Sieranevada

image

Filmin Künyesi:

SIERANEVADA | SIERANEVADA | Yönetmen: Cristi Puiu / Senarist: Cristi Puiu / Oyuncular: Branescu Mimi (Lary), Dana Dogaru (Nusa), Marian Ralea (Bay Popescu), Marin Grigore (Sebi), Rolando Matsangos (Gabi), Tatiana Iekel (Evelina) / Romanya / 2016 / Renkli / 173´

Sinopsis:

Bay Lazarescu’nun Ölümü’yle tanınan Cristi Puiu’nun yönettiği Sieranevada, Romanya Yeni Dalgası’nın son dönemde en heyecan verici temsilcisi. Bu yılki Cannes yarışmasının favorilerinden biri olan film, izleyiciyi bir yas evinde toplanmış kalabalık bir aileyle baş başa bırakıyor. Komünist aile dostundan, komplo teorilerine inanan kuzene birçok aile ferdiyle geçirilen vakit, izleyiciye insanlık durumlarından Romanya’nın yakın dönem tarihine uzanan bir yolculuk hissi veriyor. Mizahın ihmal edilmediği bu dram, hemen hemen tek bir mekânda geçse bile sinemanın imkânlarının ne kadar geniş olduğunu hatırlatan modern bir başyapıt. Sieranevada, Romanya’nın Oscar adayı olarak açıklandı.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Cristi Puiu filmlerinin kalitesi gittikçe yükselmekte.
  • Yönetmenlik, senaryo ve oyunculuklar oldukça iyi.
  • Annenin, çocuğuna kendisine hediye edilen egzersiz bisikletinin fiyatını sorma klasiği.
  • “Kapıları Tamamen Kapalı”
  • Bir türlü topluca yenemeyen yemek durumu “Burjuvazinin Gizli Çekiciliği” (Yönetmen: Luis Bunuel) filmini anımsattı.
  • “Bizim Büyük Terbiyesizliğimiz”

Hafta Sonu

image

Filmin Künyesi:

HAFTA SONU | WEEKEND | WEEK-END | Yönetmen: Jean-Luc Godard / Oyuncular: Mireille Darc (Corinne Durand), Jean Yanne (Roland Durand) / Fransa / 1967 / Renkli / 105´

Sinopsis:

Roland (Jean Yanne) ve Corinne (Mireille Darc) Durand çifti, bir yandan kendi âşıklarıyla bir olup birbirlerinin ölümünü tasarlarken, öte yandan da Corinne’in ölmekte olan babasını ve mirası bölüşmeyi reddecek olursa belki annesini de öldürme, böylece kendilerine düşen payı güvence altına alma planları yaparak ailenin taşradaki evine doğru yola çıkarlar.

Artılar

  • Mireille Darc oldukça başarılı bir oyunculuk sergilemiş.

Eksiler

  • Sanırım benim yıldızım Jean-Luc Godard sineması ile barışmayacak. Benim yönetmenim olmadığı artık kesin gibi.
  • Filmin çok katmanlı yapıda olması takip edilebilirliği zorlaştırıyor.
  • Senaryoyu başarılı bulmadım.

Keşif

  • Çiftimizde bir “Bonnie ve Clyde” (Yönetmen: Arthur Penn) filmindeki hava var biraz.
  • Filmin görsel atmosferi “Burjuvazinin Gizli Çekiciliği” (Yönetmen: Luis Buñuel) ve “Bonnie ve Clyde” (Yönetmen: Arthur Penn) filmlerinin bir karışımı gibiydi.
  • Bir sahnede Mozart’ın müziği övülürken modern müziğin ise bozucu bir etki yaptığından bahsediliyor. Bu düşünceyi filmdeki iki sahnede görmek de mümkün. Filmin başında aralıksız çalan korna sesleri modern müziği; başka bir sahnede çalan piyano ise Mozart’ın müziğini, klasik müziği temsil ediyor.
  • Filmde biraz belgesel havası da var.
  • Ormanda geçen bölümde karakterlerimiz ayrı bir kafada yaşıyorlar. Buradaki kimi sahneler bana “Öldürme Eylemi” (Yönetmen: Joshua Oppenheimer) filmindeki Anwar ve arkadaşlarını hatırlattı.
  • Çiftimizin bir sahnede yolda arabaya aldıkları başka bir çift bana, “Yaban Çilekleri” (Yönetmen: Ingmar Bergman) filminde bir sahnede yine arabaya alınan çifti anımsattı.
  • Filmde geçen şu cümle oldukça hoşuma gitti: “Mozart, yeni başlayanlar ve küçükler için kolaydır ama virtüözler için zordur”
  • Sürekli siyasal ve sosyal mesaj verme kaygısı filmi didaktik yapmış.

Öylesine

  • “Fransa’ya Yolculuk” 
  • “İki Gün, Bir Ömür”
  • “Kornalar ve Patlamalar”

İnsanları Seyreden Güvercin

image

Filmin Künyesi:

İNSANLARI SEYREDEN GÜVERCİN | A PIGEON SAT ON A BRANCH REFLECTING ON EXISTENCE | EN DUVA SATT PA EN GREN OCH FUNDERADE PA TILLVARON | Yönetmen: Roy Andersson / Oyuncular: Holger Andersson (Jonathan), Nisse Vestblom (Sam) / İsveç / 2014 / Renkli / 100´

Sinopsis:

Adı çoğu zaman Ingmar Bergman ile anılan, İsveç sinemasının usta yönetmeni Roy Andersson İkinci Kattan Şarkılar (2000) ve Siz, Yaşayanlar’ın (2007) ardından “yaşayanlar” üçlemesini tamamlıyor. Film, iki gezgin satıcıyı izliyor. Çağdaş zamanların Don Kişot ve Sanco Panza’sı gibi, bu iki bezgin adam, günümüzün, geçmişin ve geleceğin karmakarışık dünyasına bir bakış atıyor. Aynı anda absürt, gerçeküstü, öfke dolu, rahatsız edici, karanlık ve komik bu film, bir dalın uzerinden bizleri gözleyen bir güvercin gibi, bize yaşamın ihtişamını, insanoğlunun kırılganlığını ve yaklaşan kıyametini hatırlatıyor.

Artılar

  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin görsel atmosferindeki sadeliği ve soluk renkliliği beğendim.
  • Kamera çekim açılarını çok başarılı buldum. Ne çok yakın ne de çok uzak. Güvercin perspektifinden 🙂

Eksiler

  • Filmdeki parçalı anlatımın anlaşılırlığı olumsuz etkilediğini düşünüyorum.

Keşif

  • Filmin iyi olduğuna sevindim 🙂
  • Filmi kimi açılardan “Burjuvazinin Gizli Çekiciliği” (Yönetmen: Luis Bunuel) filmine benzettim. İzlerken farkına tam varamadığımız rüya sahneleri, bir türlü satılamayan şaka oyuncakları. Yakın temalar “Burjuvazinin Gizli Çekiciliği” filminde de var mesela: rüya sahneleri, bir türlü gerçekleşemeyen yemek buluşması.
  • Filmdeki karakterlerin yüzlerinde “ölü insan” gibi bir renk tonu olması yaşamın geçici olmasına dair bir vurgu yapar gibiydi.
  • Filmin girişinde anlatılan 3 türlü ölüm vakası oldukça başarılıydı. Hele 2. vakada sedyedeki yaşlı kadının elinden çantayı alma uğraşı ve onun bir güvercin gibi çırpınışı.
  • Filmin başında 3 ölüm türü gösteren yönetmen insanları eğlendirme ile ilgili de şaka oyuncakları üzerinden 3 yöntem öneriyor.
  • Sahnelerdeki görsel atmosfer yer yer Manoel De Oliveira filmlerini hatırlattı.
  • “Bir Öpücük Bir İçki” kampanyası ile insanların dev bir kazanın içerisine tıkılıp ateşe verildikleri sahneler güzeldi.

Öylesine

  • İnsanların Gizli Güvercinliği”

Esther

image

Filmin Künyesi:

ESTHER | Yönetmen: Amos Gitai / Oyuncular: Simona Benyamini, Mohammed Bakri, Juliano Merr, Zare Vartanian, Schmuel Wolf, David Cohen, Sarah Cohen, Rim Bani / İsrail-Avusturya-İngiltere / 1985 / Renkli / 97´

Sinopsis:
Dev bir “tableau vivant” olarak tasarlanan film Eski Ahit’teki Ester’in hikayesini anlatıyor. Kral Hşayarşa tarafından eş olarak seçilen Ester, Yahudi olduğunu bilmemektedir. Halkına karşı girişilecek bir komployu öğrendiğinde, onları kurtarmayı başarır. Hayatta kalma ve direniş mitini kullanan Gitai, Yahudilerin düşmanlarına karşı giriştiği intikam katliamlarını anlatıyor. Bu şiddet, günümüz olaylarında da yankılanıyor ve Gitai’nin hikayeyi filme çektiği Wadi Salib’deki yıkıntıların vurguladığı bir koşutluk yaratıyor.  Film Spirit of Exile (Sürgün Ruhu) adlı üçlemenin ilk filmi; diğer bölümler Berlin, Kudüs ve Golem’i içeriyor.

Artılar

  • Anlatıcı olarak filmde yer alan karakter (Schmuel Wolf) olumlu anlamda renk katmış.
  • Filmdeki mekanların yıkıntı, harabe biçimde olması filmin savaş ve intikam konularında vermek istediği mesajlar açısından uygun bir tercih olmuş.

Eksiler

  • Şarkılı/müzikli kısımlar sanki biraz fazla olmuş.
  • Filmin temposu genel anlamda düşük.

Keşif

  • Filmin son kısmında oyuncuların bir yandan yürürken bir yandan da teker teker kendi gerçek hikayelerinden bahsetmeleri bana “Burjuvazinin Gizli Çekiciliği” (Yönetmen: Luis Bunuel) filmindeki uçsuz bucaksız yolda yürüyüş sahnelerini çağrıştırdı.
  • Genellikle uzak plan çekimler ve sabit kamera kullanımı tercih edilmiş.
  • Haman’ın (Juliano Merr) Yahudilerin katledilmesi ile ilgili hazırlattığı fermanın okunması sırasında etrafta pek insan görmüyoruz. Hatta uzunca bir süre fermanın tekrar edildiği bir yerde ise çeşitli hayvanların toplanmış olduğunu görüyoruz. Bir nevi Nuh Tufanı’nın başka bir versiyonu gibi.

Öylesine

  • Kral’ın (Zare Vartanian) Esther (Simona Benyamini) için okuyacağı şarkı sanırım şöyle olurdu:
    “Esther’im biçim biçim”
    “Ölürüm Esther için”
    “Alem bana düşmandır”
    “Esther sevdiğim için”