmi Türkçe “Ölüm Korkusu” olarak da isimlendirilir. “Başsız Kadın”filminde  Verónica karakterine genellikle Veró diye hitap edildiğini görürüz. Alternatif bir film ismi olarak “Verotigo” kullanırsak Türkçe olarak “Öldürmüş Olma Korkusu” diye isimlendirebiliriz.