Saf

Saf filminde Saadet Işıl Aksoy (Remziye) ve Erol Afşin (Kamil),

5.5 out of 10 stars (5,5 / 10)
Saf filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

SAF | Yönetmen: Ali Vatansever / Senarist: Ali Vatansever / Oyuncular: Saadet Işıl Aksoy (Remziye), Erol Afşin (Kamil), Onur Buldu (Fatih), Ümmü Putgül (Nevin), Kida Khodr Ramadan (Ammar), Gökhan Civan (Cafer), Ebru Ojen Şahin (Burcu), Kutay Sandıkçı (Rıza), Mihaela Trofimov (Ivona) / Türkiye / 2018 / Renkli / 102´ 

Sinopsis:

Saf, gecekonduda yaşayan bir çiftin mahallede çıkan kentsel dönüşüm söylentileri sonrasında değişen hayatlarını konu ediyor. Kamil, lüks site şantiyelerinin mahalleleri kuşattığı Fikirtepe’de, karısı Remziye’yle birlikte gecekonduda yaşayan naif bir adamdır. Uzun süredir işsiz olan Kamil, yoğun bir vicdan muhasebesinin ardından, yan mahallede yürütülen kentsel dönüşüm projesinin şantiyesinde, Suriyeli bir mültecinin yerine, gizlice işe başlar. İşyerinde karşılaştığı baskı ve mahallesinde artan tepkiler Kamil’i dönüştürmeye başlar; Kamil’in yaşadıkları, onunla birlikte en çok eşi Remziye’yi etkileyecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum.
  • Açıkçası Remziye karakterine hayat veren Saadet Işıl Aksoy’u başarılı bulamadım. Oyuncu seçimi anlamında kanaatimce yanlış bir tercih olmuş.
  • Kamil ile Remziye arasındaki sevgi, aşk ve bağlılık dışarıdan çok hissedilemiyor.
  • Bir inşaat işçisini odağına alması açısından “Babamın Kanatları” (Yönetmen: Kıvanç Sezer) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Kamil’in dürüst ve inandığı doğrulardan şaşmayan bir insan olması benzer bir karaktere sahip olan İran yapımı “İnatçı Bir Adam” (Yönetmen: Mohammad Rasoulof) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Kamil karakterinin saf ve iyi niyetli biri olması “Mutlu Lazzaro | Happy as Lazzaro” (Yönetmen: Alice Rohrwacher) filmindeki Lazzaro (Adriano Tardiolo) karakterini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Temizlik işlerinde çalışan Remziye ve Nevin karakterleri benzer iki kadının hikayesinin anlatıldığı “Toz Bezi” (Yönetmen: Ahu Öztürk) filmini hatırlatır. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasında yer alan değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Kahvede yapılan evlerin satılması/satılmaması ile ilgili “dayanışma” toplantıları Kemal Sunal’ın başrolünde yer aldığı “Yedi Bela Hüsnü” (Yönetmen: Natuk Baytan) filmindeki benzer sahneleri hatırlatır.

Saf Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

    • “Saf Lazzaro | Saf as Lazzaro”
    • “Saf Bir Adam”

 

Yüz

image

Filmin Künyesi:

YÜZ| TWARZ | MUG | Yönetmen: Malgorzata Szumowska / Senarist: Malgorzata Szumowska, Michal Englert / Oyuncular: Mateusz Kościukiewicz (Jacek), Agnieszka Podsiadlik (Jacek’in Ablası), Malgorzata Gorol (Dagmara – Jacek’in Sevgilisi/Nişanlısı), Roman Gancarczyk (Rahip), Dariusz Chojnacki (Jacek’in Abisi), Robert Talarczyk (Jacek’in Eniştesi), Anna Tomaszewska (Jacek’in Annesi), Martyna Krzysztofik (Jacek’in Yengesi), Iwona Bielska (Dagmara’nın Annesi) / Polonya / 2018 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Wimie… / …adına’yla Teddy ve Beden’le En İyi Yönetmen ödüllerini kazandığı Berlin Film Festivali’nden Yüz’le Jüri Büyük Ödülü alan Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska, yüz nakli ameliyatı üzerinden derin bir kimlik ve toplum eleştirisi yapıyor. Filmin ana karakteri, Polonya’da bir kasabada yaşayan ve buradan kaçma hayalleri kuran, metal müzik hayranı Jacek. Dünyanın en büyük İsa heykelinin inşaatında çalışan Jacek’e geçirdiği iş kazasının ardından Polonya’nın ilk yüz nakli uygulanır. Ameliyatın ardından herkesin Jacek’e karşı davranışı değişir. Kimlik, beden ve toplum politikalarına ciddi ancak kara mizahı ihmal etmeyen bir bakışla yaklaşan Szumowska, filmini “yetişkinler için bir masal” olarak tanımlıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Jacek’e yapılan “yüz nakli” bir anlamda toplumdaki “yüzsüzlük” kavramını da ortaya çıkarıyor.
  • Kiliseye, sağlık sistemine vb.  kurumlara, kimliklere yapılan eleştiriler güzel olmakla birlikte filmdeki gösteriş şekli fazla göze sokularak yapılıyor.
  • Filmin ilk yarısı daha başarılı.
  • Yönetmenin bir önceki “Beden” filmi yerine bu daha içine girilebilen ve özdeşleşilebilir bir film olmuş.
  • Jacek’in “yüz nakli” sonrasında reklam yüzü olarak kullanılması bir başka sıradan Şaban karakterinin (Kemal Sunal) reklam yüzü olduğu “Yüz Numaralı Adam” (Yönetmen: Osman Fahir Seden) filmini akla getirir.

Aquarius

image

Filmin Künyesi:

AQUARIUS | Yönetmen: KLEBER MENDONÇA FILHO / Senarist: KLEBER MENDONÇA FILHO / Oyuncular: SÔNIA BRAGA (Clara), MAEVE JINKINGS (Ana Paula), IRHANDIR SANTOS (Roberval), HUMBERTO CARRÃO (Diego) / Brezilya / 2016 / Renkli / 145´

Sinopsis:

İlk uzun metraj filmi Komşu Sesler ile !f 2013 Keş!f Yarışması’nı kazanan Kleber Mendonça Filho, !f’çiler için tanıdık bir isim. Filho’nun 2016’da Cannes Film Festivali’nin resmi yarışmasında prömiyerini yapan ikinci uzun metrajı Aquarius, yalnız yaşayan, 60’lı yaşlardaki emekli müzik eleştirmeni Clara’nın son derece etkileyici hikâyesini anlatırken bir yandan da günümüz Brezilya’sının toplumsal meselelerine ayna tutuyor. Yaşını dert etmeyen, geçmişi hatırlayan ancak geçmişe saplanıp kalmayan, evinin her yerine yayılan eski plakları da telefonuna indirdiği şarkıları da dinleyen, cinselliğini özgürce yaşayan Clara, kendisini canlandıran Sônia Braga’nın eşsiz performansının da etkisiyle, bu yıl sinemada yaratılmış en tastamam, en güçlü karakter olabilir. Sinema salonundan ayrıldıktan sonra, filmin müziklerini dinleyip Clara gibi bir arkadaşınız olduğunu hayal etmeye başlamanız çok mümkün.

Not: Yukarıdaki paragraf !f İstabul sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Filmde kullanılan müzikler keyifliydi.
  • Filmin müzik ve plaklarla kurduğu ilişki Çağan Irmak (Issız Adam, Unutursam Fısılda) filmlerini hatırlattı.
  • Filmin özellikle son (3.) bölümü oldukça iyi.
  • Yönetmen için filmdeki ses tasarımı ve kullanımı oldukça önemli diye düşünüyorum. “Komşu Sesler” filminde de benzer bir çabası vardı.
  • Yaşlı ve enerjik bir kadını odağına alması açısından “Gloria” (Yönetmen: Sebastián Lelio) filmini hatırlattı bu film bana.
  • Clara’yı evden çıkarmak inşaat firması yetkililerinin uyguladığı yöntemler “Kılıbık” (Yönetmen: Uğur İnan) filmini hatırlattı.

Babamın Kanatları

image

Filmin Künyesi:

BABAMIN KANATLARI | Yönetmen: Kıvanç Sezer / Senarist: Kıvanç Sezer / Oyuncular: Menderes Samancılar (İbrahim), Musab Ekici (Yusuf), Kübra Kip (Nihal), Tansel Öngel (Resul) / Türkiye / 2016 / Renkli / 101´

Sinopsis:

İbrahim, ciddi bir hastalığa yakalandığını öğrenen bir inşaat işçisidir. Onun için hayatındaki en kıymetli değer ise kendisinden uzaklarda yaşayan ailesidir. Yeğeni Yusuf ise işinde yükselme hırsıyla yanıp tutuşan genç bir işçidir. Amcasını anlamaktan çok uzaktır. İbrahim’in çalıştığı bu toplu konut şantiyesinde şartlar gitgide zorlaşırken her geçen gün zihninde aynı soru döner durur; arkasında ailesine ne bırakacaktır, yaşam mı, ölüm mü?

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Abartıldığı kadar güçlü bir film değil bence.
  • “Diyet” (Yönetmen: Ömer Lütfi Akad) filmini hatırladım. Resul -> Bilal Usta (Erol Taş) ; Yusuf -> Hasan (Hakan Balamir)
  • İbrahim’in anlattığı “Karınca” hikayesi güzeldi.
  • Ölüm/Kan parası verilmesi teması “Üç Maymun” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmini hatırlattı.

Neden Tarkovski Olamıyorum…

image

Filmin Künyesi:

NEDEN TARKOVSKİ OLAMIYORUM… | Yönetmen: Murat Düzgünoğlu / Oyuncular: Tansu Biçer (Bahadır), Menderes Samancılar (Hasan), Esra Kızıldoğan (Yonca), Vuslat Saraçoğlu (Ceyda) / Türkiye / 2014 / Renkli / 91´

Sinopsis:

Büyük hayalleri olan ve hayatını televizyona ucuz türkü filmleri çekerek sürdüren 35 yaşındaki bir yönetmenin, Bahadır’ın, traji-komik hikayesini konu edinen Neden Tarkovski Olamıyorum, Andrey Tarkovski’nin sanatına öykünen ve bir gün onun gibi filmler çekebileceğine inanan Bahadır’ın hayalleri ve hayatın gerçekleri arasında kalmışlığını anlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema’nın sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Tansu Biçer’in oyunculuğu oldukça iyi.

Eksiler

  • Senaryoda kimi yerler düz bir şekilde mesaj kaygısı taşıyor gibi.

Keşif

  • Özellikle TV filminin çekimi sırasındaki absürt durumlar pek güzel işlenmiş: Telleri olmayan saz, ismi “Ala Geyik” olmasına rağmen çekim için gerçek bir geyiğin bulunamaması vb. gibi.
  • Filmde Bahadır’ın arkadaşlarının beraber Andrey Tarkovski filmi izlerken sıkıldıkları görülüyor. Benzer bir durum “Uzak” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde Mahmut’un (Muzaffer Özdemir) Yusuf’u (Mehmet Emin Toprak) erken yatırma yöntemi olarak kullanılması şeklinde karşımıza çıkıvermişti.
  • Bahadır’ın senaryosunu yazdığı ve çekmek istediği filmin adı: “Issız”. Bu kelime pek bir onu tarif ediveriyor sanki.
  • Bahadır’ın durmadan çalan telefonları onu yönetmenlikten devamlı ıssızlaştırıyor.
  • Bahadır gerçek hayatta Tarkovski gibi film çekemiyor belki ama rüyaları en azından Tarkovski filmleri gibi.
  • Bahadır’ın Hasan ile olan dostluğunun film içerisindeki devamlılığı iyiydi.
  • Bahadır’ın en çok korktuğu şeylerden biri belki de ilki, durumunun babasının bitmek bilmeyen inşaatına benzeyecek olması. Bahadır da hayatını yönetememek, yönetmenliğini inşa edememekten korkuyor.
  • Bahadır’ın Tarkovski olamamasında dahili (aile, ev arkadaşları vb.) ve harici (yapımcı, sektör vb.) bedhahları var.
  • Finalde küçük bir aynada görünen Bahadır’ın sureti kadrajın tamamını kaplıyor sonrasında. Kendini dev kadrajında mı görüyor Bahadır acaba?

Öylesine

  • Bulunamadı.