Lolo

image

Filmin Künyesi:

LOLO | Yönetmen: Julie Delpy / Oyuncular: Julie Delpy (Violette), Dany Boon (Jean-René Graves), Vincent Lacoste (Violette’nin Oğlu, Lolo), Karin Viard (Ariane) / Fransa / 2015 / Renkli/ 99´

Sinopsis:

Violette, 40 yaşında, hayatını moda sektörüne adamış başarılı bir kadındır. Yıllar boyunca farklı farklı sebeplerden dolayı uzun soluklu bir ilişkisi olamayan Violette, tatil için gittiği spa tesisinde şans eseri, bir bilgisayar dahisi olan Jean-René ile tanıştığında en sonunda aradığını bulur. Jean-René moda dünyasından ve Violette’in alışık olduğundan çok daha farklı biri olmasına rağmen, ikilinin arasında inkar edilemez bir kimya vardır. Ancak ilişkilerinin ciddiye binmesiyle Jean-René’nin aşması gereken bir engel daha vardır; Violette’in bir tanecik oğlu Lolo… Dışarıdan çok tatlı ve ilgili gözükmesine rağmen Lolo, Jean-René’yi bir türlü sevemez ve annesine layık bulmadığı bu adamı uzaklaştırmak için gizli bir harekat başlatır! Romantik filmlerin unutulmaz aktrisi Julie Delpy bu sefer hem yönetmen, hem senarist, hem de başrol olarak büyülüyor!

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda vasat bir film olmasına karşın keyifliydi. Karakteristik Fransız komedisi yanı var filmin.
  • Oyunculuklar başarılı.

Eksiler

  • Senaryo/hikaye tasarımı daha iyi yapılabilirmiş.

Keşif

  • Filmin jeneriği eğlenceliydi.
  • Filmin komedi tarzı ve Lolo karakterinin filmdeki yer alma biçimi François Ozon filmlerindeki karakterleri anımsattı.
  • Lolo’nun, annesi Violette’nin müstakbel eş adaylarıyla aralarını bozma oyunları “Gelinlik Kızlar” (Yönetmen: Atıf Yılmaz Batıbeki) ve “Gülşah Küçük Anne” (Yönetmen: Orhan Elmas) filmlerini hatırlattı.

Öylesine

  • “Lolo Hakkında Konuşmalıyız”

Sarmaşık

image

Filmin Künyesi:

SARMAŞIK | Yönetmen: Tolga Karaçelik / Oyuncular: Nadir Sarıbacak (Gemici Cenk), Kadir Çermik (Usta Gemici İsmail), Hakan Karsak (Kamarot Nadir), Osman Alkaş (Kaptan Beybaba), Özgür Emre Yıldırım (Gemici Alper), Seyithan Özdemir (Makineci Kürt), Ömer Acar (Efendi Kaptan) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 103´

Sinopsis:

Sarmaşık gemisi Mısır’dan yük aldıktan sonra tahliye limanına doğru yola çıkar. Sefer devam ederken geminin armatörü iflas eder ve Mısır’a vardıklarında armatörün liman parasını ödemediği anlaşılır, geminin üstünde haciz vardır. Liman yetkilileri gemiyi kimsenin uğramadığı demirleme alanına çekerler.

Mürettebattan gemiyi olası tehlikelere karşı hareket ettirebilecek sayıda kişinin kalması gerektiğini belirtirler. Zabitlerden bir kişi, iki gemici, bir makineci, mutfaktan bir kişi, bir usta gemici ile beraber toplamda altı kişinin gemide kalması gerekmektedir. Pasaportları ellerinden alınır ve ne zaman biteceği belli olmayan maceraları Mısır açıklarında böylece başlar.

Hepsinin kalmayı seçişindeki hikaye başkadır. Yolculuğun başında başlayan gruplaşmalar zamanla yerini sert tartışmalara bırakır. Yiyecek ve içeceğin iyice azalmasıyla kavgalar büyür ve gemi insanın insanı avladığı bir alana dönüşür.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Genel anlamda başarılı bir film olmuş.
  • Oyuncu seçimi ve oyunculuklar başarılı.
  • Filmin girişi oldukça başarılı ve çarpıcı yapılmış.

Eksiler

  • Makineci Kürt karakterinin film içerisindeki ele alınışını, kullanım tercihini çok beğenemedim.
  • Bir noktadan sonra film odak noktasını kaybediyor, tıkanma yaşıyor gibi geldi bana.

Keşif

  • Gemici Cenk’in anlattığı eski iş maceraları keyifliydi.
  • Atmosfer, karakterler açısından “Gemide” (Yönetmen: Serdar Akar) filmini anımsattı bu film.
  • Makineci Kürt fiziki yapısı itibarı ile “Tarkan Viking Kanı” (Yönetmen: Mehmet Aslan) filmindeki Orso’yu (Hüseyin Alp) hatırlattı.
  • Kaptan Beybaba karakterinde bir gemici Nuri Alço havası var biraz.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Annem

image

Filmin Künyesi:

ANNEM | MIA MADRE | Yönetmen: Nanni Moretti / Oyuncular: Margherita Buy (Margherita), John Turturro (Barry Huggins), Giulia Lazzarini (Ada), Nanni Moretti (Giovanni), Beatrice Mancini (Livia) / İtalya / 2015 / Renkli/ 107´

Sinopsis:

Ergen bir kız, şahane bir anne, bir de kendini beğenmiş Amerikalı film yıldızı. Hayatı alt üst olmuşken yeni filmini bitirmeye çalışan kadın yönetmenin son dertleri bunlar. Sinemacı Margerita annesinin ölümcül bir hastalığa yakalanmasıyla duygusal açıdan yıkılmıştır. Sanki yetmezmiş gibi, (Moretti’nin canlandırdığı) aşırı dirayetli abisi sayesinde kendini iyice yetersiz hissetmeye başlar.

Çektiği filmin Amerikalı yıldız oyuncusunun ukalanın teki çıkması da bardağı taşıran son damla olur. Nanni Moretti’nin bu yarı-otobiyografik filmi, dramla mizahı ustaca harmanlıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Başarılı bir film olmuş.
  • Oyunculuklar çok iyiydi. Özellikle de Margherita Buy ve John Turturro.
  • Müzik filmde iyi bir şekilde kullanılmış.

Eksiler

  • Hikayenin varacağı nokta belli olduktan sonra film süre anlamında hafif uzun tutulmuş.
  • Giovanni’nin kardeş olma anlamındaki varlığı filmde çok iyi hissettirilemiyor.

Keşif

  • Film, aile kavramına getirdiği bakış ve duygulara dokunma anlamında Japon filmlerini anımsattı.
  • Sinema dünyasına ve onun içindeki kişilere (yönetmen, oyuncu vb. gibi) yapılan öz eleştiriler güzeldi.
  • Margherita karakteri üzerinden yönetmenin yaptığı tespitler ve/veya anlatmaya çalıştığı şeyler biraz Ingmar Bergman filmi gibi hissettirdi.

Öylesine

  • “Latin Çilekleri”

Abluka

image

Filmin Künyesi:

ABLUKA | Yönetmen: Emin Alper / Oyuncular: Mehmet Özgür (Kadir), Berkay Ateş (Ahmet), Tülin Özen (Meral), Müfit Kayacan (Hamza), Ozan Akbaba (Ali) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 119´

Sinopsis:

20 yıl hapis yattıktan sonra, Kadir şartlı tahliye olur. İstanbul büyük bir siyasal karmaşa içindedir, polis ise failleri yakalamak için önlemlerini her geçen gün arttırmaktadır. Emniyette yüksek bir mevkide olan Hamza, şartlı tahliye karşılığında Kadir’e bir iş bulmasında yardımcı olur. Kadir bir çöp toplayıcısı gibi çalışarak gecekondu mahallelerinde muhbirlik yapmaya başlar. Çöplerde bomba yapım malzemeleri olup olmadığını araştırmakta, buna göre istihbarat bilgisi üretmektedir. Kadir, kardeşi Ahmet’i çalıştığı mahallelerden birinde bulur. Ahmet ise belediyede sokak köpeklerinin itlafından sorumlu birimde çalışmaktadır. Ahmet, Kadir’in yakın bir abi-kardeş ilişkisi kurmak için çabalarını karşılıksız bırakır. Ahmet’in mesafeli tutumu, Kadir’i çeşitli komplo teorileri üretmeye yöneltir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi oldukça beğendim.
  • Oyunculuklar, özellikle de Mehmet Özgür çok başarılı.
  • Filmin zorlama yapmadan mizahi unsurlar içermesi güzel olmuş.

Eksiler

  • Ahmet’in evin içerisindeki inşa girişimi tam olarak aktarılamıyor.

Keşif

  • Kadir’in, çöpleri karıştırırken tabiri caizse bir köpek gibi koklaması; kardeşi Ahmet’in ise köpek itlaf ekibinde olması.
  • Ahmet’in yaralı köpek ile olan sahneleri güzeldi.
  • Rüya sahneleri film içerisine çok iyi eklemlenmiş.
  • Filmde atmosfer kurma o kadar başarılı ki izlerken biz de abluka altında hissediyoruz kendimizi.
  • Kadir’in emniyet tarafından kullanılması ve sonlara doğru onlarla karşı karşıya gelmesi aklıma “Kabadayı” (Yönetmen: Ömer Vargı) filmini getirdi.

Öylesine

  • “Mahkumiyet”

Nefesim Kesilene Kadar

image

Filmin Künyesi:

NEFESİM KESİLENE KADAR | Yönetmen: Emine Emel Balcı / Oyuncular: Esme Madra (Serap), Riza Akin (Baba), Gizem Denizci (Dilber) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 94´

Sinopsis:

Serap bir tekstil atölyesinde ortacıdır. Ablası ve eniştesiyle birlikte yaşamak, onun için giderek çekilmez bir hal almıştır. Serap’ı ayakta tutan tek şey, uzun yol şoförü olan babasıyla yeni bir eve çıkabilme umududur. Sürekli uzaklarda olan babasının kayıtsızlığı arttıkça köşeye sıkışan Serap, ipleri eline almaya karar verir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Esme Madra’nın ve Gizem Denizci’nin oyunculukları başarılı.

Eksiler

  • Filmin finali daha iyi olabilirdi.

Keşif

  • Film genel anlamda vasat sayılır.
  • Sonlara doğru dahil olan Serap’ın yetiştirme yurdundan arkadaşı filme oldukça olumlu bir katkı yapmış.
  • Serap, babası ile ilgili düşüncelerinde, hayallerinde aslında bir “serap” görmüş.
  • Konu ve işleniş açısından akıllara “Zerre” (Yönetmen: Erdem Tepegöz) filmini getirse de başarı çıtası daha düşük.
  • “Yoksul” (Yönetmen: Zeki Ökten) filmindeki gibi bir sınıf atlama çabası da var bu filmde.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Mustang

image

Filmin Künyesi:

MUSTANG | Yönetmen: Deniz Gamze Ergüven / Oyuncular: Güneş Nezihe Şensoy (Lale), Doğa Zeynep Doğuşlu (Nur), Elit İşcan (Ece), Tuğba Sunguroğlu (Selma), İlayda Akdoğan (Sonay), Ayberk Pekcan (Erol) / Fransa / 2015 / Renkli/ 97´

Sinopsis:

Dünya prömiyerini geçtiğimiz Mayıs ayında 68. Cannes Film Festivali’nde yapan, 21. Saraybosna Film Festivali’nde de En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu ve Seyirci ödüllerini kazanan Mustang; bir Karadeniz kasabasında büyükanne ve amcalarıyla yaşayan, büyüme çağındaki 5 yetim kız kardeşin özgürlük arayışlarını konu alıyor. Kasabanın oğlanlarıyla oynadıkları masum bir oyunun ardından hayatları cehenneme dönen Sonay, Selma, Ece, Nur ve Lale; maruz kaldıkları toplum baskısına karşı kendi yöntemleriyle direnmeye çalışırlar. Yönetmenliğini Deniz Gamze Ergüven yaptığı film, 88. Akademi Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” adayı oldu.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Ayberk Pekcan’ın oyunculuğu başarılı.

Eksiler

  • Vasatın altında bir film olmuş.
  • Yönetim ve senaryoyu başarılı bulmadım.

Keşif

  • Kısmen benzer bir konuya eğilen “Halam Geldi” (Yönetmen: Erhan Kozan) bu filmden çok daha başarılıydı bence.

Öylesine

  • “Gülmeyen Gözler”
  • “Amcam Geldi”

Mantıksız Adam

image

Filmin Künyesi:

MANTIKSIZ ADAM | IRRATIONAL MAN | Yönetmen: Woody Allen / Oyuncular: Joaquin Phoenix (Abe), Emma Stone (Jill), Parker Posey (Rita), Jamie Blackley (Roy) / ABD / 2015 / Renkli/ 96´

Sinopsis:

Abe Lucas (Joaquin Phoenix), son dönemlerde yaşamaktan zevk alamayan, duygusal olarak dibe vurmuş bir felsefe profesörüdür. Abe, politik aktivizmden okulda verdiği derslere kadar yaptığı hiçbir şeyle fark yaratamadığına inanmaktadır.

Hayatında yeni bir sayfa açmak için küçük bir kasabaya yerleşir ve orada ders vermeye başlar. Burada tanıştığı Rita Richards (Parker Posey), aynı üniversitede hocalık yapan, mutsuz bir kadındır. Abe’den onu mutsuzluğunun en büyük kaynağı olan evliliğinden kurtarmasını istemektedir. Öğrencisi Jill Pollard (Emma Stone) ise sınıfın en başarılısıdır ve zamanla Abe’le aralarında bir arkadaşlık başlar. Jill her ne kadar erkek arkadaşı Roy (Jamie Blackley)’a aşık olsa da Abe’in ıstırap dolu, sanatçı kişiliğini ve egzotik geçmişini karşı konulamaz derecede çekici bulmaya başlar. Abe’in her geçen gün bir yenisi eklenen davranış bozukluklarına rağmen Jill’in ona karşı hissettiği duygular güçlenmektedir. Jill’in arkadaşlıklarını romantik bir ilişkiye dönüştürme çabalarını Abe hep püskürtmektedir.

Ancak Abe ve Jill’in bir yabancının konuşmasına kulak misafiri olup Abe’in olaya dahil olmasıyla işler değişir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Woody Allen’den beklendik kalitede olmasa da izlemeye değer bir film olmuş.

Eksiler

  • Filmin hikaye kurgusundaki bağlamalar daha iyi yapılabilirmiş.

Keşif

  • Abe’nin profesörü takip etmesi ile ilgili sahneler aklıma “Tokatçı” (Yönetmen: Natuk Baytan) filmini getirdi.
  • Abe yazdıkları ile değil de daha çok yaşadıkları ile felsefe yapıyor.

Öylesine

  • Bulunamadı.

Bulantı

image

Filmin Künyesi:

BULANTI | Yönetmen: Zeki Demirkubuz / Oyuncular: Zeki Demirkubuz (Ahmet), Şebnem Hassanisoughi (Neriman), Öykü Karayel (Aslı), Çağlar Çorumlu (Beşir), Cemre Ebuzziya (Özge) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 116´

Sinopsis:

Sevgilisiyle birlikte olduğu gece karısı ve küçük kızını trafik kazasında kaybeden Ahmet, “akıl-fikir işleri” yapan mühim bir şahsiyettir.

Kimseyi umursamayan, hiçbir şeyin önünde eğilmeyen biri olarak bu trajik olaydan pek etkilenmeden yaşamına devam eder ama bir süre sonra, görünürde bir sebep olmaksızın kendinde ve yaşamında bazı değişimler olmaya başlar.

Küçük terslikler, tuhaf aksilikler art arda gelmekte, çok sevdiği kadınlarla arası bozulmakta, hayat karşısında zorlanmakta ve kendisinden beklenmeyecek zafiyetler göstermektedir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Vasatın az üstünde bir film olmuş.
  • Şebnem Hassanisoughi’nin oyunculuğu başarılı olmakla beraber genel anlamda oyunculuklar vasattı.

Eksiler

  • Özge’nin telefonunun, kapı zilinin sürekli çalması biraz abartılı bir sahne olmuş gibi.

Keşif

  • Özge’nin evinde Ahmet’in odaya saklanması ve dışarı çıkmamayı yeğlemesi onun karakterine dair iyi bir uygulama olmuş.
  • “Bulantı” kelimesini filme çok uygun buldum. Ahmet’in içinde bulunduğu ruh halinde, kardeşi, anne ve babası ile olan ilişkisinde ve pek çok noktada bulantılı bir durum görmek mümkün.

Öylesine

  • “Bulantının mumu yatsıya kadar yanar”.

45 Yıl

image

Filmin Künyesi:

45 YIL | 45 YEARS | Yönetmen: Andrew Haigh / Oyuncular: Charlotte Rampling (Kate Mercer), Tom Courtenay (Geoff Mercer), Dolly Wells (Charlotte) / İngiltere / 2015 / Renkli/ 95´

Sinopsis:

Çocuk yapmadan 45 yıl evli kalan Kate ve Geoff Mercer, evlilik yıl dönümlerini bir partiyle kutlama hazırlıkları içindedir. Ancak Geoff’un aldığı bir mektup ikisini de sarsacaktır. İsviçre’den gelen mektupta bir cesedin bulunduğu yazılıdır. Ceset, Geoff’un, 1962’de gittikleri tatilde bir yürüyüş sırasında yarılmış bir buzulun içine düşüp ölen, Kate’den önceki kız arkadaşı Katya’ya aittir. Kate parti hazırlıklarını sürdürse ve çiftimiz kutlama için romantik bir heyecan duysa da Kate, Geoff’un sürekli Katya olayıyla meşgul olmasından git gide daha fazla rahatsızlık duyar. Geoff tekrar sigaraya başlar; eski aşkıyla dertsiz tasasız geçirdikleri günleri anar; tavan arasında onun fotoğraflarını arar ve arkadaşlarının, eski meslektaşlarının yaşlanış şekillerini acı acı eleştirir. Kate kocasını Katya konusunda sıkıştırdığında, yaşasaydı onunla evlenmiş olacağını öğrenir. Geoff’un arkadaşlarıyla çıktığı bir yemek sırasında Kate tavan arasındaki eskileri karıştırarak Katya’nın fotoğraflarını bulur. Fotoğraflarda, Katya öldüğünde hamiledir. Kutlama yaklaştıkça geçmişlerini deşmeye, geleceklerini gölgelemeye başlarlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar oldukça başarılı.
  • Diyaloglar sade ve etkileyici olmuş.

Eksiler

  • Film kimi sorulara tam bir açıklık getiremiyor.

Keşif

  • Kate ve Geoff ‘un ilk danslarının parçası: “Go Now” (The Moody Blues)
  • 45 yıldır birlikte olan Kate ve Geoff, Katya ile ilgili gelen mektuptan sonraki 4.5 günün her birini 45 yıl gibi geçirdiler.
  • Geoff geçmişini halının altına değil tavan arasına süpürmüş.

Öylesine

  • 45’lik”
  • “Hatırlarsam Fısıldama”

Her Şey Güzel Olacak

image

7 out of 10 stars (7 / 10)

Filmin Künyesi:

HER ŞEY GÜZEL OLACAK | EVERY THING WILL BE FINE | Yönetmen: Wim Wenders / Oyuncular: Rachel McAdams (Sara), James Franco (Tomas Eldan), Charlotte Gainsbourg (Kate), Marie-Josée Croze (Ann) / Almanya / 2015 / Renkli/ 118´

Sinopsis:

Trajik bir araba kazası sonrasında içine girdiği vicdani döngü genç bir yazar olan Tomas’ı başka birine dönüştürürken, bir yandan da yazar kimliğini beslemesine yol açar. Yıllar içinde değişen yaşamını izlerken, yavaş yavaş olayın izlerinin silindiğini gördüğümüz hikâyede, Tomas’ın karşısına hiç ummadığı bir “hatırlatıcı” çıkacak ve gerçek bir yüzleşme yaşamadan da peşini bırakmayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyuncu seçimlerini başarılı buldum.
  • Görsel atmosfer iyi yaratılmış.

Eksiler

  • Karakterlerin yaşlılık sahneleri çok başarılı olmamış.

Keşif

  • Tomas’ın, çarpmaktan kurtulduğunu sanarak çocuğu evine götürmesi ve sonrasında gerçeği öğrendiğimiz sahne oldukça güzeldi.
  • Faulkner okurken çocuklara göz kulak olmayı kaçırmak…

Öylesine

  • Yazarın Dönüşü”
  • “AuthorHood”