Abbas Kiarostami ile 76 Dakika, 15 Saniye

image

Filmin Künyesi:

ABBAS KİAROSTAMİ İLE 76 DAKİKA, 15 SANİYE | 76 MINUTES AND 15 SECONDS WITH ABBAS KIAROSTAMI | 76 MINUTES AND 15 SECONDS WITH ABBAS KIAROSTAMI | Yönetmen: Seifollah Samadian / Senarist: Seifollah Samadian / Oyuncular: Abbas Kiarostami, Juliette Binoche, Massoud Kimiai, Jafar Panahi, Ali Reza Raiesian, Tahereh Ladanian, Hamideh Razavi  / İran / 2016 / Renkli / 76´

Sinopsis:

İranlı sinemacı Abbas Kiarostami’nin bu âlemde yaşadığı 76 yıl ve 15 günü simgeleyen film, bildik belgesellere benzemiyor. Birlikte çalıştığı kadim dostu, ressam ve fotoğraf sanatçısı Seyfullah Samadian, söyleşiler ve parlak cümleler yerine 25 yıllık süreçte kaydettiği özel anları incelikle seçmiş; yorumsuz, bizimle paylaşıyor. Araba camının buğusunu silerken “Her yolun sonunda ölüm yok mu” cümlesini, “Karlı bir sabah, şapkasız ve paltosuz yola çıktım, bir çocuk gibi mutluydum” dizelerini hevesle okuduğu, Zeytin Ağaçları Altında’nın çekildiği mekânı ziyaretinde kaydedilen benzersiz anları, üstadı çok mutlu edecek yalın bir şiirsellikle kurguluyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Fotoğrafa ve sinemaya doyulan bir 76 dakika 15 saniye oldu.
  • Bu filmin öncesinde gösterilen Abbas Kiarostami’nin son filmi (kısa) “Beni Eve Götür” de güzeldi.
  • “Rüzgar Topu Sürükleyecek”

Tarih Sonrasına Yolculuk

image

Filmin Künyesi:

TARİH SONRASINA YOLCULUK | VIAGGIO NELLA DOPO-STORIA | JOURNEY INTO POST-HISTORY | Yönetmen: Vincent Dieutre / Senarist: Vincent Dieutre / Oyuncular: Simon Versnel (Alex), Vincent Dieutre (Tom), Emmanuel Pierrat (Emmanuel) / Fransa / 2015 / Renkli / 80´

Sinopsis:

Rossellini’nin İtalya’ya Yolculuk filmi çocukluğundan bu yana peşini bırakmayan bir sinemacı, Napoli’ye gider. Bir yeniden çekim gibi değil, ama aşırı sinemasever bir yerde, yavaş yavaş yeni bir film çıkar ortaya; sanatsal şüphelerle, serseri hatıralarla, şarkılar ve hayaletlerle bölünen bir film. Dieutre’ün bu filmi, İtalya’ya Yolculuk’taki çifti alıp bambaşka bir İtalya’ya, Tarih Sonrası’na götürür. Bakalım yeniden dönüşümden, yeniden karışımdan, yeniden örneklemeden, rüzgârdan geriye hangisi kalabilecek; çiftimiz mi, Napoli mi, turizm mi, sosyal ilişkiler mi?

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasatın altında bir film olmuş.
  • Fikir olarak filmin çıkış noktası belki güzel ama uygulama başarılı değil.

Özgürlüğe Doğru

image

Filmin Künyesi:

ÖZGÜRLÜĞE DOĞRU | LE VOYAGE DE FANNY | FANNY’S JOURNEY | Yönetmen: Lola Doillon / Senarist: Anne Peyrègne, Lola Doillon / Oyuncular: Cécile de France (Madam Forman), Stephane De Groodt (Jean), Leonie Souchaud (Fanny), Fantine Harduin (Erika), Juliane Lepoureau (Georgette), Ryan Brodie (Victor), Anaïs Meiringer (Diane)/ Fransa / 2016 / Renkli / 94´

Sinopsis:

12 yaşındaki afacan Fanny bir yandan iki küçük kız kardeşine göz kulak olmakta bir yandan da ailelerinden uzakta, kendileri gibi çocukların bulunduğu bir yuvada hayata devam etmeye çalışmaktadır. Ancak şartlar değişince Fanny, sekiz çocuğun önderliğini üstlenip İsviçre sınırına varmak üzere yola çıkar. Nazi işgali altındaki Fransa’yı boydan boya geçen dokuz çocuk, ilginç insanlarla karşılaşacak, birçok tehlikeyi atlatacaktır. Fanny Ben-Ami’nin çocukluk anılarını anlattığı otobiyografik romandan uyarlanan Özgürlüğe Doğru kahkahalar, korku ve sürprizlerle dolu bir dayanışma, dostluk ve büyüme hikâyesi anlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel olarak beğendim.
  • Filmin sonlarındaki sınır sahnesinde mektubun takip edilerek yön değiştirilmesi sahnesi “Av Mevsimi” (Yönetmen: Yavuz Turgul) filminde Deli İdris’in (Cem Yılmaz) bakış açısının değiştirilmesi gerektiğini ifade ettiği sahneyi hatırlattı.
  • Konusu itibarı ile “Lore” (Yönetmen: Cate Shortland) filmini çağrıştırdı.

Ardıl Görüntü

image

Filmin Künyesi:

ARDIL GÖRÜNTÜ | POWIDOKI | AFTERIMAGE | Yönetmen: Andrzej Wajda / Senarist: Andrzej Mularczyk / Oyuncular: Boguslaw Linda (Wladyslaw Strzeminski), Bronisława Zamachowska (Nika Strzeminska), Zofia Wichlacz (Hania), Tomasz Wlosok (Roman), Paulina Galazka (Wasinska), Mateusz Rusin (Stefan), Irena Melcer (Jadzia) / Polonya / 2016 / Renkli / 98´

Sinopsis:

Polonya’nın Oscar adayı Ardıl Görüntü, komünist rejimin toplumsal hafızadan silmeye çalıştığı “çağdaş resim sanatının mesihi” Wladyslaw Strzeminski’nin hayatından bir kesiti anlatıyor. 2. Dünya Savaşı sonrasında Strzeminski, Komünist Parti baskısına boyun eğmeyi reddedince öğrencilerinin desteğine rağmen sefalete sürüklenir. Wajda’ya göre Ardıl Görüntü, “eğilmeyen, kararlarının arkasında duran, kendini tamamen sanata adamış bir adamın portresi

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim. Sert ve etkileyici bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Biz de filmde Wladyslaw Strzeminski’nin ardıl görüntüsünü izliyoruz.
  • Filmin başında Wladyslaw Strzeminski’yi kırda yuvarlanırken görüyoruz pozitif anlamda. Daha sonra ise negatif anlamda yuvarlanma görüyoruz onun hayatında.
  • Filmin sonlarında Wladyslaw Strzeminski bir giysi dükkanında cansız mankenleri düzenlerken kendisi de cansız bir mankene dönüşüyor bir bakıma.
  • Wladyslaw Strzeminski’nin beyaz çiçekleri boya ile maviye dönüştürüp eşinin mezarına bıraktığı sahne güzeldi.
  • Wladyslaw Strzeminski görme kuramını tamamlayamadan ölme kuramını tamamladı maalesef.
  • “Ardıl bir şey mi var?”

Benim Mutlu Ailem

image

Filmin Künyesi:

BENİM MUTLU AİLEM | CHEMI BEDNIERI OJAKHI | MY HAPPY FAMILY | Yönetmen: Nana Ekvtimishvili, Simon Gros / Senarist: Nana Ekvtimishvili / Oyuncular: Ia Shugliashvili (Manana), Merab Ninidze (Soso), Berta Khapava (Lamara), Tsisia Qumsishvili (Nino), Giorgi Khurtsilava (Vakho), Giorgi Tabidze, Goven Cheishvili (Otar) / Gürcistan / 2016 / Renkli / 120´

Sinopsis:

Hayatın Baharı’nın yönetmenleri Nina ve Simon, Sundance ve ardından Berlin’de prömiyerini yapan bu dramda bu kez ataerkil Gürcü toplumunu mercek altına alıyor. 25 yıldır evli olan edebiyat öğretmeni Manana, üç odalı evini kocasıyla birlikte anne-babası, iki yetişkin çocuğu ve damadıyla paylaşmaktadır. 52. doğumgünü akşamında Manana evden ayrılmak istediğini söyler. Ailesi şaşkınlık içerisindedir, ama gerçekten valizini toplayıp tek başına bir eve çıktığında daha da şaşırırlar. Gürcistan’da görülmüş şey değildir bu yaptığı. Mutlu yuvası ve ailesi dururken bu kararın nedeni ne olabilir?

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar oldukça başarılı.
  • Filmde Asghar Farhadi filmlerinin tadı var.
  • Filmde kullanılan şarkılar oldukça güzeldi.
  • Soso nasıl biri diye soracak olunursa cevap İngilizce dilinde şöyle olabilir: So So

Newton

image

Filmin Künyesi:

NEWTON | NEWTON | NEWTON | Yönetmen: Amit V. Masurkar / Senarist: Mayank Tewari, Amit V. Masurkar / Oyuncular: Rajkummar Rao (Newton Kumar), Anjali Patil (Malko), Pankaj Tripathi (Aatma Singh), Raghubir Yadav (Loknath) / Hindistan / 2017 / Renkli / 106´

Sinopsis:

Dünya prömiyerini Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde Forum bölümünde yapan ve burada ödül kazanan Newton, Hindistan’da seçim zamanı tarafsızlığını ve adaleti korumaya çalışan idealist bir memurun hikâyesini mizahi bir bakış açısıyla anlatıyor. Gönüllü seçim memuru Newton, sık ormanlarla kaplı Chhattisgarh eyaletinde, bir köydeki sandığa gözlemci olarak atanır. Ancak, helikopterle ulaşılan bu köyde seçmenlerden bürokratlara, Maocu teröristlerden güvenlik görevlilerine önüne birçok engel çıkacaktır. Newton demokrasi ve idealler hakkında sivri bir kara komedi.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Hindistan usulü “İtirazım Var” (Yönetmen: Onur Ünlü) filmi gibi olmuş.
  • Filmden bir replik: “Newton’san Newton’luğunu bil, Einstein’lik taslama”
  • Filmin mizahi dilindeki hiciv, taşlama üslubu Onur Ünlü’yü çağrıştırıyor.
  • Newton’un dürüstlüğünde “Dolap Beygiri” (Yönetmen: Atıf Yılmaz) filmindeki Memur Ali (İlyas Salman) havası var.

Eşik

image

Filmin Künyesi:

EŞİK | VERGE | Yönetmen: Erkan Tahhuşoğlu, Ayhan Salar / Senarist: Erkan Tahhuşoğlu, Ayhan Salar / Oyuncular: Senem Çelikkol, Bedia Yaman, Mine Özen, Raci Küçük, Zeynep Raif, Ali Meriç, Şaziye Güzel, Akan Atakan / Türkiye / 2016 / Renkli / 83´

Sinopsis:

Ülkenin eşiğinde bir şehir… Şehrin eşiğinde bir yol… Yolun eşiğinde, altlı üstlü yaşanan iki katlı bir ev… Bu evde yaşayan, kimi zaman deliliğin eşiğinde, kimi zaman bu eşiği geçmiş iki ayrı kuşakla karşı karşıyayız. Bu iki ayrı kuşağa ait, birbirinin aynası olan iki kadın ve bu iki kadının, birbirinin aynası olan hikâyeleri… Eşik’in hikâyesi beklemenin, özlemenin ve onun içerisinde yok olmanın, farklı kuşaklardan iki şizofren kadının hikâyesidir.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Vasat bir film olmuş. Bir ilk film olarak değerlendirildiğinde ise yine de başarılı ve eli yüzü düzgün bir çalışma.
  • Yoldan geçen araçları seslerinden tanıma oyunu güzeldi.
  • “Fikret Hanım”

Yaralı Kalpler

image

Filmin Künyesi:

YARALI KALPLER | INIMI CICATRIZATE | SCARRED HEARTS | Yönetmen: Radu Jude / Senarist: Radu Jude / Oyuncular: Lucian Teodor Rus (Emanuel), Ivana Mladenovic (Solange), Ilinca Harnut (Isa), Bogdan Cotlet (Victor) / Romanya / 2016 / Renkli / 141´

Sinopsis:

Aferim!’le Romen Yeni Dalgası’nın farklı bir sesine dönüşen Radu Jude, Yaralı Kalpler’le özgün, entelektüel ve sıcak bir filme imzasını atıyor. 1937’de kemik veremi hastalarının bulunduğu bir sanatoryumda geçen film, Romen yazar Max Blecher’ın otobiyografik romanından sinemaya uyarlanmış. Film, büyük acılar çeken hastaların sanatoryumdaki aile bağlarını, ilişkilerini, özellikle de yaşamın ne kadar güçlü olduğunu ana kahramanımız Emanuel’in rehberliğinde gösteriyor. 35mm ve ağırlıklı olarak statik kamerayla çalışan Jude, melankoliden yaşama sevincine uzanan duyguları yakalarken mizahtan da yararlanıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda beğendiğim bir film oldu.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Özellikle filmin ilk bölümündeki diyaloglar hem güzel hem de başarılı.
  • Sanatoryum sahneleri “Kelebeğin Rüyası” (Yönetmen: Yılmaz Erdoğan) filmini de hatırlattı biraz.
  • Filmde çok kullanılan bölümlendirmeleri başarılı bulmadım. İzlemeyi olumsuz etkiliyor.

Azgelişmişliğin Anıları

image

Filmin Künyesi:

AZGELİŞMİŞLİĞİN ANILARI | MEMORIAS DEL SUBDESAROLLO | MEMORIES OF UNDERDEVELOPMENT | Yönetmen: Tomás Gutiérrez Alea / Senarist: Tomás Gutiérrez Alea / Oyuncular: Daisy Granados (Elena), Sergio Corrieri (Sergio Carmona Mendoyo), Eslinda Núñez (Noemi), Omar Valdés (Pablo), René de la Cruz (Elena’nın Kardeşi), Beatriz Ponchova, Gilda Hernández / Küba / 1968/ Siyah-Beyaz/ 97´

Sinopsis:

Bu unutulmuş başyapıt, sadece Küba sinemasının değil politik sinema tarihinin de kilometre taşlarından biri. Fidel Castro’nun Küba’sına son derece çarpıcı bir bakış atan film, meselesini şablonlar üzerinden basite indirgemiyor ve kolay cevapların peşinde koşmuyor. Alea’nın biçimsel olarak yenilikçi, arayış içerisindeki sinema dili, toplumsal değişimlerin karmaşık doğasını perdeye yansıtmak için güçlü bir araç hâline geliyor. Martin Scorsese’nin The Film Foundation’ı aracılığıyla restore edilen yapıt The Guardian’ın belirttiği gibi ‘sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri’.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmde kullanılan görüntüler, fotoğraflar oldukça iyi.
  • Sergio karakterinde  Türk Sineması’nın Eray Özbal’ı havası var.

Ana, Sevgilim

image

Filmin Künyesi:

ANA, SEVGİLİM | ANA, MON AMOUR | ANA, MON AMOUR | Yönetmen: Cãlin Peter Netzer / Senarist: Călin Peter Netzer, Cezar Paul Bădescu, Iulia Lumânare / Oyuncular: Mircea Postelnicu (Toma), Diana Cavallioti (Ana), Carmen Tănase (Toma’nın Annesi), Vasile Muraru (Toma’nın Babası), Tania Popa (Ana’nın Annesi), Igor Caras Romanov (Igor), Adrian Titieni (Psiklog) / Romanya / 2016 / Renkli / 127´

Sinopsis:

Ana, Sevgilim, festivalde de gösterilen Çocuk Pozu’yla 2013’te Altın Ayı kazanan Romen yönetmen Calin Peter Netzer’den bir kara sevda filmi. Üniversite yıllarında tanışan Ana ve Toma birbirlerine âşık olur. İlişkileri derinleştikçe, Ana’ya psikolojik sorunlarında destek olmaya çalışan Toma’nın Ana ile birlikteliği bir bağımlılığa dönüşür. Bu sorunlu ilişkiyi psikanalize geniş yer açan bir senaryo, dinamik el kamerası ve doğal oyunculuklarla aktaran Netzer, Romen sinemasının genç kuşağının parlak isimleri arasındaki yerini pekiştiriyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel olarak oldukça başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo iyi yazılmış.
  • İlk başlarda Ana hastalıklı, Toma sağlıklıyken; zaman geçtikçe Toma hastalıklı, Ana sağlıklı oluyor.
  • “Ana gibi yar, Bükreş gibi diyar olmaz”
  • “Toma (Tinsel Olaylara Müdahale Adamı)”