Dedemle Bu Yaz

image

Filmin Künyesi:

DEDEMLE BU YAZ | AVIS DE MISTRAL | Yönetmen: Rose Bosch / Oyuncular: Jean Reno (Paul), Anna Galiena (Irène), Chloé Jouannet (Léa) / Fransa / 2014 / Renkli/ 105´

Sinopsis:

Lea, Adrien ve küçük kardeşleri Theo, yıllar önce yaşanan bir tartışma nedeniyle hiç tanışamadıklarını dedeleri Paul’ü ziyaret etmek için yaz tatilinde Provence’e dedelerinin yaşadığı eve giderler. Ancak bu tatil hiç de bekledikleri gibi rüya tatile dönüşmez. Zira anne ve babaları boşanmanın eşiğindedir ve baba evi terk etmek üzeredir. Bu haberi aldıktan sonraki her birinin tatili başka bir kaosa sürüklenecektir…
Rose Bosch’un yazıp yönettiği filmin başrolündeki Jean Reno’ya Anna Galiena, Chloé Jouannet ve Hugo Dessioux gibi isimler eşlik ediyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Anna Galiena’nın oyunculuğu oldukça başarılı.

Eksiler

  • Vasatın az altında bir film olmuş.
  • Oyuncu kadrosunun hakkını veremeyen bir film.
  • Hikaye örgüsü çok matematiksel şekilde planlarla ilerliyor ve bu da sinemasal derinliği azaltıyor.

Keşif

  • Filmin küçük çocuğu oldukça renk katmış. Sanki annesi ile dedesi arasındaki yıllar süren sessizliği simgelermiş gibi.
  • Kuşak çatışması şeklinde başlayan film kuşak çalışması ile mutlu bir şekilde sona erdi.
  • Biraz Yeşilçam havası da vardı filmde. Büyükbaba ve Büyükanne karakterlerinde bir Hulusi Kentmen – Adile Naşit edası vardı. Mahallenin fettan kadınında da bir Müjde Ar duruşu vardı.

Öylesine

  • Bulunamadı.

İnsanlıktan Uzakta

image

Filmin Künyesi:

İNSANLIKTAN UZAKTA | FAR FROM MEN | Yönetmen: David Oelhoffen / Oyuncular: Viggo Mortensen (Daru), Reda Kateb (Mohamed), Djemel Barek (Slimane) / Fransa / 2014 / Renkli/ 101´

Sinopsis:

Albert Camus’nun Misafir adlı kısa öyküsünden uyarlanan ve Venedik’te Altın Aslan için yarışan film, 1950’li yıllarda bağımsızlık mücadelesi veren Cezayir’de geçmesine rağmen klasik western filmlerinden izler taşıyor. Daru (Viggo Mortensen) ufak bir köyde öğretmendir. Cezayir’de doğmuştur fakat aslen İspanyol olduğu için hem etnik Cezayirliler hem de Fransız koloniciler tarafından ‘yabancı’ etiketiyle hor görülmektedir. Daru’ya, bir muhalifi garnizona kadar götürmesi emri verilir. Bir dönem Fransız ordusuna da hizmet etmiş olan Daru, bu yolculukta kendi sadakatini sorgulamaya başlar. İki kaçağı Atlas Dağları’nda zorlu ve nefes kesici bir kaçış serüveni beklemektedir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak beğendim.
  • Filmin sadeliği oldukça ölçülüydü.

Eksiler

  • Film politik anlamda bir şeyler söylese de yörede yaşayanlarla ilgili pek çok şey paylaşılmıyor.

Keşif

  • Mohamed karakterinde “Kesik” (Yönetmen: Fatih Akın) filmindeki Nazaret (Tahar Rahim); Daru karakterinde ise “Gönül Yarası” (Yönetmen: Yavuz Turgul) filmindeki Nazım (Şener Şen) havası vardı.
  • Daru’da bir arafta kalma hali hakimdi.
  • Filmin sonunda öğrencilerle öğretmenin vedalaştığı sahne güzeldi.

Öylesine

  • “İki Irk Bir Bavul”
  • “Yaşamın Sınırında”

Geçmişten Gelen

image

Filmin Künyesi:

GEÇMİŞTEN GELEN | THE GIFT | Yönetmen: Joel Edgerton / Oyuncular: Jason Bateman (Simon), Rebecca Hall (Robyn), Joel Edgerton (Gordo) / ABD / 2015 / Renkli/ 108´

Sinopsis:

Simon ve Robyn yeni evli, genç bir çifttir. Hayatları tam da planladıkları gibi giderken, Simon’ın bir lise arkadaşıyla karşılaşması tüm yaşamlarını alt üst edecektir. Simon, Gordo’yu ilk başta tanımaz ama bir dizi beklenmedik karşılaşma ve kaynağı belirsiz hediye, geçmişten gelen korkunç bir sırrı da açığa çıkartacaktır. 20 sene önce Simon ve Gordo arasında gerçekleşen olayın rahatsız edici, gerçek yüzünü öğrenince Robyn hayata dair sorgulamalara da girecektir. Senaristliği ve yönetmenliği Joel Edgerton’a ait olan fimin başrollerinde Edgerton’ın yanı sıra Jason Bateman ve Rebecca Hall de yer alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Rebecca Hall’in oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Film genel anlamda vasat olmuş.
  • Robyn’in hamilelik/doğum süreci çok hızlı geçilmiş filmde.

Keşif

  • Filmin efekt kullanımına kaçmaması tür açısından cesur bir karar olmuş.
  • Sonradan ortaya çıkan sancılı geçmiş “Balayı” (Yönetmen: Jan Hrebejk) filmini aklıma getirdi.

Öylesine

  • “Simon Hakkında Konuşmalıyız”

Aç Kalpler

image

Filmin Künyesi:

AÇ KALPLER | HUNGRY HEARTS | Yönetmen: Saverio Costanzo / Oyuncular: Adam Driver (Jude), Alba Rohrwacher (Mina), Roberta Maxwell (Anne) / İtalya / 2014 / Renkli/ 109´

Sinopsis:

Venedik Film Festivali’nde Adam Driver’a En İyi Erkek Oyuncu; filmin diğer başrol oyuncusu Alba Rohrwacher’a En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran yapım, birbirlerine ilk görüşte aşık olan bir çiftin hikayesini etkili bir dille anlatıyor. Jude ve Mina, New York’ta bir tesadüf eseri tanışıp ilk görüşte aşık olurlar. Jude’un sosyal ve girişken kişiliğini Mina sakinliği ve çekingenliği ile tamamlayınca ilişkileri evliliğe kadar gider. Kısa süre sonra bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından, çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina pek çok ilaç almakta, ağır bir diyet yapmaktadır ve bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, bu duruma müdahale etmeye çalışınca büyük bir aşk ile başlayan ilişkileri kırılma noktasına gelecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Vasatın az üstü bir film olmuş.
  • Filmin başlangıç sahnesi oldukça başarılıydı.

Eksiler

  • Anne ve baba karakterlerinin dış dünyadan yalıtılmış hali az da olsa inandırıcılık sorunu barındırıyor.

Keşif

  • Film yer yer aklıma “Rosemary’nin Bebeği” (Yönetmen: Roman Polanski) filmini getirdi.
  • Sondaki baba oğlun el ele yürüdükleri sahne ve çalan müzik güzeldi.
  • Düğün sahnesinde “Kırık Çember” (Yönetmen: Felix Van Groeningen) filmindeki bluegrass müzik grubu havası hakimdi.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Yeni Kız Arkadaşım

image

Filmin Künyesi:

YENİ KIZ ARKADAŞIM | THE NEW GIRLFRIEND | UNE NOUVELLE AMIE | Yönetmen: François Ozon / Oyuncular: Romain Duris (David / Virginia), Anaïs Demoustier (Claire), Raphaël Personnaz (Gilles), Isild Le Besco (Laura) / Fransa / 2014 / Renkli/ 107´

Sinopsis:

Fransız sinemasının en maharetli yönetmenlerinden yönetmenlerinden biri olan François Ozon’un yazıp yönettiği film, emsaline pek sık rastlanmayacak cinsten bir aşk hikayesine ev sahipliği yapıyor. Çocukluklarından bu yana arkadaş olan iki kadının, Claire ve Lea’nın hikayesini ön plana alan filmde, iki yakın arkadaştan biri, ağrı bir hastalığa yakalanır ve ölmeden önce bebeğini en yakın arkadaşına emanet eder. Arkadaşıysa, bebeğine ve kocasına sahip çıkacağına dair söz verir. Anne ölür, arkadaşıysa verdiği sözü tutmak için arkadaşının evine kocasını ve bebeğini kontrol etmek için gider. Ancak eve vardığında onu büyük bir sürpriz beklemektedir. Başrollerini Anais Demounstrier ve Romain Duris’in paylaştığı film; Ozon’un sinemasını sevenleri ve kalıplaşmış aşk öyküsü sınırlarını ihlâl etmek isteyenleri tatmin edecek bir öyküye ev sahipliği yapıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Genel anlamda vasat bir film olarak değerlendirdim.
  • Hikayenin içerisindeki detaylara yeteri kadar eğilmemiş yönetmen.

Keşif

  • Ozon filmlerinde mekan seçimi ve kullanımı oldukça başarılı bu filmde de olduğu gibi.
  • Claire de aslında Laura’yı çok sevdiği için mi David Laura gibi giyinince ondan hoşlanıyor?

Öylesine

  • “Bu İkiliye Dikkat”
  • “Eşsiz Adam” 

While We’re Young

image

Filmin Künyesi:

WHILE WE’RE YOUNG | Yönetmen: Noah Baumbach / Oyuncular: Ben Stiller (Josh), Naomi Watts (Cornelia), Adam Driver (Jamie), Darby (Amanda Seyfried) / ABD / 2014 / Renkli/ 97´

Sinopsis:

Belgeselci Josh Srebnick ve eşi Cornelia, sıkıntılı bir dönemden geçmekte olan bir çifttir. Artık yaşlandıklarını hissetmekte ve yıllardır sürdükleri hayat tarzı nedeniyle yorulmaktadırlar. Josh’ın öğrencileri olan Jamie ve Darby ise özgür ruhlu, genç bir çifttir. Josh, genç çiftle tanıştıktan sonra hayatında bir kırılma noktasına tanık olacaktır.
Noah Baumbach’ın senaryosunu yazıp yönetmenliğini üstlendiği yapımın başrollerinde Amanda Seyfried, Naomi Watts, Ben Stiller ve Adam Driver bulunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Yönetmenin bir önceki filmi “Frances Ha” daha başarılıydı.
  • Hikayenin kurgulanışındaki “ipuçları” kısmında biraz inandırıcılık sorunu var.
  • Kimi yerlerde filmin politik söylemler göstermesi genel havaya pek uymamış.

Keşif

  • Filmin romantik tarafında bir Woody Allen havası vardı.
  • Film yapma, belgesel ve kurmaca film ayrımı/farkı gibi konularda filmin dile getirdikleri oldukça iyiydi.
  • Adam Driver’i nedense Yılmaz Zafer’e çok benzetiyorum.

Öylesine

  • “Inside Josh Srebnick (Sen Belgeselini Çek)”
  • “Belgesel Filmlerin Unutulan Yönetmeni”

2015 Yılında İzlediğim En İyi Filmler

image

2015 yılı boyunca çeşitli sinema salonlarında toplam 92 tane film izlemiş oldum. Bu filmlerden benim için en iyi 7 tanesini aşağıdaki şekilde belirlemeye çalıştım. Neden 7 çünkü en sevdiğim sayı kendisi. 2016 yılında daha çok film izleyebilmek dileğiyle…

1.  GENÇLİK | YOUTH | (Yönetmen: Paolo Sorrentino)

2. LEVIATHAN | LEVIAFAN (Yönetmen: Andrey Zvyagintsev)

3. ABLUKA | FRENZY (Yönetmen: Emin Alper)

4. DERS | THE LESSON | UROK (Yönetmen: Kristina Grozeva, Petar Valchanov)

5. HAZİNE | THE TREASURE | COMOARA (Yönetmen: Corneliu Porumboiu)

6. HARİKA ÇOCUK | LEOPARDI | IL GIOVANE FAVOLOSO (Yönetmen: Mario Martone)

7. PRENSES KAGUYA MASALI | THE TALE OF THE PRINCESS KAGUYA | KAGUYAHIME NO MONOGATARI (Yönetmen: Isao Takahata)

 

Beden

image

Filmin Künyesi:

BEDEN | CIALO | BODY | Yönetmen: Malgorzata Szumowska / Oyuncular: Janusz Gajos (Attorney), Maja Ostaszewska (Anna), Justyna Suwala (Olga) / Polonya / 2015 / Renkli/ 90´

Sinopsis:

İşi başından aşkın bir savcının son zamanlarda aklını en çok meşgul eden şey kızıdır. Annesinin ölümünün ardından kendini toparlayamayan Olga anoreksiye yakalanınca, savcı çareyi onu bir rehabilitasyon merkezine yatırmakta bulmuştur. Mantığa ve bilime sıkı sıkıya bağlı olan savcı birbirinden garip cinayet dosyalarıyla boğuşurken, Olga’nın kaldığı merkezde terapistlik yapan Anna, Olga’nın sıkıntısına sıra dışı bir çare önerir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Oyunculuklar iyi bir seviyede olmuş.
  • Kamera ve ışık kullanımı başarılı.

Eksiler

  • Genel anlamda başarısız bir film olmuş.
  • Bilindik bir sonla biteceği tahmin edilen filmin hikayesi, merak uyandırma konusunda sıkıntılar yaşıyor.
  • Senaryoyu zayıf buldum.

Keşif

  • Filmin genel havası Ulrich Seidl filmlerini hatırlattı.

Öylesine

  • “Bedenle alay eder bedel ödememiş olan”

Annemin Şarkısı

image

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Filmin Künyesi:

ANNEMİN ŞARKISI | Yönetmen: Erol Mintaş / Oyuncular: Feyyaz Duman (Ali), Zübeyde Ronahi (Nigar), Nesrin Cavadzade (Zeynep) / Türkiye / 2014 / Renkli / 103´

Sinopsis:

Ali, annesi Nigar’la beraber Tarlabaşı’nda yaşamaktadır. Doğu’da köylerinin boşaltılması üzerine göç ettikleri mahallede hayatları tekrar kesintiye uğramıştır. Şehirden uzak yüksek beton binaların arasına taşınmalarıyla beraber sorunlar başlar. Komşularının köye geri döndüğüne inanan Nigar, sabahları köyüne geri dönmek üzere evdeki eşyaları toparlar. Bazı günlerse, kendini İstanbul sokaklarına atar. Genç öğretmen Ali, gittikçe hastalanan annesini mutlu etmek için farklı yöntemlere başvurur: Hediyeler alır, gittiği her yere onu da motoruyla götürür, rüyalarına giren şarkının peşine düşer. Aynı zamanda, Ali kız arkadaşı Zeynep’in hamile olduğunu öğrenir; fakat kendini baba olmaya hazır hissetmemektedir. Ali iki kadının arasında çaresiz kalmıştır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel olarak beğendim. Düzgün bir iş çıkarılmış ortaya.
  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Ali’nin sevgilisi ve onun anne ile olan ilişkisi, buradaki süreç çok iyi aktarılamıyor.
  • Zaman zaman filmde tempo sorunu yaşanıyor.

Keşif

  • Filmin başında Kürtçe anlatılan “Karga ve Tavus Kuşu” hikayesinin yıllar sonra aynı aileden biri tarafından bu sefer Türkçe olarak anlatılması iyi bir uygulama olmuş.
  • Nigar anne memleketine tekrar dönemeden ebedi memlekete doğru yolcu oluyor maalesef.
  • Nigar karakteri “Küf” (Yönetmen: Ali Aydın) filmindeki Basri’yi (Ercan Kesal) çağrıştırdı.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Yüzündeki Sır

image

Filmin Künyesi:

YÜZÜNDEKİ SIR | PHOENIX | Yönetmen: Christian Petzold / Oyuncular: Nina Hoss (Nelly Lenz), Ronald Zehrfeld (Johnny Lenz), Nina Kunzendorf (Lene Winter) / Almanya / 2014 / Renkli/ 98´

Sinopsis:

II. Dünya Savaşı’nın sonrası toplama kampından yüzünde onu tanınmayacak hale getiren yaralarla kurtulan Nelly, bir dizi ameliyat geçirerek yeni bir yüze kavuşur. Bu süreçte ona yardım eden arkadaşı Lene’nin ısrarlarına rağmen yeni bir hayata başlamayı reddeder ve Berlin’de kalarak hakkında duyduklarına inanmak istemediği eşi Johnny’i aramaya karar verir. Karşılaştıklarında Johnny Nelly’yi tanımayacak ve ondan hayatını alt üst edecek bir istekte bulunacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmin olumlu yanları görüntü yönetimi ve müzikler.

Eksiler

  • Filmi genel anlamda başarısız buldum. Hikayenin inandırıcılığında zaaflar var.
  • Christian Petzold’dan daha iyi bir film beklerdim.
  • Filmin hikayesi çok vaatkar olmasına rağmen iyi değerlendirilemiyor ve heba ediliyor.

Keşif

  • Ronald’ın her akşam pavyona/bara gitme ritüeli bana “Kürk Mantolu Madonna” (Yazar: Sabahattin Ali) romanında Raif Efendi’nin Maria’yı izlemeye gitmesini hatırlattı.

Öylesine

  • Nelly’nin yüzünde bir şey var ama o sır değil.
  • “Yüzeydeki Sır”