Bağcık

Bağcık filmi
8 out of 10 stars (8 / 10)

Bağcık filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

BAĞCIK | THE SHOELACE | Yönetmen: Görkem Yeltan / Senarist: Asuman Kafaoğlu Büke, Yalçın Akyıldız, Görkem Yeltan / Oyuncular: Kaan Çakır (Turgut), Pınar Tuncegil (Peri), Okan Yalabık (Sinan), Ali Atuğ (Ömer), Alin Yeltan (Alin), Derin Yeltan (Derin), Yeşim Koçak (Yelda) / Türkiye / 2018 / Renkli / 94´ 

Özet:

Anne-babaları ölen iki kız kardeş, anneannelerinin Kanada’ya gidişiyle kısa süreliğine amcalarının Bodrum’daki evine yollanır. Kızlara bakıcı olarak ayarlanan pilates hocasıyla amcaları arasında bir yakınlaşma başlar. Kızlar Kanada’ya gitmek yerine Bodrum’da onlarla yaşamak istemektedir. Engelli olduğundan kızların orada kalmasını aklına bile getirmeyen amca tam da fikrini değiştirecekken, sevdiği kadının ondan bir şey sakladığını öğrenir. Kızlar Bodrum’da mı kalacaktır yoksa gitmek istemedikleri Kanada’ya mı yollanacaktır?

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Senaryo başarılı.
  • Müzikler keyifli ve başarılı.
  • Danslı animasyon sahnesi güzel bir uygulama olmuş.
  • Filmden bir replik: “Mutlu olduğum için değil mutlu olmak için dans ediyorum”
  • Filmden bir replik: “Sıcağı sever misin? Gölge varsa evet”
  • Filmdeki karakterler “bağcık” sözcüğü üzerinden değerlendirilse nasıl olurdu acaba?
    Turgut: Bağcığı korunaklıdır, kolay kolay çözülmesine müsaade etmez.
    Peri: İnsanlarla kolay anlaşabildiği/iletişim kurabildiği için kolay şekilde bağcık yapabilir.
    Alin: Kendi bağcığının çaresine bakabilir.
    Derin: Bağcığını güvendiği birinden yapmasını ister.
  • Filmin sakin ve dingin bir tonda/yapıda olması Japon aile filmlerini hatırlatır. Özellikle de Hirokazu Kore-eda filmlerini (“Arakçılar”, “Fırtınadan Sonra” vb. gibi).

Bağcık Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Bağdan Adam”
  • “Bak Bir Bağmış Bir Yokmuş”

Benim Babam, Benim Oğlum

image

Filmin Künyesi:

BENİM BABAM, BENİM OĞLUM | LIKE FATHER, LIKE SON | SOSHITE CHICHI NI NARU| Yönetmen: Hirokazu Kore-eda / Oyuncular:  Masaharu Fukuyama, Machiko Ono, Yoko Maki, Lily Franky / Japonya  / 2013 / DCP / Renkli / 120’

Sinopsis:
İnsan nasıl baba olur, kan mı çeker yoksa zamanla mı? Kimse Bilmiyor, Bitmeyen Yürüyüşve Bir Dilek Tuttumfilmleriyle ünlenen Hirokazu Kore-eda’nın, ilk gösteriminde dakikalarca ayakta alkışlanan bu son filmi, Cannes’da 1987’den bu yana Jüri Ödülü kazanan ilk Japon filmi oldu. Doğumdan altı yıl sonra bebeklerinin hastanede karıştığını öğrenen, birbirinden çok farklı iki aileyi izleyen filmin başrolünde Japonya’nın şöhretli şarkıcılarından Masaharu Fukuyama var. Filmin çıkış noktası, Japonya’da 1970’lerde hastane doğumlarının artmasıyla yaşanan benzer karışıklıkların olması.

Artılar

  • Tüm oyuncular ve özellikle de çocuk oyuncular çok başarılı.
  • Senaryo filmin başarısındaki önemli etkenlerden biri.

Eksiler

  • Yok.

Keşif

  • Yıllar önce aynı  yönetmenin severek izlediğim “Bitmeyen Yürüyüş” filmindeki tadı aldım.
  • Doğumda karışan çocukların (Keita ve Ryusei) aileler arasında ilk değiş-tokuş edilmesi sırasında yaşanan ayrılık sahnesinde, kamera bize sadece Keita’yı gösteriyor ve o ana ait sadece Keita’nın duygularını gözlemlemiş oluyoruz.
  • Çocukları karışan ailelerden Ryota-Midori Nonomiya çiftinde, Ryota’nın “babalık” konusundaki problemlerinin kendi babası ile geçmişinde yaşadığı olaylara dayandığını algılıyoruz. Ryota’nın anne, baba ve kardeşi ile arasındaki sorunlu ilişkileri ve geçmişteki karanlık noktalar Çağan Irmak filmlerini anımsattı.
  • Yönetmen filmde Nonomiya ailesini ön plana çıkarsa da iki aile içerisindeki anneye ve babaya ilişkin tepkileri/duyguları gözlemleme de hemen hemen eşit davranıyor.
  • Filmde doğumda karışan çocuklardan Keita’nın oyuncak robotu dikkatimi çekti. “Robot”un burada Ryota’yı temsil ettiğini düşünebiliriz. Robotun içerisindeki  temel mekanik sistem ise diğer ailemiz olan Yudai-Yukari Saiki ailesindeki baba Yudai’yi temsil ediyor. Yudai “baba” figürüne en doğal hali ile özüne inerek bakabiliyorken; Ryota “baba” figürüne düğmesine basılınca çalışacak komple bir sistem olarak bakıyor.
  • Saiki ailesinin buluşmalara hep geç kalan taraf olması ve bahaneler üreterek özür dilemelerine ilişkin mizansenler filme renk katmış.

Öylesine