Üzgünüz, Size Ulaşamadık

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Üzgünüz, Size Ulaşamadık filmi ile ilgili künye, özet ve değerlendirmeler aşağıdaki gibidir.

Filmin Künyesi:

ÜZGÜNÜZ, SİZE ULAŞAMADIK | SORRY WE MISSED YOU Yönetmen: Ken Loach / Senarist: Paul Laverty / Oyuncular: Kris Hitchen (Ricky Turner), Debbie Honeywood (Abbie Turner), Rhys Stone (Sebastian ‘Seb’ Turner), Katie Proctor (Lisa Jane Turner), Ross Brewster (Gavin Maloney), Charlie Richmond (Henry Morgan), Alfie Dobson (Jack O’Brien), Micky McGregor (Davis) / İngiltere / 2019 / Renkli / 100´ 

Özet:

En son 2016’da Ben, Daniel Blake filmini izlediğimiz Loach aynı şehirde, Newcastle’da sözleşmeli çalışanların sıkıntılarından yola çıkıyor ve yine gözyaşlarımızı zorlayacak acı-tatlı bir dramı beyazperdeye aktarıyor. “İşçi sınıfının yönetmeni” olarak birçok başyapıta imza atan Ken Loach, bu kez iki çocuklu bir aileye odaklanıyor. Filmde, telefon app’leri çağında kendi kamyonetini almak isteyen Ricky’nin bu hamlesi, evlere bakıcılığa giden eşi Abby’nin düzenli çalışma hayatını sekteye uğratıyor. Loach’un uzun yıllardır birlikte çalıştığı Paul Laverty’nin senaryosunu yazdığı film, Mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarıştı.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Yönetmenin bir önceki kurmaca uzun metraj filmi “Ben, Daniel Blake | I, Daniel Blake” daha başarılı bir film olmuştu. O filmle ilgili Öylecine Bir Aşk sayfasındaki değerlendirme yazısına buradan erişebilirsiniz.
  • Ricky’nin teslimat yaptığı bir müşteri ile yaptığı futbol muhabbeti/tartışması sahnesi güzeldi.
  • Kargo şirketinin sorumlu amiri Maloney karakterinin çalışanları sömürme, köle gibi kullanma tavırları Kemal Sunal’ın başrolünde yer aldığı “Yoksul” (Yönetmen: Zeki Ökten) filmindeki Odacı Sülüman Bey’i (Yaman Okay) hatırlatır.

Üzgünüz, Size Ulaşamadık Filmi için Öylesine İsim Önerileri 

  • “Üzgünüz, Size Ulaşırken Kendimizi Kaybettik”.
  • “Newcastle’ye kargo için giderken evdeki bulgurdan olmak”
  • “Ricky Balboa”

Ben, Daniel Blake

image

Filmin Künyesi:

BEN, DANIEL BLAKE | I, DANIEL BLAKE | Yönetmen: Ken Loach / Senarist: Paul Laverty / Oyuncular: Dave Johns (Daniel), Hayley Squires (Katie), Sharon Percy (Sheila) / İngiltere / 2016 / Renkli / 100´

Sinopsis:

Ken Loach’a Özgürlük Rüzgarı’ndan sonra ikinci kez Altın Palmiye kazandıran Ben, Daniel Blake, dokunaklı olduğu kadar öfke dolu bir dram. Newcastle’da yaşayan Daniel Blake bir marangozdur; geçirdiği kalp krizi sonucu doktorlar çalışmasına izin vermez. Her zaman kendine yetebilen Daniel Blake, hayatı boyunca ilk kez devletin sunduğu “işsizlik fonuna” başvurmak zorunda kalır. Ama sistemin çarpıklığı nedeniyle devlet yardımı da alamaz, iş aramak zorunda kalır. Daniel bu süreçte kendi gibi zorluk çeken yalnız genç bir anne olan Katie ve onun çocuklarıyla dostluk kurar. Katie çocukları Daisy ve Dylan ile birlikte, Londra’da evsizlere tahsis edilen tek gözlü bir otel odasında kalmaktan kurtulmak için karşısına çıkan tek yardım şansını değerlendirerek kilometrelerce uzakta, bilmediği bir şehirdeki apartman dairesinde yaşamaya başlamıştır. Aynı kaderin kurbanı olan Daniel ve Katie, kendilerini günümüz İngiltere’sinde adeta sahipsiz bir halde ve sosyal yardım bürokrasisinin girdabında sürüklenirken bulurlar.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi oldukça başarılı buldum.
  • Oyunculuklar sade ve iyi bir seviyede.
  • “Bin Formlu Canavar”

Babamın Kanatları

image

Filmin Künyesi:

BABAMIN KANATLARI | Yönetmen: Kıvanç Sezer / Senarist: Kıvanç Sezer / Oyuncular: Menderes Samancılar (İbrahim), Musab Ekici (Yusuf), Kübra Kip (Nihal), Tansel Öngel (Resul) / Türkiye / 2016 / Renkli / 101´

Sinopsis:

İbrahim, ciddi bir hastalığa yakalandığını öğrenen bir inşaat işçisidir. Onun için hayatındaki en kıymetli değer ise kendisinden uzaklarda yaşayan ailesidir. Yeğeni Yusuf ise işinde yükselme hırsıyla yanıp tutuşan genç bir işçidir. Amcasını anlamaktan çok uzaktır. İbrahim’in çalıştığı bu toplu konut şantiyesinde şartlar gitgide zorlaşırken her geçen gün zihninde aynı soru döner durur; arkasında ailesine ne bırakacaktır, yaşam mı, ölüm mü?

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Abartıldığı kadar güçlü bir film değil bence.
  • “Diyet” (Yönetmen: Ömer Lütfi Akad) filmini hatırladım. Resul -> Bilal Usta (Erol Taş) ; Yusuf -> Hasan (Hakan Balamir)
  • İbrahim’in anlattığı “Karınca” hikayesi güzeldi.
  • Ölüm/Kan parası verilmesi teması “Üç Maymun” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filmini hatırlattı.

Nefesim Kesilene Kadar

image

Filmin Künyesi:

NEFESİM KESİLENE KADAR | Yönetmen: Emine Emel Balcı / Oyuncular: Esme Madra (Serap), Riza Akin (Baba), Gizem Denizci (Dilber) / Türkiye / 2015 / Renkli/ 94´

Sinopsis:

Serap bir tekstil atölyesinde ortacıdır. Ablası ve eniştesiyle birlikte yaşamak, onun için giderek çekilmez bir hal almıştır. Serap’ı ayakta tutan tek şey, uzun yol şoförü olan babasıyla yeni bir eve çıkabilme umududur. Sürekli uzaklarda olan babasının kayıtsızlığı arttıkça köşeye sıkışan Serap, ipleri eline almaya karar verir.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Artılar

  • Esme Madra’nın ve Gizem Denizci’nin oyunculukları başarılı.

Eksiler

  • Filmin finali daha iyi olabilirdi.

Keşif

  • Film genel anlamda vasat sayılır.
  • Sonlara doğru dahil olan Serap’ın yetiştirme yurdundan arkadaşı filme oldukça olumlu bir katkı yapmış.
  • Serap, babası ile ilgili düşüncelerinde, hayallerinde aslında bir “serap” görmüş.
  • Konu ve işleniş açısından akıllara “Zerre” (Yönetmen: Erdem Tepegöz) filmini getirse de başarı çıtası daha düşük.
  • “Yoksul” (Yönetmen: Zeki Ökten) filmindeki gibi bir sınıf atlama çabası da var bu filmde.

Öylesine

  • Bulunamadı.

İki Gün, Bir Gece

image

Filmin Künyesi:

İKİ GÜN, BİR GECE | TWO DAYS, ONE NIGHT | DEUX JOURS, UNE NUIT | Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne & Luc Dardenne / Oyuncular: Marion Cotillard (Sandra), Fabrizio Rongione (Manu), Pili Groyne (Estelle), Simon Caudry (Maxime), Olivier Gourme (Jean-Marc) / Belçika / 2014 / Renkli / 95´

Sinopsis:

Dardenne Kardeşler’in Altın Palmiye için yarışan son filmleri, Variety dergisine göre “Belçika işçi sınıfına dair yine güclü bir yapıt; her zamanki gibi harika bir toplumsal dram”. Marion Cotillard’ın canlandırdığı Sandra, depresyon yüzünden bir süre izin aldıktan sonra işine döner. Ne var ki o yokken patronu iş arkadaşlarına 1000’er Avro prim karşılığında Sandra’yı işten cıkarmayı teklif eder. Gizli oylama pazartesi yapılacaktır; Sandra’nın iş arkadaşlarını ikna etmek için sadece bir hafta sonu vardır. “Filmin genel çerçevesi bu” diyor yönetmenler: “Performans takıntısı ve çalışanlar arasındaki vahşi rekabet. Bunu her yerdeki işyerlerinde görüyoruz.”

Artılar

  • Marion Cotillard’ın oyunculuğu harika.
  • Senaryoyu başarılı buldum.
  • Sandra’nın Timur ile olan sahnesi oldukça duygusal ve başarılıydı.

Eksiler

  • Sandra’nın, birkaç yakın mesai arkadaşının dahi telefon numarasını bilemiyor olması tuhaf geldi bana.

Keşif

  • Filmi izlerken Arzu Film’in kalabalık kadrolu aile filmlerindeki (Bizim Aile, Aile Şerefi vb.) sıcaklığı hissettim.
  • Cüneyt Arkın’lı Battal Gazi filmlerinden birinde şöyle bir olay vardır. Battal, babasını öldüren 17 kahpe yara için Bizans imparatorunu 17 kez kılıçtan geçirir. Sandra’nın intihar sahnesinde de acaba dedim Sandra 16 tane mi hap içti? 16 haksız oylama için 16 hap
  • Sandra’nın tek tek aileleri gezmesi sırasında yönetmen bizlere farklı etnik gruplardan insanları ve de mekanları gösteriyor.
  • Sandra için oylama yapacak mesai arkadaşlarından birçoğunun da geçinebilmek için ek işler yaptıklarını görmemiz filmdeki çatışmayı daha da besliyor.
  • Bir sahnede Sandra arabanın camından başını sarkıtıp rüzgarın onu ayıltmasını bekliyor. Bu sahne bana “Üç Maymun” (Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan) filminde İsmail’in (Ahmet Rıfat Şungar) tren vagonunun penceresinden kafasını sarkmasını hatırlattı.
  • Bir sahnede Sandra daldaki öten kuşları fark edince keşke onların yerinde olabilsem diyor.
  • Filmin sonunda Sandra’nın, patronu Dumont’a yaptığı ders verircesine konuşması bana efsane haline gelmiş “Bizim Aile” (Yönetmen: Ergin Orbey) filminde Yaşar Usta’nın (Münir Özkul) fabrikatör Saim Bey’e (Saim Alpago) olan sözlerini anımsattı. “Bizim Aile” filmindeki bu sahneyi gelin bu filme uyarlamayı deneyelim.
    – Dumont, sen mi büyüksün? Hayır, ben büyüğüm, ben Sandra usta. Dokunma mesai arkadaşlarıma, dokunma ikramiyelerine. Eğer işçilerden birinin başına bir şey gelirse, o hapları sana içiririm ve dönüp arkama bakmam bile.
  • Filmin isminde olduğu gibi Sandra’nın çabaları da iki ileri bir geri mehter marşı şeklinde ilerliyor.

Öylesine

  • Kader utanmasın, kader utansın”
  • “Sandra Nasıl Kurtulur”
  • “Beni böyle işe al alacaksan
    Olduğum gibi kalacaksam
    Dokunma işçiye, dokunma ikramiyeye
    Bu ne masraflı diyeceksen”