Özel Mülk

image

Filmin Künyesi:

ÖZEL MÜLK| PRIVATE PROPERTY | Yönetmen: Leslie Stevens / Senarist: Leslie Stevens / Oyuncular: Corey Allen (Duke), Warren Oates (Boots), Kate Manx (Ann Carlyle), Jerome Cowan (Ed Hogate), Robert Wark (Roger Carlyle) / ABD / 1960/ Siyah-Beyaz / 79´

Sinopsis:

Amerikan rüyasının yüzeyselliğini merceğe alan Hitchcockvari psikolojik gerilim Özel Mülk, 2015’e kadar kayıp film statüsündeydi. 1960’ta ilk çıktığında döneminin prodüksiyon kodlarının dışına çıkmış, eleştirmenlerin gazabına uğramış ve Katolik Kilisesi tarafından yasaklanmaya çalışılmıştı. Dağıtımcısı Citation Films kapanınca, 60.000$ bütçeli bu küçük film kayıplara karıştı; 2015’te UCLA Film Arşivi’nde bulunan 35mm kopyası restore edilene kadar. Film 2016’da tekrar vizyona girdiğinde, kısa sürede 1960’lar Amerikan sinemasının en öncü çalışmalarından biri olarak kabul edilmeye başlandı. Biçimsel ve tematik arayışlarıyla zamanının ötesinde olan bu yenilikçi kara film, Truffaut ve Chabrol’e uzanan bir Yeni Dalga etkisini, modern Amerikan sinemasına taşıyan ilk filmlerden.

Not: Yukarıdaki paragraf İstanbul Film Festivali sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi beğendim. Eski filmlerin tadı da bir başka.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • Filmin gerilim seviyesi ve akıcılığı iyi bir şekilde devam ettirilmiş.
  • Duke ve Boots karakterlerinin başkalarına ait cümleleri kendi diyaloglarında kullanmaları güzel bir uygulama olmuş.
  • “Bitirimler Özel Mülkte”

Phantom Thread

image

Filmin Künyesi:

PHANTOM THREAD | Yönetmen: Paul Thomas Anderson / Senarist: Paul Thomas Anderson / Oyuncular: Daniel Day-Lewis (Reynolds Woodcock), Vicky Krieps (Alma), Lesley Manville (Cyril), Sue Clark (Biddy), Joan Brown (Nana), Harriet Leitch (Pippa) / ABD / 2017 / Renkli / 131´

Sinopsis:

İngiliz modasının kalbinde yer alan ünlü terzi Reynolds Woodcock ve kız kardeşi Cyril, kendilerine özgü tarzları ile ülkenin önde gelenlerini giydirmektedir. Müzmin bir bekar olan Woodcock, hayatına giren kadınlarla arkadaşlık etmekte, onlardan ilham almaktadır. Genç, iradeli bir kadın olan Alma Reynolds’ın karşısına çıktığında ise işler değişir. Genç kadın Reynolds’un aklının başından alır ve kısa sürede onun ilham perisi olur. Reynolds’un kontrollü ve düzenli hayatı aşk kapısını çaldığında alt üst olur.
Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde 3 Oscar ödüllü aktör Daniel Day-Lewis, modacı Charles James’i canlandırıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda başarılı buldum.
  • Oyunculuklar beklentiyi karşılamış.
  • Filmin müziklerini beğendim.
  • Filmin dekor işçiliği ve kostüm tasarımı iyi planlanmış.
  • Senaryoda bazı zaaflar yer almakta: Alma’nın aniden Woodcock ailesine dahil oluşu, Alma ile  Reynolds arasındaki ilişkideki gelgitler gibi noktalar.
  • Reynolds Woodcock’un burcu Başak olabilir.
  • Reynolds Woodcock’un mantar yemeği ile olan ilişkisi aklıma Friedrich Nietzsche’nin “Seni öldürmeyen şey, seni güçlü kılar.” cümlesini getirdi.
  • “Alma Alma’nın ahını, çıkar aheste aheste”
  • “Terzisin sen terzi kal giydir dedi Modelleri”
  • “Teyellerim Aşkım ve Sen”

Uğur Böceği

image

Filmin Künyesi:

UĞUR BÖCEĞİ | LADY BIRD | Yönetmen: Greta Gerwig / Senarist: Greta Gerwig / Oyuncular: Saoirse Ronan (Lady Bird McPherson), Laurie Metcalf (Marion McPherson), Tracy Letts (Larry McPherson), Lucas Hedges (Danny O’Neill), Timothée Chalamet (Kyle Scheible), Beanie Feldstein (Julie Steffans), Lois Smith (Sarah Joan), Odeya Rush (Jenna Walton), Jordan Rodrigues (Miguel McPherson), Marielle Scott (Shelly Yuhan) / ABD / 2017 / Renkli / 94´

Sinopsis:

Christine McPherson, namıdiğer “Uğur Böceği” her ne kadar annesi gibi olmamak için elinden geleni yapsa da başaramayan, tıpkı onun gibi olan bir gençtir. Uğur Böceği’nin hemşire olan annesi, eşinin işini kaybetmesinden sonra ailesini geçindirmek için yorulmak bilmeden çalışır. Lise son sınıfta okuyan Uğur Böceği’nin yaklaşan üniversite tercihinin yarattığı stresin yanısıra, ergenlik sorunları, sosyal hayatında yaşadığı zorluklar ve annesi ile arasındaki zıtlaşmalarla uğraşır. Bunaldığı yaşantısından uzaklaşmak isteyen Christine, üniversite eğitimi için New York’a gitmeye çalışır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Bir büyüme ya da uçmaya hazırlanma hikayesi olarak film bilindik şeyleri anlatmış olsa da bir bütün olarak ele alındığında belirli bir kaliteyi koruyabilmiş.
  • Bir futbol takımı koçunun tiyatrodaki oyuna koçluk yapmaya çalıştığı sahne eğlenceliydi.
  • Bu filmdeki Uğur Böceği Christine karakteri aklıma “Ateş Böceği” (Yönetmen: Osman Fahir Seden) filmindeki Necla (Necla Nazır) karakterini getiriverdi.
  • “La La Bird”
  • “Uğur Böceğiyim yok başka işim
    Silerim hüznü baştan çizerim
    Dünya dursa ben yine uçarım
    Uğur Böceğiyim yok başka işim”

Ezeli Rekabet

image

Filmin Künyesi:

EZELİ REKABET | BATTLE OF THE SEXES | Yönetmen: Valerie Faris, Jonathan Dayton / Senarist: Simon Beaufoy / Oyuncular: Emma Stone (Billie Jean King), Steve Carrell (Bobby Riggs), Andrea Rıseborough (Marilyn Barnett), Jessica McNamee (Margaret Court), Sarah Sılverman (Gladys Heldman), Elisabeth Shue (Priscilla Riggs) / ABD / 2017 / Renkli / 121´

Sinopsis:

Tenis dünyasının en çok konuşulan tenis rekabetlerinden biri, 1973’te televizyonda en çok seyredilen spor olayı, hafızalara (ve kayıtlara) “cinsiyetler savaşı” olarak geçen efsanevi maç, Ezeli Rekabet’in tam merkezinde yer alıyor, üstelik Oscar’lı Emma Stone ve usta komedyen Steve Carrell, Little Miss Sunshine ve Ruby Sparks’ın yönetmenlerinin çektiği filmin başrollerini paylaşıyorlar. Eski şampiyon Bobby Riggs, tüm kibri ve cinsiyetçiliğiyle dünya kadınlar seribaşı Billie Jean King’e meydan okumuş, söz konusu maç yalnızca tenis kortunda değil dönemin ruhuna uygun şekilde cinsiyetçilik ve feminist mücadelenin de gündeme gelmesiyle tüm dünyada yankı bulmuştu. Ezeli Rekabet, Riggs ve King’in karşı karşıya gelişlerinin hikâyesini mizahi bir yolla ele alan harika bir komedi-dram.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Bu film için yönetmen ikilinin farkını hissetmek pek mümkün değil.
  • Oyunculuklar, özellikle de Bobby Riggs karakterini canlandıran Steve Carrell oldukça başarılı.

Kardaki İzler

image

7 out of 10 stars (7 / 10)

Filmin Künyesi:

KARDAKİ İZLER | WIND RIVER | Yönetmen: Taylor Sheridan / Senarist: Taylor Sheridan / Oyuncular: Jeremy Renner (Cory Lambert), Elizabeth Olsen (Jane Banner), Apesanahkwat (Dan Crowheart), Eric Lange (Dr. Whitehurst), Graham Greene (Ben), Kelsey Asbille (Natalie) / ABD / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

İnsan ya da hayvan, her şeyin av, herkesin tedirgin olduğu sert, tavizsiz bir dünyada geçen çağdaş bir western başyapıtı Kardaki İzler. Sicario ve Hell or High Water / İki Eli Kanda filmlerinin senaryo yazarı Taylor Sheridan’ın yönettiği Kardaki İzler, Wyoming’de karlarla kaplı Rüzgârlı Irmak Kızılderili Koruma Bölgesi’nde geçiyor. Jeremy Renner’ın orman korucusu rolünde dikkat çektiği film, ücra bir alanda, karlar altında bir ceset bulunması ve cinayetin araştırılmasını anlatıyor. Cory, FBI’dan yollanan deneyimsiz ajan Jane Banner ile birlikte, bölgenin makûs talihini de belirleyecek bir soruşturmaya girişiyor. Nick Cave ve Warren Ellis’in huzursuzluk yayan müzikleriyle Kardaki İzler, doğanın kanunlarının bazen insan kanunlarından üstün olduğunu bize hatırlatıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel olarak beğendim.
  • Cory Lambert karakterini “Manchester by the Sea” (Yönetmen: Kenneth Lonergan) filmindeki Lee Chandler (Casey Affleck) karakterine oldukça yakın buldum. İki karakter de evladını kaybetmiş ve bundan biraz kendilerini sorumlu hissetmekte ve vicdan azabı çekmekteler.
  • “Wyoming by the Snow”
  • “İz Sürücü”

Lucky

image

6.5 out of 10 stars (6,5 / 10)

Filmin Künyesi:

LUCKY | LUCKY | Yönetmen: John Carroll Lynch / Senarist: Logan Sparks, Drago Sumonja / Oyuncular: Harry Dean Stanton (Lucky), David Lynch (Howard), Ron Livingston (Bobby Lawrence), Ed Begley Jr (Dr. Christian Kneedler), Tom Skerritt (Fred), Beth Grant (Elaine), James Darren (Paulie), Barry Shabaka Henley (Joe) / ABD / 2017 / Renkli / 88´

Sinopsis:

Paris, Texas’tan Inland Empire’a 200’e yakın filmde rol alan ve bu yıl 90. yaşgününü kutlayan benzersiz karakter oyuncusu Harry Dean Stanton’ın başrolü üstlendiği bu bağımsız Amerikan filminin kahramanı çölde bir kasabada yaşayan Lucky. Sabahları güne yoga ve kahvaltıyla başlayan, ilerleyen yaşına rağmen ne sağlık ne de genel olarak hayata dair herhangi bir sorunla karşılaşmayan Lucky, bir ateisttir. Derken bir gün, bu “talihli günlerinin” de sona erebileceği aklına takılır ve Lucky’nin “aydınlanma” yolculuğu başlar. Dünya prömiyerini South by Southwest Film Festivali’nde yapan Lucky, David Lynch’in de dahil olduğu güçlü oyuncu kadrosu ile dikkat çekiyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Film Ekimi sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim.
  • Lucky karakterinin her gün tekrarladığı eylemler film içerisinde iyi bir uygulama olmuş.
  • Lucky karakterini filmde hep bir şeyler içerken görüyoruz. Neredeyse hiç yemek yemiyor. Güne süt ve kahve ile başlıyor. Öğlen de şekerli kahvesi ile devam ediyor. Akşam da bir kokteyl ile yeme içmeye son veriyor.
  • Markette çalışan komşunun evindeki partide Lucky’nin İspanyolca şarkı seslendirdiği sahne güzeldi.
  • Lucky de bir bakıma sırtında İkinci Dünya Savaşı’na dair anıları taşıyan bir kara kaplumbağası.
  • Hastanede Doktor ile Lucky arasında geçen diyaloglar güzel ve eğlenceliydi. Bu sahne bana “Korkusuz Korkak” (Yönetmen: Natuk Baytan) filminde Doktor ile yaşlı bir adam (Mülayim Ters) arasında geçen sahneyi anımsattı.
  • “Şanslı Bir Hayat”
  • “Hiçlik Üzerine Bir Film”

Dunkirk

image

7 out of 10 stars (7 / 10)

Filmin Künyesi:

DUNKIRK | Yönetmen: Christopher Nolan / Senarist: Christopher Nolan / Oyuncular: Fionn Whitehead (Tommy), Tom Glynn-Carney (Peter), Jack Lowden (Collins) / ABD / 2017 / Renkli / 107´

Sinopsis:

Christopher Nolan’ın 2. Dünya Savaşı’nın kaderini belirleyen olaylardan biri olan Dunkerque Tahliyesi’ni konu edinen filmi, yüz binlerce İngiliz ve müttefik askerlerinin, düşman askerleri tarafından etrafının sarılması ile başlar.
Arkaları deniz olan bir yerde sıkışan askerler, düşman saldırısına karşı çaresiz bir durumda kalırlar. Başrollerinde Mark Rylance, Kenneth Branagh ve Tom Hardy’nin yer aldığı filmin kadrosunda ayrıca Jack Lowden, Aneurin Barnard ve ilk kez film deneyimini yaşacak olan Fionn Whitehead ile Harry Styles da yer alıyor. Filmi kendi senaryosundan uyarlayacak olan yönetmene yapımcılık koltuğunda da Emma Thomas eşlik ediyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Genel anlamda normal seviyede bir film olmuş.
  • Düşman tarafındaki askerlerin filmde fiziki olarak hiç gösterilmemesini değişik bir uygulama olarak yorumladım.
  • Filmle ilgili genel yorumların aksine filmi çok değişik ve çok başarılı bulmadım. Genel anlamda iyi kotarılmış bir film yönetimi olmuş.
  • “Denizler Üstünde 400.000 Asker”
  • “Dunkirk By The Sea | Ölümün Kıyısında”

Ay Işığı

image

Filmin Künyesi:

AY IŞIĞU | MOONLIGHT | Yönetmen: Barry Jenkins / Senarist: Barry Jenkins, Tarell Alvin McCraney / Oyuncular: Mahershala Ali (Juan), Shariff Earp (Terrence), Alex R. Hibbert (Little), Ashton Sanders (Chiron), Trevante Rhodes (Black), Janelle Monáe (Teresa), Naomie Harris (Paula), Andre Holland (Kevin) / ABD / 2016 / Renkli / 111´

Sinopsis:

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami’nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron’un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel olarak beğenmekle birlikte abartıldığı kadar iyi bir film olduğunu düşünmüyorum.
  • Mahershala Ali’nin oyunculuğu çok başarılı.
  • Müzikler keyifliydi.
  • “Chino Hakkında Konuşmalıyız”
  • “Büyüdüm büyüdüm,taşla büyüdüm
    Annemin gözünde ben bir Chinoydum
    Annemin gözünde hiç büyümedim”
  • Kimi sahnelerde film büyük laflar etmeye çalışmış ama bence çok da başarılı olamamış.

Yaşamın Kıyısında

image

Filmin Künyesi:

YAŞAMIN KIYISINDA | MANCHESTER BY THE SEA | Yönetmen: Kenneth Lonergan / Senarist: Kenneth Lonergan / Oyuncular: Casey Affleck (Lee Chandler), Michelle Williams (Randi Chandler), Kyle Chandler (Joe Chandler), Gretchen Mol (Elise Chandler), Lucas Hedges (Patrick) / A.B.D / 2016 / Renkli / 137´

Sinopsis:

En İyi Film dahil 5 dalda Altın Küre adayı, 2017 Oscar sezonunun merakla beklenen filmlerinden “YAŞAMIN KIYISINDA / MANCHESTER BY THE SEA” Amerika’da bir sahil kasabasında yaşayan Chandler ailesinin duygu yüklü hikayesine odaklanıyor. Lee (Casey Affleck), apartman görevlisi olarak çalışan yalnız bir adamdır. Ağabeyinin ani ölümü üzerine, 16 yaşındaki yeğeni Patrick’in vasisi olma görevini üstlenir. Lee yeğeniyle beraber zor günlerin yaralarını sarmaya çabalarken, eski karısı Randi (Michelle Williams) ile yollarının ayrılmasına ve mutlu aile tablosunun ellerinden kayıp gitmesine neden olan trajik geçmişiyle de hesaplaşmak zorunda kalacaktır. Yönetmenliğini 10 dalda Oscar ve 5 dalda Altın Küre adayı “Gangs of New York” ve “Analyze This” gibi unutulmaz filmlerin senaristi Kenneth Lonergan’ın yaptığı filmin yapımcılık koltuğunda ise Matt Damon yer alıyor.

Not: Yukarıdaki paragraf Başka Sinema sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Filmi genel anlamda beğendim ama abartıldığı kadar etkileyici bir film değil.
  • Oyunculuklar ve senaryo başarılı.
  • Lee Chandler’in durumunu “Gözetleme Kulesi” (Yönetmen: Pelin Esmer) filmindeki Nihat’a (Olgun Şimşek) benzettim.
  • Lee Chandler’in alkol sorunu yüzünden eşi ile sorunu var; Abi Joe Chandler’in de eşinin alkol sorunu var.

Aşıklar Şehri

image

7 out of 10 stars (7 / 10)

Filmin Künyesi:

AŞIKLAR ŞEHRİ | LA LA LAND | Yönetmen: Damien Chazelle / Senarist: Damien Chazelle / Oyuncular: Ryan Gosling (Sebastian), Emma Stone (Mia), Callie Hernandez (Tracy), J.K. Simmons (Bill) / A.B.D / 2016 / Renkli / 128´

Sinopsis:

Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia’nın yolları, Los Angeles’ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir.

Sebastian geleneksel cazın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.

Not: Yukarıdaki paragraf Beyazperde sayfasından alınmıştır.

Öylesine

  • Çok çok abartıldığı kadar olmasa da filmi beğendim. İzlemeye değer bir film olmuş.
  • Oyunculuklar başarılı.
  • “İlk Çalışta Aşk”
  • “Sebastian Kanadıkırık”