Hemşire

image

Filmin Künyesi:

HEMŞİRE | Yönetmen: Dilek Çolak / Senarist: Dilek Çolak / Oyuncular: Evren Duyal (Leyla), Sermet Yeşil (Kerem), Aytaç Öztuna (Kerem’in Annesi), Serhat Özcan (Leyla’nın Eşi), Ayşe Tunaboylu (Leyla’nın Annesi) / Türkiye / 2018 / Renkli / 90´

Sinopsis:

Hemşire Leyla, kocasından şiddet gören, bunu da kimseyle paylaşamayan mutsuz bir kadındır. Hayatının rutinliği içinde sürekli rejim ve spor yaparak yaşadıklarını görmezden gelmeye çalışmaktadır. Bu esnada cezaevlerine operasyon düzenlenmiş, siyasi tutuklular hücre tipi cezaevlerine karşı açlık grevlerine başlamıştır. Leyla’nın çalıştığı hastaneye bu eylemcilerden biri getirilir. Bu genç adamın adı Kerem’dir. Leyla’nın aksine Kerem onu hayata bağlayacak her şeye sıkı sıkıya bağlı bir adamdır. Bu iki zıt insan zaman ilerledikçe birbirlerinin yaşamlarını ve seçimlerini sorgulamaya başlarlar. Biri inandığı bir siyasi görüş için hayatını ortaya koyarken diğeri çocuğu ve eşi için kendi yaşamından feragat etmektedir. Kerem’in hapsedildiği, içinden fiziksel olarak çıkamadığı oda bir süre sonra Leyla’nın mutsuzluğundan kurtulmak için seçtiği bir kaçış alanı olur.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo iyi yazılmış. Diyaloglardaki yer yer şiirsel ve masalsı üslup oldukça güzel.
  • Filmin hikayesindeki çatışma düzlemi iyi bir şekilde planlanmış. Bir tarafta kilolarından vazgeçmek için yememeye çalışan Leyla diğer tarafta ise ideallerinden vazgeçmemek için yememeye çalışan Kerem karakteri.
  • Görüntü yönetimini başarılı bulmadım. Daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum.
  • Serhat Özcan’ın hayat verdiği Leyla’nın eşi karakteri “Saklı” (Yönetmen: Selim Evci) filminde tipik orta sınıf tırnak içinde “muhafazakar” baba karakterine rol veren Settar Tanrıöğen’i hatırlattı.
  • Filmin ağırlıklı olarak hastane içerisinde geçmesi atmosfer olarak Romanya yapımı “Yaralı Kalpler” (Yönetmen: Radu Jude) filmini çağrıştırdı.

Düğün

image

Filmin Künyesi:

DÜĞÜN | NOCES | A WEDDING | Yönetmen: Stephan Streker / Senarist: Stephan Streker / Oyuncular: Lina El Arabi (Zahira Kazim), Sébastien Houbani (Amir Kazim), Babak Karimi (Mansoor Kazim), Neena Kulkarni (Yelda Kazim), Olivier Gourmet (André), Alice de Lencquesaing (Aurore), Zacharie Chasseriaud (Pierre)/ Belçika / 2016 / Renkli / 95´

Sinopsis:

18 yaşındaki Pakistan asıllı Belçikalı Zahira, karnında büyüyen bebeğini doğurmaya kararlıdır. Tek sırdaşı olan ağabeyi ona destek olmaya söz verir, ama ailelerinin aklında bambaşka şeyler vardır. Zahira, üç kez görücüye çıkarıldıktan sonra işler iyice içinden çıkılmaz hale gelir. Stephan Streker’in ikinci filmi Düğün, artık kendi kararlarını özgürce vermek isteyen ikinci kuşak genç göçmenlerin ikilemlerini duygusal bir yaklaşımla ele alıyor. Gerçek bir hikâyeden esinlenen Düğün, Lina el Arabi’nin Zahira rolündeki müthiş performansıyla da güçleniyor.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel olarak başarılı bir film olmuş.
  • Tanıdık bir konusu ve tahmin edilebilir bir sonu olmasına karşın bütünlük anlamında iyi bir iş çıkarılmış.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Zahira ile sevgilinin ormana kaçmaları “Koca Dünya” (Yönetmen: Reha Erdem) filmini hatırlattı.
  • “Gözlerimi kaparım, Amir’liğimi yaparım”
  • Teknoloji ne kadar gelişse de fabrika ayarları her ülke insanı için farklı olabiliyor.

Rüzgarın Hatıraları

image

Filmin Künyesi:

RÜZGARIN HATIRALARI | Yönetmen: Özcan Alper / Oyuncular: Onur Saylak (Aram), Sofya Khandemirova (Meryem), Mustafa Uğurlu (Mikhail), Murat Daltaban (Rasih), Ebru Özkan (Leyla) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 122´

Sinopsis:

Çekimleri İstanbul, Artvin ve Batum’da gerçekleştirilen film; çevirmen ve ressam Aram’ın, İkinci Dünya Savaşı döneminde, siyasi nedenlerle hayatını kurtarmak için İstanbul’dan kaçışını konu alıyor. Karadeniz’de Sovyet-Gürcistan sınırındaki bir orman köyünde sıkışıp kalan Aram için bu kaçış, çocukluğuna dair kayıp bir zamanın izlerini aramaya dönüşüyor. Dönemin siyasi ve kültürel atmosferi içinde; aşk, zaman, ölüm, sürgünlük, yurt, sınırlar, özgürlük ve yüzleşme temaları, belleğin geri dönüşü olmayan karanlık koridorlarına açılan kapılar olarak beliriyor Rüzgarın Hatıraları’nda.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Başarılı bir film olmuş hem yönetim hem de senaryo anlamında.
  • Oyunculuklar genel olarak iyi. Özellikle de Mustafa Uğurlu.
  • Görüntü yönetimi ve görsel atmosfer yaratımı başarılı.

Eksiler

  • Meryem ile Aram arasındaki aşkın filizlenmesi çok çabuk aktarılmış.
  • Filmin başında Aram’ın sevgilisi olarak düşündüğümüz/gördüğümüz Leyla karakteri ile ilgili daha sonra hiç bir bilgi verilmiyor.

Keşif

  • Filmde üç ayrı sahnede geçen “Yok bir şey” repliği aşağıdaki şekilde ve sırada tezahür eder.
    Aram      -> Mikhail
    Meryem -> Aram
    Mikhail  -> Meyem
  • Aram’ın rüzgarın hatırlattıklarını kağıda/ağaca dökmesi/çizmesi güzel bir uygulama olmuş.
  • Yönetmenin “Sonbahar” filminde de Mikhail diye bir karakter vardı.
  • Filmin sonunda gölün ortasında kayığın bir tabut işlevi görmesi “Sevmek Zamanı” (Yönetmen: Metin Erksan) filminin finalini hatırlattı.
  • Filmdeki savaş konusu, geçmişe dair hatıralar vb. gibi noktalar yer yer “Kuleli Ev” (Yönetmen: Eva Neymann) filmini anımsattı.

Öylesine

  • “Savaş Zamanı”
  • “Eksik Çizim”

Mustang

image

Filmin Künyesi:

MUSTANG | Yönetmen: Deniz Gamze Ergüven / Oyuncular: Güneş Nezihe Şensoy (Lale), Doğa Zeynep Doğuşlu (Nur), Elit İşcan (Ece), Tuğba Sunguroğlu (Selma), İlayda Akdoğan (Sonay), Ayberk Pekcan (Erol) / Fransa / 2015 / Renkli/ 97´

Sinopsis:

Dünya prömiyerini geçtiğimiz Mayıs ayında 68. Cannes Film Festivali’nde yapan, 21. Saraybosna Film Festivali’nde de En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu ve Seyirci ödüllerini kazanan Mustang; bir Karadeniz kasabasında büyükanne ve amcalarıyla yaşayan, büyüme çağındaki 5 yetim kız kardeşin özgürlük arayışlarını konu alıyor. Kasabanın oğlanlarıyla oynadıkları masum bir oyunun ardından hayatları cehenneme dönen Sonay, Selma, Ece, Nur ve Lale; maruz kaldıkları toplum baskısına karşı kendi yöntemleriyle direnmeye çalışırlar. Yönetmenliğini Deniz Gamze Ergüven yaptığı film, 88. Akademi Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” adayı oldu.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Ayberk Pekcan’ın oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Vasatın altında bir film olmuş.
  • Yönetim ve senaryoyu başarılı bulmadım.

Keşif

  • Kısmen benzer bir konuya eğilen “Halam Geldi” (Yönetmen: Erhan Kozan) bu filmden çok daha başarılıydı bence.

Öylesine

  • “Gülmeyen Gözler”
  • “Amcam Geldi”