Rosetta

image

Filmin Künyesi:

ROSETTA | Yönetmen:  Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne  / Oyuncular:  Émilie Dequenne (Rosetta), Fabrizio Rongione (Riquet), Anne Yernaux (Rosetta’nın Annesi) / Belçika / 1999 / Renkli / 95´

Sinopsis:

Rosetta, bir tır parkında alkolik annesiyle yaşayan 17 yaşındaki bir kızın hikayesi.

Artılar

  • Émilie Dequenne başarılı bir oyunculuk sergilemiş.
  • Rosetta’nın, beraber çalıştığı erkek arkadaşını patrondan gizli waffle sattığı için ispiyonladığı sahne oldukça çarpıcıydı ve beklenmedik bir anda gerçekleşti.

Eksiler

  • Filmin içerisine çok giremedim.
  • Filmin durağan ilerleyişi odaklanmayı zaman zaman zorlaştırıyor.

Keşif

  • Belki biraz da kameranın genellikle yakın plan çekmesinden olacak Rosetta’yı hem oyunculuk performansı hem de sima olarak “Mavi En Sıcak Renktir” (Yönetmen: Abdellatif Kechiche) filmindeki Adèle Exarchopoulos’a benzettim.
  • Rosetta’nın hikayesinin anlatılış biçimi, karakterin çıkmazları ve yolculuğu bana yer yer “Meleğin Düşüşü” (Yönetmen: Semih Kaplanoğlu) filmini anımsattı. O filmde Zeynep (Tülin Özen), sorunlu babası ve ona ilgi duyan bir genç etrafında geçen bir hikaye vardı. Burada da Rosetta, sorunlu annesi ve yine ona ilgi duyan bir genç var.
  • “Meleğin Düşüşü” filminde bir bavul kahramanımız Zeynep’in hayatını değiştirirken; bu filmde de bir waffle Rosetta’nın hayatını değiştiriyor.
  • Filmde dikkatimi çeken bir ayrıntı oldu. Kamera bize Rosetta’nın eski çizmelerini hep giyildiği sırada gösteriyor. Rosetta’nın çizmelerini çıkarışı yanlış hatırlamıyorsam hiç gösterilmiyor. Belki önemsiz bir ayrıntı ama ilgimi çekti nedense.
  • Rosetta’nın ağrıyan/üşüyen karnını saç kurutma makinası ile ısıtmaya çalışması güzel bir uygulamaydı.
  • Kameranın film süresince Rosetta’yı yakından izleme tavrı bana “Zerre” (Yönetmen; Erdem Tepegöz) filmini hatırlattı.
  • Un çuvalının üstünde yerde yattığı bir sahnede Rosetta ekmeğini adeta taştan çıkarıyor dedirtiyor.

Öylesine

  • “Adı Rosetta”
  • “Rosetta koş! İşten çıkarıyorlar”
  • “Rosetta’nın Düşüşü”

Mavi En Sıcak Renktir

image

Filmin Künyesi:

MAVİ EN SICAK RENKTİR | BLUE IS THE WARMEST COLOUR | LA VIE D’ADÈLE CHAPITRE 1 ET 2 | Yönetmen: Abdellatif Kechiche / Oyuncular:  Léa Seydoux, Adèle Exarchopoulos, Salim Kechiouche, Mona Walravens, Jérémie Laheurte  / Fransa  / 2013 / DCP / Renkli / 179’

Sinopsis:
Mavi renge bambaşka bir anlam yükleyen Abdellatif Kechiche’in son filmi, ilk kez gösterildiği Cannes Film Festivali’nde hem eleştirmenler hem de izleyiciler tarafından büyük ilgi görerek festivalin büyük ödülünü kazandı. Başkanlığını Steven Spielberg’in üstlendiği jüri, yönetmen Kechiche’le birlikte başrol oyuncuları Adèle Exarchopoulos ile Léa Seydoux’yu da Altın Palmiye’ye layık gördü. Cinselliğe çekincesiz yaklaşımı ve gerçekçiliğiyle sansür ve sanat tartışmalarına yol açan Mavi En Sıcak Renktir, biri henüz lise öğrencisi diğeri ise mavi saçlı bir sanatçı olan iki genç kızın yıllara yayılan birliktelikleri üzerinden yaşamı ve aşkı sorguluyor.

Artılar

  • “Adèle” rolünde Adèle Exarchopoulos ve “Emma” rolünde Léa Seydoux olağanüstü bir performans sergilemişler.

Eksiler

  • Filmde Adèle’in liseden sonraki üniversite hayatının atlanıp birkaç yıl sonrası ile devam edilmesi tercihinden çok emin olamadım.
  • Filmin ikinci yarısı olarak niteleyebileceğimiz Adèle ile Emma’nın birlikte yaşamaya başladıkları evrede, ikilinin aileleri ile olan ilişkileri hakkında pek bilgi alamıyoruz.

Keşif

  • Kamera genellikle yakın plan çalışmış. Özellikle film süresince adeta Adèle ile birlikte dolaşıyoruz. Bu durum bana “Zerre” (Yön: Erdem Tepegöz) filmini hatırlattı. Bu filmin her zerresinde de Adèle var.
  • Adèle’in final bölümünde Emma’nın sergi açılışına giderken tercih ettiği elbisenin mavi renkli olması anlamlı. Mavi’nin sıcaklığı Emma ile başlamıştı artık Adèle ile devam ediyor.
  • Adèle’in  cinsel tercih döngüsü:
    • Heteroseksüel »1» Homoseksüel
    • Homoseksüel  »2» Heteroseksüel
    • Heteroseksüel »3» Homoseksüel
    • Homoseksüel  »4» Heteroseksüel (?)
  • Büyük kavga sonrası ayrılan Adèle ve Emma’nın kafede buluşma sahnesi bana “Issız Adam” (Yön: Çağan Irmak) filmindeki benzer bir sahneyi anımsattı. Acaba karakterlerimize “Issız Adam” filmindeki gibi bir kafa sesi uyarlaması yapsak nasıl olurdu?
    • Adèle: Sen beni kovduktan sonra annen ve üvey babanın evine gittim. Babandan istiridye tarifi öğrenip, şarap tavsiyesi aldım.
    • Emma: Aslında Lise ile hiç mutlu değiliz. Çocuğu beni hiç sevmiyor. Gizli gizli senin öğretmenlik yaptığın anaokuluna gidip oradaki çocukları sevdim.
  • Kamera birçok defa Adèle uyurken onun aralık halindeki dudaklarını bize ilk olarak yakın plan gösteriyor. Belki de Adèle’i en masum yerinden izlemeye başlıyoruz her defasında.
  • Yönetmen Adèle – Emma arasındaki ilişkiyi kadın – erkek ilişkisindeki tüm evrelerden geçirmeye çalışmış.

Öylesine

  • “Adèle Gibi Sevenler”
  • “Çığlıklar ve Ağlamalar”
  • Adèle, “Yasak Emma”yı mı yemiş oldu acaba?