Kefernahum

Kefernahum filminde Zain Al Rafeea (Zain) ve Treasure Bankole (Yonas),

Kefernahum filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

KEFERNAHUM | CAPHARNAÜM | Yönetmen: Nadine Labaki / Senarist: Nadine Labaki, Jihad Hojeily, Michelle Keserwany, Georges Khabbaz, Khaled Mouzanar / Oyuncular: Zain Al Rafeea (Zain), Yordanos Shiferaw (Rahil), Boluwatife Treasure Bankole (Yonas), Kawsar Al Haddad (Souad, Zain’in Annesi), Fadi Yousef (Selim, Zain’in Babası), Haita ‘Cedra’ Izzam (Sahar, Zain’in Kız Kardeşi), Alaa Chouchnieh (Aspro), Joseph Jimbazian (Harout, Hamamböceği Adam) / Lübnan / 2018 / Renkli / 120´ 

Sinopsis:

Filmlerinde çok farklı konular üzerinden de olsa, Lübnan’daki hayatın çeşitli yönlerine, hayatın adaletsizliği ve ekonomik eşitsizlik gibi temaları odağına alan Nadine Labaki bu kez de 12 yaşlarındaki Zain’in hikâyesi üzerinden anlattığı, dokunaklı bir filmle karşımızda. Kendisini dünyaya getirdikleri için ailesini dava eden, doğum belgesi bile çıkartamadıkları için yaşını kimsenin tam olarak bilmediği, kimliği olamayan ve bu yüzden ne okula gidebilen ne de hastaneye kabul edilen Zain, Lübnan’ın yoksul mahallelerinde çalışarak hayata tutunmaya çalışıyor. 11 yaşındaki kız kardeşi yanında çalıştığı adama satılınca sabrını kaybediyor. Kadrosu neredeyse tamamen amatör oyunculardan oluşan film, izleyenlere verdiği gerçeklik duygusunun yanında masalsı bir atmosfer de sunuyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda filmi beğendim.
  • Oyunculuklar özellikle de Zain ve küçük Yonas karakterleri çok başarılı.
  • Lunaparktaki mısır satıcısı kadın ve Hamamböceği Adam karakterleri oldukça renkli olmuş. Rahil’e çalışma izni alınması ile ilgili sahne ise bu dramatik film içerisindeki en gülümsetici bölüm olmuş.
  • Müzik kullanımını bazı noktalarda aşırı buldum.
  • Filmde anlatılan Sahar’ın adet görmesinin saklanması, ailesinin adet gördüğü için onu artık evlendirebileceklerini düşünmeleri gibi unsurlar “Halam Geldi” (Yönetmen: Erhan Kozan) filmini hatırlatır. Bu film ile ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.

Kefernahum Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Ayka

Ayka rolünde Samal Yeslyamova

Ayka filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

AYKA | Yönetmen: Sergei Dvortsevoy / Senarist: Sergei Dvortsevoy, Gennadiy Ostrovskiy / Oyuncular: Samal Yeslyamova (Ayka), Zhipara Abdilaeva (Chinara), Sergey Mazur (Veteriner) / Kazakistan / 2018 / Renkli / 100´ 

Sinopsis:

Bir önceki filmi Tulpan’la Cannes’da Belirli Bir Bakış ödülüne layık görülen Sergei Dvortsevoy, on yıllık bir aradan sonra 25 yaşındaki Ayka’nın hayata tutunma hikâyesini anlatıyor. Ayka, Moskova’da doğum yaptıktan hemen sonra hastaneden kaçar. Bir hafta boyunca bedenindeki tüm doğum sonrası etkileri görmezden gelerek ve yeni doğum yaptığını herkesten gizlemeye çalışarak iş aramaya başlar. Ancak çalışma izni olmayan bu kadına kimse iş vermek istemeyecektir. Ayka ilk sahneden itibaren izleyiciye kendi önyargılarını sorgulatan, hayata tutunma adına bireyin insanlığından nasıl ödün verebileceğini gözler önüne süren bir dram.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Modern sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Başrolde yer alan Samal Yeslyamova çok iyi bir oyunculuk sergilemiş.
  • Yönetmenin bir önceki filmi Tulpan’a göre oldukça farklı bir çalışma olmuş.
  • Hem filmin temposu hem de hareketli kamera kullanımı zaman zaman izlemeyi zorlaştırabiliyor.
  • Yavru köpeklerin yaralı annelerini emdikleri sahne güzeldi.

Ayka Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Acı Süt”
  • “Taşı Toprağı Altın Şehir”

 

Fransa’da Bir Mevsim

image

Filmin Künyesi:

FRANSA’DA BİR MEVSİM | UNE SAISON EN FRANCE | A SEASON IN FRANCE | Yönetmen: Mahamat-Saleh Haroun / Senarist: Mahamat-Saleh Haroun / Oyuncular: Sandrine Bonnaire (Carole Blaszak), Eriq Ebouaney (Abbas Mahadjir), Bibi Tanga (Etienne Bamingui), Ibrahim Burama Darboe (Yacine Mahadjir), Aalayna Lys (Asma Mahadjir) / Fransa / 2017 / Renkli / 97´

Sinopsis:

Çad asıllı yönetmen Mahamat-Saleh Haroun’dan Paris’in alt tabakasında ayakta kalma mücadelesi veren kaçak göçmenlerin hayatına gerçekçi ve dokunaklı bir bakış… Orta Afrika Cumhuriyeti’ndeki savaştan kaçarak Paris’e gelen iki kardeşten öğretmen olan Abbas manavlık, felsefe profesörü olan Etienne ise gece bekçiliği yapmaktadır. Her an polis tarafından ele geçirilerek sınır dışı edilme endişesiyle yaşayan kardeşler korku ve belirsizlik üzerine yeni bir hayat inşa etmeye çalışırken ellerinden gelebilecek en iyi şeyin onurlarını korumak olduğunu öğreneceklerdir. Haroun’un “Avrupa’ya sığınmış, yüzleri görülmeyen insanların hikâyesini” anlattığını söylediği Fransa’da Bir Mevsim, dünyanın en çok ziyaret edilen (ışıklar) şehri Paris’in hiç bilmediğimiz yönüyle bizi yüzleştiriyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar ve müzik tercihleri başarılı.
  • Film aslında hikaye anlamında çok yavaş ilerlemese de izlenirken yavaş ilerliyor hissi yaratıyor.
  • Amca Etienne karakteri ile ilgili tam bir bağ kurulamıyor. Amcanın çocuklarla bir arada olduğu bir sahne olmaması da ilginç geldi bana.
  • Senaryoda kimi eksiklikler olsa da sıcak ve keyifli bir film olmuş.
  • Film kullandığı samimi dil açısından göçmen konusuna değinen ve Fransa’da geçen “Umut Limanı” (Yönetmen: Aki Kaurismaki) filmini akıllara getiriyor.
  • 2015 yılında Altın Palmiye kazanan ve benzer bir konuya değinen “Dheepan” (Yönetmen: Jacques Audiard) filminden daha sıcak buldum bu filmi.
  • “Saint-Étienne “
  • “Yacine Saint-Germain”
  • “Haydi Abbas, vakit tamam;
    30 gün diyordun işte doldu zaman.”

Düğün

image

Filmin Künyesi:

DÜĞÜN | NOCES | A WEDDING | Yönetmen: Stephan Streker / Senarist: Stephan Streker / Oyuncular: Lina El Arabi (Zahira Kazim), Sébastien Houbani (Amir Kazim), Babak Karimi (Mansoor Kazim), Neena Kulkarni (Yelda Kazim), Olivier Gourmet (André), Alice de Lencquesaing (Aurore), Zacharie Chasseriaud (Pierre)/ Belçika / 2016 / Renkli / 95´

Sinopsis:

18 yaşındaki Pakistan asıllı Belçikalı Zahira, karnında büyüyen bebeğini doğurmaya kararlıdır. Tek sırdaşı olan ağabeyi ona destek olmaya söz verir, ama ailelerinin aklında bambaşka şeyler vardır. Zahira, üç kez görücüye çıkarıldıktan sonra işler iyice içinden çıkılmaz hale gelir. Stephan Streker’in ikinci filmi Düğün, artık kendi kararlarını özgürce vermek isteyen ikinci kuşak genç göçmenlerin ikilemlerini duygusal bir yaklaşımla ele alıyor. Gerçek bir hikâyeden esinlenen Düğün, Lina el Arabi’nin Zahira rolündeki müthiş performansıyla da güçleniyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel olarak başarılı bir film olmuş.
  • Tanıdık bir konusu ve tahmin edilebilir bir sonu olmasına karşın bütünlük anlamında iyi bir iş çıkarılmış.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Zahira ile sevgilinin ormana kaçmaları “Koca Dünya” (Yönetmen: Reha Erdem) filmini hatırlattı.
  • “Gözlerimi kaparım, Amir’liğimi yaparım”
  • Teknoloji ne kadar gelişse de fabrika ayarları her ülke insanı için farklı olabiliyor.

Dheepan

image

Filmin Künyesi:

DHEEPAN | Yönetmen: Jacques Audiard / Senarist: Jacques Audiard, Thomas Bidegain, Noé Debré / Oyuncular: Antonythasan Jesuthasan (Dheepan), Kalieaswari Srinivasan (Yalini), Claudine Vinasithamby (Illayaal), Vincent Rottiers (Brahim) / Fransa / 2015 / Renkli / 115´

Sinopsis:

Başta Coen kardeşler ve Xavier Dolan olmak üzere tüm Cannes jürisini kendine hayran bırakan, Pas ve Kemik ve Yeraltı Peygamberi filmleriyle tanıdığımız Jacques Audiard’ın Cannes’ın en büyük ödülünü kazanan son filmi, Paris’te Sri Lankalı üç mülteci üzerinden tüm dünyadaki sığınmacıların çektiği zorlukları ele alıyor. Filme adını veren Dheepan’ı 1980’lerde Tamil Kaplanları’nda çocuk asker olan romancı Antonythasan Jesuthasan canlandırıyor. Sri Lanka’da sona eren iç savaştan kaçabilmek için Dheepan, bir kadın ve bir kız çocuğuyla bir aileymiş gibi davranarak mülteci olarak Fransa’ya gider. Paris dışında bir toplu konuta yerleştirilen üçlü, bir yandan göçmen olarak kültür çatışmasını aşmaya çalışırken bir yandan da gündelik şiddetle ve “ailevi” meselelerle uğraşmak zorunda kalacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Sinematografi başarılı.

Eksiler

  • Hikayesini/derdini anlatmakta yetersiz kalıyor film.
  • Sonlara doğru yaşanan aksiyon anları böyle bir film için biraz ağır olmuş.

Keşif

  • Vasat bir film olmuş. Bu filmin 2015 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü almış olmasını garipsedim.
  • Brahim ile Yalini’nin kafa hareketleri yaptığı sahne güzeldi.
  • Filmin içerisinde ara ara gösterilen fil imgesi Dheepan’ın Sri Lanka’yı hep hatırlayacağını/unutmayacağını anlatmak ister belki de.

Öylesine

  • “Kapıcılar Dheepanı” 
  • “FREXIT”
  • “D-Blok”

Limonata

image

Filmin Künyesi:

LİMONATA | Yönetmen: Ali Atay / Oyuncular: Ertan Saban (Sakip), Serkan Keskin (Selim), Zekir Sipahi (Suat), Bedia Begovska (Anne), Funda Eryiğit (Nihal), Luran Ahmeti (Fuat), Selahattin Bilal (Ali Rıza) / Türkiye / 2015 / Renkli / 101´

Sinopsis:

Makedonya’da yaşayan Suat eski bir tır şoförüdür ve ölümcül bir hastalık nedeniyle yatağa düşer. Oğlu Sakip’i yanına çağırır ve ölmeden önceki tek arzusunu açıklar. Suat seneler önce İstanbul’da imam nikahı kıyarak bir kadınla evlenmiştir ve bu evlilikten bir çocuğu olmuştur. Ancak Suat bebekken terk ettiği bu çocuğu hiç görememiştir. Ölmeden önce tek dileği Selim adındaki ikinci çocuğunu bulup ondan helallik istemektir. Buna göre oğlu Sakip’ten İstanbul’a gidip kardeşini bulmasını ister. Sakip babasının emektar arabasına atlayıp elinde yalnızca kardeşinin adı ve eski bir adresle İstanbul yollarına düşer.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Bir ilk film olması anlamında vasatın az üstü olarak değerlendirilebilir.
  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Senaryo iyi bir şekilde biçimlendirilememiş.
  • Makedonca konuşmalar özellikle de Ertan Saban’ınki pek anlaşılamıyor.
  • Funda karakteri filmin hikaye örgüsüne çok çabuk dahil olup kayboluyor.

Keşif

  • Sakip’in “kardeş olmak” ile ilgili Selim’e yaşattığı “kendini sorgulama” onda herhangi bir değişim ile sonuçlanmıyor.
  • Mezarlıkta geçen sahneler Kuzey Avrupa filmlerindeki mizaha dair bir tat bıraktı izlerken.
  • Yanlış anlaşılmalar ve şivelerden dolayı gelişen komedi unsurları “Eyyvah Eyvah” (Yönetmen: Hakan Algül) filmini hatırlattı.

Öylesine

  • Bulunamadı.