Üç Hayat

Üç Hayat filminde Behnaz Jafari ve Jafar Panahi

Üç Hayat filmi ile ilgili künye, sinopsis ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜÇ HAYAT |  THREE FACES | SE ROKH | Yönetmen: Jafar Panahi / Senarist: Jafar Panahi, Nader Saeivar / Oyuncular: Behnaz Jafari (Kendisi), Jafar Panahi (Kendisi), Marziyeh Rezai (Kendisi), Narges Del Aram (Marziyeh’in Annesi), Maedeh Erteghaei (Kendisi) / İran / 2018 / Renkli / 100´

Sinopsis:

“İran sinemasının en yetkin isimlerinden Jafar Panahi’nin Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi sosyal medyanın İran’daki popülerliğinden yola çıkıyor. Sanatçı, kendini ve ailesini bir sosyal medya olayının tam merkezine yerleştiriyor ve hem sanat dünyasını hem İran toplumunun huzursuzluğunu keskin gözlemciliğiyle mercek altına yatırıyor. Panahi, İran-Türkiye sınırında, ailesinin memleketi olan Azerice konuşulan köylerde çektiği Üç Hayat’ta film çekmesi yasaklandığı için intihar eden bir kızın mesajını instagram üzerinden alan ünlü yönetmen olarak kendini oynuyor. Filmde yer alan şiirler, devrim öncesinin en büyük sinema yıldızlarından, günümüzde film çekmesi yasak olan Shahrzad’a ait.

Not: Yukarıdaki paragraf FilmEkimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda vasat buldum. Bu filmin 2018 Cannes Film Festivalinde En İyi Senaryo ödülünü almış olması hiç hakkaniyetli olmamış kanımca.
  • Giriş bölümü güzel olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin içinde doğal bir kültür mozaiği yaratılmaya çalışılmışsa da kimi sahneler hikayeden ayrık ve zorlama olmuş.
  • Şehrazat karakteri “Kutsal Mahluk” (Yönetmen: Yavar Rzayev) filmindeki kadın ressam karakterini hatırlatır. Bu filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki yazıya buradan erişebilirsiniz.
  • Filmden bir replik: “Burada artist istemiyoruz”

Üç Hayat Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • Bulunamadı.

 

Kutsal Mahluk

image

Filmin Künyesi:

KUTSAL MAHLUK | Yönetmen: Yavar Rzayev / Oyuncular: Nuraddin Mehdikhanly, Vafa Zeynalova, Munavvar Aliyeva, George Gafarov / Azerbaycan / 2011 / Renkli / 83´

Sinopsis:
Film, bir ergenin, koyun sürüsüyle zor koşullar altında hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. İsmail annesi, kardeşleri ve otoriter babasıyla yaylada yaşıyor. Baharda ve yazın rahat bir hayat süren aile için, kışın gelmesiyle birlikte çile de başlıyor. Aile, fırtına gelmeden önce yayladan iniyor, ama İsmail sürüye bakmak için geride kalıyor

Artılar

  • Eşref’in, oğlu İsmail’e hediye edilen resim fırçalarını ateşe attığı sahnede, gözlerinden yaşlar süzülen İsmail’in babasına bakarken ki kamera görüntüsünün bulanık-buğulu olarak verilmesi güzel bir tercih olmuş.
  • Eşref’in ressam kıza tecavüz ettiği ve bu sırada gizlenmiş olan İsmail’in ressam kız ile göz göze geldikleri sahnenin planlanışı ve resmedilişi oldukça güzeldi.

Eksiler

  • Zaman zaman doğanın acımasız ve vahşi yüzünü göstermek isteyen yönetmenimiz bazı bölümlerde hazmı zor sahnelere de imza atmış. 

Keşif

  • İsmail ve babası Eşref arasındaki ilişki bana, “Beş Vakit” (Yönetmen: Reha Erdem) filmindeki “İmam” (Bülent Emin Yarar) ile çocuğu arasındaki ilişkiyi anımsattı.
  • Eşref’in, ressam kızın İsmail’e verdiği boya fırçalarını yaktığı sahne bana, “Ya Ya Ya Şa Şa Şa” (Yönetmen: Ümit Efekan) filminde “Kapıcı Selami”nin (Münir Özkul) kendisinden gizli futbol oynayan oğlu İlyas’ın (İlyas Salman) spor eşyalarının olduğu çantasını yakmasını hatırlattı.
  • Ressam kızın yaylada çiçeklerin arasında resim yapması bana, ünlü ressam Claude Monet’in bahçesindeki çiçeklerin arasında resim yapmasını çağrıştırdı.
  • Ressam kızın İsmail’e hediye ettiği resimlerdeki çıplak kadınlar, ergenlik dönemindeki İsmail’in coşkun heyecanlarına merhem oluyor.
  • Başroldeki çocuk karakterimizin isminin İsmail olarak tercih edilmesinin nedeni Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in başından geçen “kurban” olayı ile ilgili öykünme olabilir mi?
  • Filmimiz genel olarak yaz ve kış mevsimlerinde geçiyor. Yaz mevsiminde geçen sahnelerde film daha neşeli ve de Batılı enstrümanların ağırlıkta olduğu bir müzik eşlik ediyor sahnelere. Kış mevsiminde geçen sahnelerde ise film daha hüzünlü ve de Doğulu enstrümanların ağırlıkta olduğu bir müzik eşlik ediyor sahnelere.
  • Misafir olarak gelen ressam kız ailemizin düzenini yerinden sarsıyor.
  • Doğanın temel düzeninde gördüğümüz av ve avcı ilişkisini bu filmdeki Eşref karakterine de uygulayabiliriz. Eşref bir tek soğuk karşısında av konumunu üstlenirken; eşi, çocukları, ressam kız ve hayvanlar karşısında avcı konumunu üstleniyor.
  • Eşref’in geri dönüş yolunda soğuktan korunmak için üzerindeki özel giysinin içerisine girerek ana rahmindeki cenin pozisyonunu aldığı sahne belki de onun en masum olduğu sahne diye düşünebiliriz.

Öylesine

  •  “Getir Götür İsmail”.
  • “Soğuktu ve İsmail Çiseliyordu”.
  • Ressam kızı canlandıran aktrisi sima olarak Alin Taşçıyan’a benzettim.