Tutku Oyunu

image

Filmin Künyesi:

TUTKU OYUNU | L’AMANT DOUBLE | Yönetmen: François Ozon / Senarist: Joyce Carol Oates (Roman) François Ozon, Philippe Piazzo / Oyuncular: Marine Vacth (Chloé Fortin), Jérémie Renier (Paul Meyer / Louis Delord), Jacqueline Bisset (Chloé’nin Annesi) / Fransa / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Kırılgan bir genç kadın olan Chloé, depresyondadır. Sorunlarının üstesinden gelmek için gittiği psikyatristi Paul’a kısa süre içinde aşık olur. Aylar sonra birlikte yaşamaya başlayan ikilinin sağlıklı görünen ilişkileri, Chloé’nin, sevgilisinin gerçek kimliğine dair ondan bir şeyler sakladığını keşfetmesiyle gerilimli bir hal alır ve çift arasında bir köşe kapmaca başlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Güzel ve başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin gerilim tarafı yer yer korku türüne doğru evrilmiş.
  • Chloé kısa saçlı hali ile “Rosemary’nin Bebeği” (Yönetmen: Roman Polanski) filmindeki Rosemary (Mia Farrow) karakterini çağrıştırıyor. İki film arasında bazı noktalar açısından benzerlikler kurmak da mümkün. İki filmde de baş roldeki kadın karakterler iyi giden evlilikleri/birliktelikleri ile ilgili sıkıntılar yaşamakta ve depresyon geçirmekte. Oturdukları evin üst kat/yan kat komşuları tuhaf/gizemli.
  • Film ikiz olma durumunu ve duygusunu değişik bir biçimde ele almış.
  • “Rosemary’nin Kardeşi”
  • “Chloé Hanım’ın İkiz Düşleri”
  • “Chloé Hanım’ın Gündüz Terapileri”
  • “Kuzey Güney”

Aç Kalpler

image

Filmin Künyesi:

AÇ KALPLER | HUNGRY HEARTS | Yönetmen: Saverio Costanzo / Oyuncular: Adam Driver (Jude), Alba Rohrwacher (Mina), Roberta Maxwell (Anne) / İtalya / 2014 / Renkli/ 109´

Sinopsis:

Venedik Film Festivali’nde Adam Driver’a En İyi Erkek Oyuncu; filmin diğer başrol oyuncusu Alba Rohrwacher’a En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran yapım, birbirlerine ilk görüşte aşık olan bir çiftin hikayesini etkili bir dille anlatıyor. Jude ve Mina, New York’ta bir tesadüf eseri tanışıp ilk görüşte aşık olurlar. Jude’un sosyal ve girişken kişiliğini Mina sakinliği ve çekingenliği ile tamamlayınca ilişkileri evliliğe kadar gider. Kısa süre sonra bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından, çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina pek çok ilaç almakta, ağır bir diyet yapmaktadır ve bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, bu duruma müdahale etmeye çalışınca büyük bir aşk ile başlayan ilişkileri kırılma noktasına gelecektir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Vasatın az üstü bir film olmuş.
  • Filmin başlangıç sahnesi oldukça başarılıydı.

Eksiler

  • Anne ve baba karakterlerinin dış dünyadan yalıtılmış hali az da olsa inandırıcılık sorunu barındırıyor.

Keşif

  • Film yer yer aklıma “Rosemary’nin Bebeği” (Yönetmen: Roman Polanski) filmini getirdi.
  • Sondaki baba oğlun el ele yürüdükleri sahne ve çalan müzik güzeldi.
  • Düğün sahnesinde “Kırık Çember” (Yönetmen: Felix Van Groeningen) filmindeki bluegrass müzik grubu havası hakimdi.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Güeros

image

Filmin Künyesi:

GÜEROS | GÜEROS| GÜEROS | Yönetmen: Alonso Ruizpalacios / Oyuncular: Tenoch Huerta (Sombra), Sebastian Aguirre (Tomás), İlse Salas (Ana), Leonardo Ortizgris (Santos), Raul Briones (Furia), Laura Almela (Isabel), Adrian Ladron (Moco), Camila Lora (Aurora), Alfonso Charpener (Epigmenio), Alonso Ruizpalacios / Meksika / 2014 / Siyah-Beyaz / 108´

Sinopsis:

“Hem enerji dolu, hem de yaratıcı bir ilk film” olarak beğeni toplayan Güeros, şuradan şuraya gidemeyen bir yol filmi ve Fransız Yeni Dalgası’na da saygı duruşunda bulunan bir büyüme komedisi. Ulusal Üniversite öğrencileri greve gidince, birbirinin en iyi arkadaşı olan Santos ve Sombra ile kardeşi Tomás zaman geçirmek için enteresan yöntemler geliştirmeye başlar. Meksikalı efsanevi folk-rock müzisyeni Epigmenio Cruz’un bir hastaneye kaldırıldığını öğrendiklerinde “Bob Dylan’ı bile ağlatan” bu büyük adama, ölüm döşeğinde de olsa, saygılarını sunmak için yola düşerler. Başta son derece sıradan görünen bu yolculuk, gençler için Mexico City’nin gözle görünmez sınırları boyunca sürüp giden bir “kendini bulma” serüveni olacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf İKSV sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Vasatın az üstünde bir film olmuş.

Eksiler

  • Film ya devrimci gençlik ya da yol filmi olmanın hakkını tam olarak verebilseydi.
  • Yer verilen ve kullanılan öğeler gereği filmin mizahi yönü daha güçlü olabilirdi.
  • Epigmenio Cruz’un şarkılarına daha fazla yer verilseydi keşke.

Keşif

  • Sombra ve Santos’un  beraber evde kaldıkları sahneler bir TV ekranındalarmış izlenimi veriyor.
  • Evde elektrik kullanım fikri pek eğlenceliydi.
  • Filmden bir replik: “Geç gitmektense gitmemek daha iyidir”
  • Hem siyah-beyaz olması hem de kurduğu dil açısından film “Bozuk Düzen” i (Yönetmen: Roman Polanski) hatırlattı.

Öylesine

  • “Bozuk Devrim”